24.12.2021 - 12:56 | Son Güncellenme:
milliyet.com.tr İHA
Japon ekonomi gazetesi Nikkei Asia'da yayınlanan makalede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kalıpları yıktığı belirtilerek Türkiye'nin dış politikada oyun kurucu olmak istediğini yazdı.
Şef Editör Ken Moriyasu ve Editör Sinan Tavşan tarafından kaleme alınan analizde, Türkiye'nin jeopolitik bir güç olma hedefi güttüğü belirtilerek, "Erdoğan yönetimindeki Türkiye hafife alınmaktan bıktı.
Uzun zamandır NATO'nun uysal bir üyesi, Avrupa'nın çevresinde sessiz, laik bir ülke olarak görülen ve sabırla Avrupa Birliği'ne katılmayı bekleyen Türkiye, artık kendi jeopolitik emelleri ve özgür diplomatik hamleleriyle bölgesel bir güç olmayı hayal ediyor" ifadelerine yer verildi.
Erdoğan'ın, Türk siyasetindeki onlarca yıllık Batı yanlısı politikanın kalıplarını yıktığı ifade edilen analizde, Türkiye'nin askeri operasyon gücüne de yer verildi.
Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü Türkiye Araştırmaları Programı Direktörü Soner Çağatay'ın "Ankara sert güce başvurduğunda, elini pek çok kişinin beklediğinden daha fazla güçlendirdi” görüşleri aktarılırken, makalede en geniş yer bulan konu ise Türkiye'nin geliştirdiği insansız hava araçları oldu.
"Bayraktar kardeşlerin Türkiye'deki imajı, ABD'deki Elon Musk'ın imajıyla karşılaştırılabilir" ifadelerine yer verilen yazıda, Türkiye'nin insansız hava araçları için şu ifadeler kullanıldı:
Baykar üretimi TB2 insansız hava aracı için "Türkiye'nin yeni keşfedilen sert gücünün bir simgesi" denilen analizde, Baykar firması ve Bayraktar kardeşlerin eğitim ve görevlerinden bahsedildi.
"Türkiye'nin insansız hava araçları ucuz ama etkili. 2020'nin sonlarında Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan silahlı çatışmalarda Bayraktar TB2 insansız hava aracı hem keşif hem de saldırı aracı olarak önemli rol üstlendi.
Daha pahalı olan İsrail insansız hava araçlarının yanı sıra düzinelerce Ermeni tankını imha etti. Türk İHA’ları Türk ordusu tarafından kullanıldığı kadar, Ankara'dan silah satın alan devletler tarafından kullanıldığı Azerbaycan, Libya ve Suriye'deki askeri çatışmalarda savaşın sonucunu şekillendirdi. Baykar'ın insansız hava araçları Türkmenistan gibi Orta Asya ülkeleri de dahil olmak üzere 10'dan fazla ülkeye ihraç ediliyor.
Ankara, Suriye ve Irak ile olan bin 200 km'lik sınır boyunca, Kürt gruplara karşı insansız hava araçlarını kullandı ve onların Türkiye topraklarına geçmelerini önlemeyi amaçlayan fiili bir tampon bölge oluşturdu.
Türkiye, Kürtlerin komşu Suriye veya Irak'taki herhangi bir kazanımının, Kürtlerin Türkiye'nin güneydoğusunda önemli bir varlığa sahip olduğu ülkede ayrılıkçı duyguları körükleyebileceğinden endişe duyuyor."
Türkiye'nin dış politikasını da mercek altına alan analizde, ülkenin jeopolitik güç dengeleri arasında geçiş yapabileceği ve bazen ekonomi politikasında olduğu gibi kendi başına hareket edebileceğine dikkat çekildi.
"Kesin olan tek bir şey var: Türkiye oyun kurucu olmak istiyor" denilen yazıda, ayrıca Türkiye'nin son dönemde gözünü Afrika'ya çevirdiği belirtilerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kıtadaki 30 ülkeye ziyaretlerde bulunduğu aktarıldı.
