10.06.2020 - 07:00 | Son Güncellenme:
Mert İnan
Ayasofya bir anda gündemin en önemli konusu haline geldi. Ayasofya’nın statüsü ile ilgili siyaset arenasında tartışmalar sürerken, gözler 2 Temmuz’da Danıştay’ın vereceği nihai karara çevrildi. Tarihi yapının yeniden cami olması için açılan davadan çıkacak sonuç; Ayasofya’nın statüsünü belirlemiş olacak. Uzmanlar ise ikiye bölünmüş durumda.
Ayasofya’nın ibadete açılması için 2 kez TBMM’ye kanun teklifi veren Türk Tarih Kurumu’nun eski başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun iddiası, Ayasofya’nın müze haline getirilmesi için hazırlanan kararnamenin sahte olduğu yönünde: “Söz konusu kararname hiçbir zaman Resmi Gazete’de yayımlanmadı. Tarih ve sayı numaraları da yok. Açık bir hukuksuzluk var. Atatürk’e ait olduğu söylenen ıslak imza sahte. Mustafa Kemal Paşa, Atatürk ünvanını almadan önce karananmeye Atatürk imzası atılmış. Ancak soyadı kanunundan sonraki imzaları ile kararnamadeki imzası birbirine hiç benzemiyor. 1934’te avludaki mozaiklerin ortaya çıkarılması için 9 kişilik heyet kuruldu. O dönem Ayasofya’nın etrafı dükkanlarla dolu ve çevresi harap haldeydi. 1931’de çevre düzenlemelerine başlandı. 1934’de sıva tozları nedeniyle halılar sökülünce kısa bir süreliğine ibadete kapatıldığı duyuruldu. Atatürk’ün ölümüne kadar açılması geciktirildi. Sonrasında ise sahte imza dayanak yapılarak müzeye dönüştürüldü. Ayasofya’nın müze yapılmasına ilişkin kararnamede ABD Büyükelçisi Joseph Grew ve Amerika Bizans Enstitüsü’nden Thomas Whittemore’un entrikaları olduğuna dair bulgular var.”
Ayasofya Bilim Kurulu Üyeliği yapan Boğaziçi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Anabilim Dalı’nda Prof. Dr. Mustafa Erdik ise yapının depreme yönelik dayınımı konusunda şunları söyledi: “Yapıda deprem güçlendirme çalışmaları sürüyor. Süreç 3-4 yıl sürecek. Bir yandan da Ayasofya’yı her yıl 4 milyona yakın insan ziyaret ediyor. Şayet deprem riskli durum olsa ziyarete kapatılır. Diğer ibadethanelerdeki risk ne kadarsa Ayasofya’daki deprem riski de aynıdır. Eseri 7 gün 24 saat 30 kanallı ivme ölçerlerle takip ediyoruz. İvme ölçerler anlık olarak rasathaneye veri aktarıyor.”
Fotoğraf: Ozan Güzelce / Milliyet
Son zamanların popüler oyuncularından Yağmur Yüksel, ödüle layık görüldü.