Farklı salınımlarıyla notalara eşlik ediyorlar. Cazcılar, hafif kambur bir duruşla iki dörtlük ritme kendilerini kaptırıyorlar. Latin dinleyenler, bacaklarını ve kalçalarını oynatıyor.Ortadoğu bölümündekiler ise bel ve göbek çevrelerini kıvırıyorlar... Bunların hepsi ve diğerlerinin, örneğin, popçuların, rock'çıların da müzikle uyumlu vücut dilleri, izleyenler için sessiz bir dans gösterisi... Zülfü Livaneli, bu gözlemi, New York'ta Virgin Megastore'da yapmış.Livaneli, Fransa'da ayın kitabı seçilen, şimdi de kitabın mabedi diye anılan Barnes & Noble'ın "yılın keşfi" kampanyasıyla yayına hazırladığı "MUTLULUK"ta bunu anlatıyor.Yaşam da, öyle bir ritim ki, algılayana göre hepimizin dansı farklı.............................."MUTLULUK"ta, tarih boyunca Yahudi düşünürlerin "dünyayı tek kelimeyle nasıl açıkladıkları" bir paragrafla yer almakta.Musa, "Her şey Tanrı'dır" demiş. İsa, "Her şey sevgidir", Marx, "Her şey paradır", Freud, "Her şey sekstir" dedikten sonra... Einstein, "Her şey görecelidir" deyivermiş.Galiba bu sonuncusu en doğru."Ne?" sorusunun "kime göre" cevabı önemlidir............................Örneğin...2 gün önce bu köşede İsrailli mizahçı Efrahim Kişon'un "İsrail'i tanıtım" listesi yer alıyordu.Çeşitli yorumlar arasında en ilginci, Emre Kayalar adlı okuyucunun satırlarıydı.Onun gönderme yaptığı Kişon'un listesinden 3 madde şöyleydi:"- İsrail, Irak'tan füze, Lübnan'dan bomba, Gazze'den intihar saldırıları ve Suriye'den roketler yemesine rağmen, 3 odalı bir dairenin, Paris'teki bir daireden pahalı olduğu tek ülke...- O, annede, oğlunun komutanına ait telefon numarasının bulunduğu ve arayabildiği tek ülke...- O, hiçbir kadının annesiyle iyi geçinemediği, fakat her şeye rağmen günde en az 3 kere konuştuğu tek ülke..."...Ve şimdi de Emre Kayalar'ın cevabı:"- İsrail, Lübnan'da 400'den fazla masum insanı öldürürken, kimsenin 'dur' demediği tek ülke...- İsrail, Lübnan'da insanlar hayatta kalma savaşı verirken, aynı zamanda plajlarında 'güneşlenme' savaşı veren insanların bulunduğu tek ülke...- O, annede, oğlunun komutanına ait telefon numarasının bulunduğu ve arayabildiği, fakat aynı zamanda Lübnan'da annelerin oğullarını bir daha göremeyecek olmalarına sebep olan tek ülke...- İsrail, acımayan ama aynı zamanda destek bekleyen tek ülke...- İsrail, gücü olmayan ülkelere karşı, bütün gücünü koyarak savaşan tek ülke...- İsrail, Irak'tan füze, Lübnan'dan bomba, Gazze'den intihar saldırıları ve Suriye'den roketler yemesine rağmen, 3 odalı bir dairenin Paris'teki bir daireden pahalı olduğu, aynı zamanda 3 odalı daireleri olan insanları, evsiz bırakan tek ülke...Ve son olarak...- O, hiçbir kadının annesiyle iyi geçinemediği, fakat her şeye rağmen günde en az 3 kere konuştuğu, aynı zamanda o, binlerce anneyi ve babayı evlatsız, binlerce evladı annesiz ve babasız bırakan tek ülke..."İşte dünya için "her şeyin göreceli olduğunun" bir kanıtı daha..............................Gene "MUTLULUK"tan satırlara dönelim...Mitolojide, çoban Endymion, Ay Tanrıçası'na âşık olmuştu. Tanrılar onu cezalandırdılar. Cezası, "Kendi kaderine kendisinin karar vermesiydi. Kaderini bilecekti." Kendi kaderini bilmekten çağımız insanları da korkuyor.Hangimiz, bir füze patlamasında, bir lav silahının alevlerinde, tank mermisinde kendimizin ya da en yakınlarımızın yaşamını yitireceklerini bilmenin, "son vedanın" yıl-yıl, ay-ay, gün-gün, dakika-dakika o sona yaklaşmanın ağırlığını taşıyabilir?Ya kaderin dansı nedir?..........................Not: 2 gün izinliyim. Perşembeye gene buradayım. (GC) g.civaoglu@milliyet.com.tr Dev müzik mağazasının, caz, Latin, Ortadoğu, pop, rock diye ayrılmış bölümlerinde kulaklıkları başına geçirmiş olan müşteriler, vücutlarının...