KÜLTÜR SANAT SERVİSİÇağdaş Sinema Oyuncuları Derneği (ÇASOD) Geleneksel 15. Oyuncu Ödülleri dün akşam İstanbul Mövenpick Oteli’nde düzenlenen bir törenle sahiplerini buldu. Cem Davran’ın sunduğu, Nükhet Duru dinletileriyle renklenen törende, Kadir İnanır ve Tarık Akan’a Türk Sineması Emek Ödülü verildi.
Jüri, 2007 yılı Türk filmleri arasında en başarılı oyuncuları belirledi. En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü iki ayrı filmde, birbirinden çok farklı iki rolde birden etkili olmayı ve doğal kalmayı başarması nedeniyle “Yaşamın Kıyısında” ve “Adem’in Trenleri”nin oyuncusu Nurgül Yeşilçay kazandı.
Umut verenler
Jüri, çok sayıda başarılı erkek oyuncu performanslarını da 3 ödülle değerlendirdi. “Mavi Gözlü Dev”deki yorumuyla Yetkin Dikinciler, “En İyi Erkek Oyuncu” seçildi. “Adem’in Trenleri”ndeki bıçak sırtı karakterinin hakkını ustalıkla verdiği için Cem Özer ve gerçeklikle sanrılar arasında sıkışmış bir karakterin çıkmazlarını filmin bütününe sinen incelikli bir performansla yansıttığı için “Sis ve Gece”deki rolüyle Uğur Polat, jüri özel ödüllerinin sahibi oldular.
“Umut Veren Oyuncu” ödülünü ise erkek oyuncu kategorisinde “Mavi Gözlü Dev”de ressam Balaban’ın gençliğini canlandıran Ferit Kaya, kadın oyuncu kategorisinde de “Saklı Yüzler” adlı filmde namus cinayeti kurbanı genç kadını oynayan Şenay Aydın aldı.
İki dev oyuncudan sert eleştirilerGeleneksel 15. ÇASOD Ödülleri töreninde Sinema Emek Ödülü alan Kadir İnanır ve Tarık Akan yaptıkları konuşmalarda sert toplumsal eleştirilerde bulundu. İnanır, dizi setlerindeki çalışma koşullarının ağırlığına odaklandı:
“Sanatçısına saygı duymayan toplum hiçbir yere gidemez. Bütün arkadaşlarımıza yerli yersiz saldırılar oluyor. Çalışma şartlarınızın, yaşadığınız sistemin getirdiği güçlüklerle, insan onurunu kıran çok kötü fotoğraflara dönüştüğünü görüyoruz. Ben buradan çalışmaya gideceğim, belki 5’te bitecek işim. Tek başına tavır koymak, tepki koymak doğru değil. Demokrasi, örgütlü toplumlardan geçer. Biraz daha duyarlı olalım, birbirimizle uğraşmaktan vazgeçelim, geleceğimizi düşünelim.”
'Acı dönemler’Sözü İnanır’dan alan Akan ise, şeriatçı eğilimlere karşı çıkma çağrısında bulundu: “Demokratik, çağdaş, laik bir ülkeyi, hiç sarsmadan, Atatürk’ün bize teslim ettiği gibi bugünlere kadar çok daha doğru getirmiş olsaydık bu savaşı çok daha güzel, çok daha
dünya çapında büyük bir hale getirebilirdik. Getiremedik, getiremiyoruz. (...)
'Bizim gücümüz fazla kalmadı’Biz bu ülkenin sanatçıları isek ülkemize olan görevimizi mi yerine getirmedik ki acaba bu halk tepki vermiyor? Yoksa üzerimizde kara bulutlar mı dolaşıyor? Bugüne kadar Kadir arkadaşımla ben, dincilerin, faşistlerin ülkeyi bugünkü duruma getiren iktidarın ve siyasetin satılmaması için, adam gibi idare edilmesi için mücadelemizi verdik. Ama bundan sonra veremiyoruz. Çünkü bizler artık yaşlandık. Peki genç nesil ne yapacak?
Çok acı dönemler. Bizim gücümüz, cesaretimiz fazla kalmadı. Gelin hep beraber bu bilinci, Atatürk’ün bize emanet ettiği ülkemizi, laik demokratik cumhuriyetimizi daha çağdaş, daha ileri hale getirmek için şu anda dinci, şeriatçı meyil veren basına ve televizyonlara hayır diyelim ve çalışmayalım arkadaşlar.”