Semih İdiz

Semih İdiz

sidiz@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı


Türkiye’yi bekleyen en önemli reformun, vatandaşın güvenebileceği çağdaş bir hukuk sistemini getirecek olan reform olduğu ortada. Bu arada, Özel Yetkili Mahkemeler’in, hem devletin tepesinde hem de hükümette rahatsızlık yaratmaya başladığını görüyoruz.
Cumhurbaşkanı Gül bu mahkemelere zaten başından beri karşı olduğunu fakat sözünü geçiremediğini itiraf etti. Başbakan Erdoğan ise bu mahkemeleri kuran iktidar olduklarını kabul ederek, “Çalıştı ve çalışması esnasında da faydalı olduğu zamanlar oldu. Maalesef zararlı olan anlar oldu” sözleriyle ayrı bir itirafta bulundu.
Gözler şimdi, Türkiye’nin uluslararası saygınlığını zedeleyen bu mahkemelerle ilgili reform için hükümete dönmüş bulunuyor. Ancak, Erdoğan’ın itirafına rağmen, hükümetin yakın geçmişe kadar bu konuda büyük bir acele içinde olduğu söylenemez.
Erdoğan bile artık, söz konusu mahkemelerin tümden ortadan kaldırılabileceğini söyleme noktasına geldiyse, bu AKP’nin de, üstelik kendi eliyle yarattığı bir “Frankeştayn”dan kaygılanmaya başladığını gösteriyor.

‘Akla ve mantığa aykırı’
Erdoğan’ın söylediğine bakılırsa, Adalet Bakanlığı bu konuda bir çalışma yürütüyor. Bu ne zaman olgunlaşır ve arzulanan reformlar ne zaman gerçekleşir bekleyip göreceğiz. Biz bekleyeduralım, Türkiye bu mahkemeler yüzünden uygar dünyanın gözünde kara mizah konusu olmaya devam ediyor.
Örneğin, BBC’de haber olan, sağır ve dilsiz hamal Mehmet Tahir İlhan’ın durumunu alalım. Mersin’de PKK gösterisine katıldığı gerekçesiyle tutuklanan İlhan, “örgüt adına suç işlemek” ve “terör propagandası yapmak” savıyla Adana’da 25 yıl hapis istemiyle yargılanıyormuş şu anda.
Aylardır tutuklu olan İlhan, tercüman kanalıyla, Yüksek Seçim Kurulu’nu protesto eylemine katıldığını söylemiş, ancak bunu PKK’nın talimatıyla yapmadığı gibi, gösteri sırasında güvenlik güçlerine taşlı, molotoflu ve havai fişekli herhangi bir saldırıda bulunmadığını da söylemiş.
Avukatı da, sağır ve dilsizliğinin ötesinde okuma yazması da olmayan İlhan’ın örgüt propagandasını yapabilmek için hiçbir fiziki koşula sahip olmadığını belirterek, bu şekilde suçlanıyor olmasının “akla ve mantığa aykırı” olduğunu söylemiş.
Biz bu söylenenlere istediğimiz yorumu getirebiliriz. Fakat Batılı bir ülkeden bakıldığında görülen şudur: Mehmet Tahir İlhan, okuma yazması olmaması, bu arada sağır ve dilsiz olmasına rağmen, demokratik bir hakkı kullandığı için çeyrek asırlık bir hapis istemiyle yargılanıyor.

‘Sık sık ağır ceza veriliyor’
Aleyhindeki en önemli delil ise -ki BBC’nin de üzerinde asıl durduğu husus bu- gösteri sırasında biber gazına karşı tedbir olarak yanında taşıdığı yarım limonmuş. Türkiye’de yaşananlar ışığında, biber gazına karşı bu limon tedbirinin artık siyasetçilerden sendikacılara, öğrencilerden kadın göstericilere kadar herkes tarafından alındığı bir sır değil bu aşamada.
Konuyla ilgili haberi kaleme alan BBC muhabiri Jonathan Head de zaten, “Türkiye’deki hukuk düzeni akıl almaz derecede önemsiz delillere dayanarak sık sık ağır cezalar veriyor” yorumunda bulunmuş. Ancak Head, Mehmet Tahir İlhan’a karşı getirilen suçlamanın “Türk standartları açısından bile olağandışı” olduğunu belirtmiş.
İlhan’la ilgili durum da zaten, Erdoğan’ın Özel Yetkili Mahkemeler için “Maalesef zararlı olan anlar oldu” sözleriyle dile getirdiği örneklerden biri olsa gerek. Erdoğan, bu mahkemeler hakkında konuşurken, “Burada ülkemiz, milletimiz ne denli bu işten memnun veya memnun değil? Bizim için aslolan milletimizin memnuniyetidir” ifadesini de kullanmıştı.

Reform süreci başlatılmalı
Ne Cumhurbaşkanı’nın, ne milletin, ne de bu hukuk düzeninin mağdurları arasında olan MHP, CHP veya BDP’nin, ülkemizin dünya gözündeki saygınlığını zedeleyen mevcut hukuk düzeninden memnun olmadığı ortada.
AKP de mademki kendi yarattığı Frankeştayn’dan kaygılanmaya başladı, o zaman Erdoğan’ın yaptığı gibi topu lastikli sözlerle parlamentoya atmak yerine, reform sürecini derhal başlatmalı.
Parlamento ardından gereğini zaten yapacaktır. Yoksa hukuk düzenimiz dünyanın gözünde “limoni bir kara mizah” konusu olmaya devam edecektir.