03.04.2025 - 15:31 | Son Güncellenme:
CNN International
Karanlık enerji, bilim insanlarının evrenin genişlemesini hızlandıran bir enerji ya da kuvveti tanımlamak için kullandığı bir terim. Ancak, Texas Üniversitesi (Dallas) fizik ve astrofizik profesörü Mustapha Ishak-Boushaki, CNN International'a "evrendeki toplam enerjinin yüzde 70'ini oluşturmasına rağmen, araştırmacılar hala karanlık enerjinin tam olarak ne olduğunu bilmiyor," diyor. Ishak-Boushaki, Karanlık Enerji Spektroskopik Aracı (Dark Energy Spectroscopic Instrument - DESI) iş birliği kapsamında çalışan bir çalışma grubunun eş başkanı. Gökyüzünü gözlemleme çalışmalarının dördüncü yılına giren bu çalışma, aynı anda 5 bin galaksinin ışığını inceleyebiliyor. Proje gelecek yıl tamamlandığında, yaklaşık 50 milyon galaksinin ışığı ölçülmüş olacak.
900'den fazla araştırmacının yer aldığı bu iş birliği, DESI'nin ilk üç yıllık gözlemlerine ait en güncel veri setini 19 Mart'ta paylaştı. Bu veriler, evrendeki en parlak nesnelerden bazıları olan yaklaşık 15 milyon galaksi ve kuasarın ölçümlerini içeriyor. Ishak-Boushaki'nin analizine katkı sağladığı bu veriler, daha önce gökbilimciler tarafından değişmez olarak kabul edilen ve 'kozmolojik sabit' olarak adlandırılan karanlık enerjinin beklenmedik şekilde davrandığını ve hatta zamanla zayıflıyor olabileceğini öne sürüyor.
EVRENİ ANLAMADA DÖNÜM NOKTASI
Ohio Eyalet Üniversitesi'nde astronomi profesörü olan ve DESI analizine katkıda bulunan David Weinberg "Karanlık enerjinin keşfi neredeyse 30 yıl önce gerçekleştiğinde, bu benim bilimsel hayatımdaki en büyük sürprizdi," derken ekliyor: "Bu yeni ölçümler, şimdiye kadarki en güçlü kanıtı sunarak karanlık enerjinin evrildiğini gösteriyor. Bu da evrenin nasıl çalıştığına dair anlayışımızda bir başka akıl almaz değişim olabilir."
Yeni bulgular, gökbilimcileri karanlık enerjinin gizemli doğasını çözmeye bir adım daha yaklaştırıyor. Bu, evrenin nasıl işlediğine dair standart modelin de güncellenmesi gerekebileceği anlamına geliyor.
Karanlık Enerji Spektroskopik Enstrümanı, Arizona, Tucson’daki Kitt Peak Ulusal Gözlemevi’nde bulunan Nicholas U. Mayall Teleskobu'nun tepesinde yer alıyor. 5 bin fiber optik 'göz'e ve geniş ölçekli araştırma kapasitesine sahip olan araç, evrenin en büyük 3D haritalarından birini oluşturuyor ve karanlık enerjinin son 11 milyar yılda evreni nasıl şekillendirdiğini takip ediyor.
En yeni bulgular, bir yıl önce sunulan kozmik nesnelerin iki katından daha fazlasını içeren verileri kapsıyor. 2024'teki bu ilk ipuçları, karanlık enerjinin evrildiğini öne sürüyordu.
ABD Enerji Bakanlığı Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı’ndan postdoktoral araştırmacı Andrei Cuceu, "Biz evrene nasıl çalıştığını anlatması için fırsat veriyoruz ve belki de evren, düşündüğümüzden daha karmaşık olduğunu bize söylüyor" diyor.
KOZMİK KANITLAR ARTIYOR
DESI, bilim insanlarının baryon akustik salınımı (BAO) ölçeği olarak adlandırdığı bir fenomeni ölçebiliyor. Bu, evrenin erken dönemlerinde meydana gelen olayların, madde dağılımında nasıl izler bıraktığını gösteriyor.
DESI verileri, karanlık enerjinin zamanla zayıflıyor olabileceğini gösteriyor. Ishak-Boushaki, Eğer bu süreç devam ederse, "Sonunda karanlık enerji, evrenin baskın gücü olmaktan çıkacak," diyor ve ekliyor: "Bu durumda evrenin genişlemesi hızlanmayı bırakıp sabit bir hızda ilerleyebilir veya bazı modellere göre tamamen durup çökmeye başlayabilir. Tabii ki, bu senaryolar milyarlarca yıl alacaktır."
SONUÇ: KARANLIK ENERJİ BİLİMİ YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
CNN International'ın haberine göre henüz kesin bir keşif yapılmış değil, ancak önümüzdeki birkaç yıl içinde bu değişebilir. Yeni gözlemler, evrenin genişleme geçmişini ve geleceğini anlamamızda büyük bir rol oynayabilir.
NASA'nın Euclid karanlık enerji bilim ekibi lideri Jason Rhodes "DESI bize çok çarpıcı sonuçlar sundu. Bu, yeni bir kozmoloji modeli gerektirebilir. Gerçekten heyecan verici bir gelişme" dedi.
Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım, ilk kez anne baba olmanın mutluluğunu yaşamıştı. Ünlü çiftin bebeklerine verdikleri isim belli oldu.