28.04.2024 - 10:16 | Son Güncellenme:
230 ml’lik bir bardak portakal suyu içtiğinizde, en fazla birkaç dakika içinde dört orta boy portakal tüketmiş oluyorsunuz. Meyve suyu fruktoz faktörü nedeniyle son derece tehlikeli olabilir. Yapılan bir araştırma, ortalama meyve suyunun fruktoz konsantrasyonunun litre başına 45.5 gram olduğunu ortaya çıkardı. Gazlı içecekler için bu oran 50 gram. Vücudumuz bu tür fruktoz aşırı yüklemesi ile başa çıkmak için tasarlanmadığından, bu içeceklerden uzak durmalısınız.
Yakın bir tarihte yapılan Norveç’teki araştırma, ABD soyasında ‘aşırı’ glifosat seviyelerine rastladı. Bu da organik olmayan soyaları yediğimizde yabani ot yediğimiz anlamına geliyor. Glifosat, insanda hücre ölümü de dahil olmak üzere birçok sağlık problemine yol açıyor.
Ekim 2016 tarihli bir çalışmada, çiftlik somonundaki omega-3 seviyelerinin hızla düştüğünü ve 5 yıl önceki seviyelerinin yarısı olduğunu kanıtlandı. Besin kaybının sebebinin bir kısmı da somon çiftliği yeminin, daha az öğütülmüş hamsi içermesi. New York Üniversitesi araştırmacıları, çiftlikte yetiştirilen somonlardaki dioksin seviyelerinin yabani somonlardan 11 kat daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Çevresel kirleticiler, kanser, organ hasarı ve bağışıklık sistemi fonksiyon bozukluğu ile de bağlantılı. Farelere yedirilen somonunun aslında kilo aldırdığı ve metabolik sendrom ve tip 2 diyabet semptomları riskinin artırdığı bulundu. Risk, çiftlik somonunda yüksek olan organik kirleticilerden kaynaklanıyor.
Asla yememeniz gereken yiyeceklerden biri de mikrodalgada patlamış mısır. Mikrodalgada tutulabilen torbalar, kanser yapıcı kimyasal olan perflorooktan sülfonat (PFOS) ve perflorooktanoik asit (PFOA) gibi yapışmaz perflorokimyasallarla kaplanıyor. Diğer bir önemli endişe de diasetil. Bu sahte yağ bileşiği çok miktarda alındığında ciddi akciğer hastalıklarına neden oluyor.
Ne yazık ki, trans yağlar margarinlerde kullanılan yağlar. Artık trans yağların yılda yaklaşık 50 bin ölümcül kalp krizi vakasından sorumlu olduğu biliniyor. Trans yağ ayrıca tip 2 diyabet ve diğer ciddi sağlık problemleri geliştirme riskini de artırıyor.
Karideslerde renk bozulmasını önlemek için kullanılan bir gıda katkı maddesi olan 4-heksilresorsinol son derece tehlikeli olabilir. Bu katkı, erkeklerde sperm sayısını azaltabilecek ve kadınlarda meme kanseri riskini artırabilecek etkilere sahip. Karides çiftliğindeki havuz suyu genellikle DEHB, hafıza kaybı ve titreme semptomlarına bağlı nörotoksik organofosfat pestisitler ile arıtılır. Potansiyel kanserojen olan malakit yeşili, karides yumurtaları üzerindeki mantarları öldürmek için sıklıkla kullanılıyor. Bir kez kullanıldığında, malakit yeşili karideslerin etinde çok uzun süre kalıyor.
Bitkisel yağlar da asla tüketmemeniz gereken yiyecekler listesine girmeli. Margarinle birlikte, kanola yağı gibi bitkisel yağlar da oldukça zararlı. Genellikle genetik olarak modifiye edilirler, kısmen hidrojenlenirler.
Standart sofra tuzu asla tüketmemeniz gereken besinler listesinin başında yer alıyor. Herkes beyaz sofra tuzunun hipertansiyona neden olduğunu duymuştur. Aslında kayadan oluşturulan rafine tuz, teknik olarak ‘gerçek’ yani doğal bir gıda olarak başlar. Daha sonra hızlı bir şekilde sahte hale gelir. Üreticiler, doğal olarak oluşan minerallerin hepsini soyan hasat yöntemleri kullandığından ve daha sonra kurutmak ve yaklaşık bin 200 dereceye kadar sıcaklıklara kadar ısıtmak için yeni katkı maddeleri kullanır. Böylece tuz artık sağlıklı ve doğal olmaktan çıkar.
Yapay olarak, sahte tatlandırıcıların insanlar tarafından dikkatli kullanılacağı düşünülür. Ne yazık ki, pek çok doktor da bunları önerir. Çünkü şeker hastaları için güvenlidir. Glisemik indeksleri düşüktür. Ancak yeni araştırmalar, yapay tatlandırıcıların bağırsak florasında rahatsızlığa neden olduğunu ve diyabete neden olabileceğini gösteriyor.
Amerikan Beslenme Dergisi’nde yayınlanan 2016 tarihli araştırmada, araştırmacılar 18.000’den fazla kadın üzerinde çalışmış ve daha fazla tam yağlı süt tüketenlerin düşük yağlı süt grubuna kıyasla aşırı kilolu veya obez olma ihtimalinin yüzde 8 daha düşük olduğunu bulmuşlardır.
Bütün etler kreatin ve şekerler dahil olmak üzere amino asitlere sahip. Bunları çok yüksek sıcaklıklarda pişirmek heterosiklik aminler (HCA’ler) olarak adlandırılan moleküller üretir. Bunlar sigara dumanında da bulunan kanserojen, toksik bileşikler. Çok pişmiş et, orta az pişmiş etlerden 3,5 kat daha fazla HCA içeriyor.
Tüketici Raporlarına göre, konserve yeşil fasulye, en tehlikeli böcek ilaçlarından bazıları ile kirlenmiştir. Aslında, bir günde yetişen yeşil fasulyeden sadece bir öğün yemek, genellikle bu üründe kullanılan pestisitlerin toksisitesi nedeniyle yüksek risklidir. Bu kimyasallar diğerlerinden çok daha toksik olma eğiliminde olduklarından, Tüketici Raporları, ABD’de yetiştirilen bir porsiyon yeşil fasulye yemenin ABD’de yetiştirilen bir porsiyon brokolinin yemesinden 200 kat daha riskli olduğunu not ediyor.