Esra Erol uzun süredir televizyonlarda evlenme programı yapar; birbirlerini hiç tanımayan çiftler orada tanışıyorlar, beğenirlerse çay kahve içiyorlar, yemeğe çıkıyorlar.
En hazini, kadın ya da erkek biri vazgeçerse...
Kadın Ankara’dan gelmiş, erkek Zeytinburnu’ndan; paravan açılıyor, birbirlerine “teşekkür ediliyor”, kadın ya da erkeğin halini görmelisiniz!
***
Programın müdavimleri kadrolu damat adayları var, mesela “Yıldırım Abi” çoktandır yok, evlenmiş olamaz... En çok sorulanlar:
“Evin var mı?”
“Araban var mı?”
“Yazlığın var mı?”
“Emekli aylığın var mı?”
Bazen ilginç olaylar da oluyor.
Geçenlerde bir kadınla erkek denk düşmüşler, ikinci evlilikleri, çocukları da var.
İkisi de otuz beş - kırk yaşlarında, Esra memnun “iş oluyor” diye, kadından ses yok, erkek bir garip.
Esra Erol kuşkulandı, “Ne oldu?” diye sordu.
Adam tam bir İstanbullu; öyle diyor, böyle diyor, adamın ağzından laf düşmüyor, kerpetenle çekmek lazım. Esra Erol heyecanlandı.
“Çocuklar!!!”
“Ne oldu çocuklara?”
“Galiba...”
“Kardeşim ne galibası?”
Adam çok iyi diyor ya da bu oyunu oynuyor.
Çocuklar okul çocukları, babalarının evlenmesine karşı çıkmışlar:
“Ah sormayın, ben onlar için yaşıyorum, onları üzemem, ağlatamam!”
Dinleyenler şaşkın, Esra heyecanlı, şimdi ne olacak?
“Sormayın, sormayın!”
***
Arkadan ne laflar, ne laflar! Kim bilir?
“Biz İstanbul şoförüyüz, birbirimizi biliriz. Kadından vazgeçti, başkasını arayacak!”
Esra Erol ne yaptı?
Bundan sonra çocuklardan “evlilik izni” mi alsın? Hadi hayırlısı...