Uluslararası haber ajansları, Pazartesi günü Etiyopya'daki isyancıların iki bölgeden geri çekilip kalelerine döndüğünü ve 13 aylık savaşta yeni bir dönüm noktası yaşandığını 'son dakika' koduyla geçti.
Öyle ki, 2019 yılında Nobel Barış Ödülü kazanan Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed bizzat cepheye gidip savaşacağını ilan etmiş, Addis Ababa sakinlerine silahlarını kaydettirme ve şehri savunmaya hazır olma çağrısı yapılmıştı.
Ancak bir ayda tüm dengeler değişti, TPLF sözcüsü Getachew Reda Twitter hesabından Amhara ve Afar bölgelerinden isyancıların ayrıldığını yazdı. Açıklama yapan ABD, çekilmenin diplomasiye daha geniş bir kapı açabileceğini umuyor.
Dönüm noktasının perde arkasını yazan New York Times gazetesindeki haberin başlığı, oldukça çarpıcıydı: 'Yabancı silahlı insansız hava araçları Etiyopya iç savaşında sonucu belirledi.'
Gazetenin haberine göre, Nobel ödüllü Abiy Ahmed askerlerini 'kahraman' olarak selamlasa da savaşın kaderini değiştiren gerçek kahramanlar gökyüzünde süzülüyordu: Bayraktar T2 silahlı insansız hava aracı (SİHA).
Türkiye'nin yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri ve İran'dan da insansız hava aracı tedarik eden Etiyopya ordusu, drone saldırılarıyla başkentin kapısına dayanan Tigray isyancılarını geri püskürttü.
Bayraktar TB2 SİHA'lar Addis Ababa'ya giden otoyaldaki isyancıları ve onlara destek veren ikmal konvoylarını art arda vurdu, New York Times'a konuşan isyancı liderlerden Tsadkan Gebretensae, "Bir keresinde gökyüzünde 10 SİHA vardı. Etkisini hayal edin, kolay hedef olduk" diyor.
New York Times droneların tıpkı Libya ve Dağlık Karabağ'da olduğu gibi kazananı belirlediğini yazdı. Etiyopya Başbakanı Ahmed, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Ağustos ayında askeri anlaşma imzaladı.
Birçok Afrika ülkesinin Bayraktar TB2'ye ilgisinin olduğunu aktaran New York Times, Türkiye'nin Etiyopya'ya savunma ve hava ihracatının bir yılda 235 bin dolardan 95 milyon dolara yükseldiğini yazdı.
Washington merkezli New America'dan insansız hava aracı uzmanı Peter W. Singer, SİHA'ların giderek daha fazla ezber bozduğunu söylüyor: "Neredeyse, muharebe alanındaki tüm insanları ve sistemlerinde çarpan etkisi yaratıyor."
Demokratik sistemi hayata geçirmeye çalışan ve ekonomik olarak büyüyen 122 milyon nüfuslu Etiyopya, son yıllarda olumlu haberlerle dünya gündemine girdi. Bu, onlarca yıl dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan Etiyopya için çok önemli bir değişiklikti.
Ancak Etiyopya'nın kuzeyinde yer alan Tigray'da başlayan iç savaş, uluslararası baskıya rağmen birinci yılını doldurdu. TPLF adlı milis örgütlenmesi, 1991 yılında hükümeti deviren ittifakın bir parçasıydı.
Bu yapı, Nobel Barış Ödülü sahibi Başbakan Abiy Ahmed'in TPLF'nin katılmayı reddettiği yeni bir koalisyon hükümeti kurduğu 2019 yılına kadar etkili olmayı sürdürdü.
Tigray'da iktidarını sürdüren Halk Kurtuluş Ordusu Eylül 2020'de Ahmed hükümetinin ulusal düzeyde Covid-19 salgını nedeniyle seçimleri erteleme kararını tanımayarak seçimlere gitti.
