Bırakın ne halleri varsa görsünler!

Haberin Devamı

Bugünkü Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final maçları çok ilginç… Ligdeki “yoğun ve kanamalı” rekabet -istesek de istemesek de- Ziraat Türkiye Kupası'nda kavgadan, polemikten, tartışmadan uzak ve yumuşak bir meltem estirebilir. Süper Lig'in her hafta acayip dedikodu ve sosyal medya mesajı sahici olsun ya da olmasın yorumcu harikalarıyla (!) sahnelenen oyunları kupamıza dahil değildir. Türkiye Kupası’nda rekabet uysaldır. Skor önceliği de vardır ama futbolseverler oyunu saygı ile izler, beceri ve hataları konuşur, sonunda tur ya da final başarısı varsa, neşeyle eve dönerler.
Sıkıntı ya da baskı, Kupa maçlarında yumuşar, çok daha tahammül edilebilir şekle dönüşebilir. Tüm çeyrek final maçlarında olduğu gibi Fenerbahçe - Galatasaray kapışmasında da güzel goller izleyeceğiz, alkışlayacağız. Fenerbahçe'de En Nesyri (26), Dzeko (19), Galatasaray’da Osimhen (26) güzel goller attılar. Kazanıp kazanmama heyecanı biraz geride kalacak ancak her iki takımın gol organizasyonu ile golleri daha çok alkışlanacak. Sezonun en anlamsız ve verimsiz tartışması ligdeki derbinin yabancı hakem tarafından tarihi bir olaya belki de 60 yıl sonra büyük bir hataya dönülmesine neden oldu. Bu konudaki bütün tartışmaları reddediyorum. Bugünki hakemimiz Cihan Aydın şüphesiz iyi bir tempoyla ilerleyen, sakin ve yönettiği oyuna da oyunculara da saygı göstermesini bilen bir karaktere sahip. Cihan Aydın 20 maç yönetmiş,78 sarı, 2 çift sarıdan kırmızı ve 3 tane de kırmızı kart göstermiş. Onun gelişme döneminde yapabileceği hatalara karşı sabırlı ve sakin olalım.
Türkiye Kupası çeyrek final maçı Süper Lig’in zirvedeki ikizleri Galatasaray ile Fenerbahçe'yi oynadıkları son maçlar dikkate alınırsa daha yumuşak, her türlü sonucun taraftarları tarafından olgunlukla karşılanabilecek bir etki yaratmıştır. Bu sükunet ve saygı ortamında her iki takımın futbolcularına, çok değerli hocalarına alkış ve destek borcumuz vardır. Bunu unutmayalım. Jose Mourinho bu grupta en başarılı ve adı en büyüğe çıkmış antrenör olarak haklı bir pozisyon elde etmiştir. Okan Buruk hocamız da az değildir. Şu transfer furyası içinde adımlarını yönetimle birlikte titiz bir dikkatle seçmiş, futbolculuğunda defalarca kazandığı şampiyonluklarla hem kulübünün hem de taraftarlarının ve futbolcularının sevgi ve hayranlığını kazanmıştır. Üst üste gelen şampiyonluklarla tanık olduğumuz böyle bir şeref defteri Fatih Terim hocamızdan sonra genç kuşağın önünü açacak yolunu aydınlatacak bir sicil defteri olarak sevgiyle bağrımıza basabileceğimiz bir mesaiye tanıklığımızı ortaya çıkarmıştır. Gidelim şu maça… İki devi de alkışlayalım. İyi duygularla sevgimizi ve saygımızı sunalım. Ötesi şu sözü söyleyebilmektir: NE HALLERİ VARSA GÖRSÜNLER.