İki ay sonra TPLF birlikleri bölgedeki Etiyopya ordusuna ait bir üsse saldırı düzenledi. Federal hükümet de yanıt olarak Tigray'a karşı büyük bir askeri harekata girişti.
Silahların konuşmaya başlamasıyla isyancıların ilerleyişi Etiyopya ordusu tarafından kırıldı ve milislerin yönetim merkezi Mekelle'de kontrol sağlandı. Ancak 29 Haziran tarihinde durum değişti.
İsyancılar 29 Haziran Salı günü Mekelle'yi ele geçirdi. Kent, Kasım ayından bu yana hükümet güçleri tarafından kontrol ediliyordu. İsyancıların girişi sonrasında kent sokaklarında kutlamalar yapıldı.
Etiyopya hükümeti ateşkes ilan etse de silahlar konuşmaya devam etti, sağlıklı haber alınamayan çatışma bölgesinden 2 milyonu aşkın kişi evlerini terk edip kaçmak zorunda kaldı.
İnternet ve telefon hatları kesildiği için çoğunlukla haber alınamayan Tigray bölgesinden, binlerce kişi komşu ülke Sudan'a sığındı. BM'ye göre, 5 milyonu aşkın insan acil gıda ihtiyacı içinde ve en az 350 bin kişi açlıkla yüzyüze.
Komşu Eritre'nin ordusu, şu anda Tigray'daki statüleri net olmamasına rağmen, geçen yıl Kasım ayında, bölgede isyancılara karşı Etiyopya ordusunu destekledi.
BBC Afrika Muhabiri Emmanuel Igunza, bölgedeki çatışmaların komşu Eritre'yi de içine çektiğini ve genel olarak Doğu Afrika'daki güvenliği tehdit ettiğini söylüyor.
On binlerce insanın öldüğü çatışmalarda taraflar birbirlerini toplu katliamlarla suçladı. Birleşmiş Milletler (BM), Tigray'da devam eden çatışmada sivillerin öldürülmesinin savaş suçları kapsamına girebileceğini açıkladı.
TPLF ile birlikte yabancıların da savaştığını belirten Başbakan Ahmed, ayırca Etiyopya ordusunda savaşan askerlerin 'elleri ve ayakları bağlanmış olarak öldürülmüş bedenlerinin bulunduğunu' da söyledi.
Uluslararası Af Örgütü ise, 9 Kasım akşamı Tigray'ın güney batısındaki May Cadera kasabasında 'çok sayıda, muhtemelen yüzlerce sivilin bıçak ve palalarla öldürüldüğünü' teyit ettiğini duyurdu.
Örgüt, dijital olarak doğrulanmış korkunç fotoğraf ve videolarda 'cesetlerin sokaklarda sürüklendiğinin görüldüğünü', öldürülenlerin bölgedeki çatışmalarla alakası olmayan işçiler olduğunu açıkladı.
Tigray bölgesinde yaklaşık 7 milyon kişi yaşıyor. Tigraylılar Oromo ve Amharalardan sonra ülkedeki üçüncü büyük etnik toplumu oluşturuyor. Etiyopya etnik ayrımlara göre büyük ölçüde özerk 10 eyalete bölünmüş bulunuyor ama federal bir merkezi devlet ve kurumları da var.
Etiyopya'nın son imparatoru Haile Selasiye'nin 1974 yılında bir darbe ile devrilmesini izleyen uzun askeri yönetim ve iç savaş döneminde ağır yaralar alan bu bölgede merkezi hükümete karşı derin bir hoşnutsuzluk var.
Tigray, 1 milyondan fazla kişinin öldüğü ve 2 milyonu aşkın insanın göç etmek zorunda kaldığı 1983-1985 yıllarındaki büyük kıtlığın merkezindeydi. Onlarca yıl devam eden görece istikrar döneminin ardından, 2020 yılının Kasım ayında Tigray bölgesel yönetimi ile federal hükümet güçleri arasında çatışmalar patlak verdi.