20.08.2020 - 16:30 | Son Güncellenme:
milliyet.com.tr
Doğu Akdeniz'deki bilek güreşinde zor anlar yaşayan Yunanistan'da, Salı günü sabah saatlerinde yaşanan bir skandalın detayları bugün ortaya çıktı. Yunan ordusunun iki internet sitesini kapatmasının ardında, Türkiye var.
Yunan medyası Yunanistan ve Avrupa'nın geri kalanının Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cuma günü açıklayacağı müjdeye kilitlendiğini bildiriyor. Kathimerini gazetesi, Avrupa ve Yunanistan'ın Erdoğan'ın dile getirdiği 'çok iyi haber'in Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetleriyle ilgili olup olmadığını öğrenmek için beklediğini yazdı.
Ağustos ayının sonunda Türkiye'nin ilan ettiği ruhsat sürelerinin sona ermesine rağmen Yunanistan'ın yeni adımlar beklediğini aktaran Kathimerini, söz konusu yeni adımların Yunan-Mısır anlaşmasına meydan okuyacağını ve Doğu Akdeniz'deki gerginliğin keskin bir şekilde tırmanmasına yol açacağını savundu.
Türkiye karşısında zor anlar yaşayan Atina, Çarşamba akşam saatlerinde bir istifa haberiyle sarsıldı. Başbakan Kiryakos Miçotakis'in Ulusal Güvenlik Danışmanı Aleksandros Diakopulos Oruç Reis'le ilgili sözlerinin ardından koltuğunu bırakmak zorunda kaldı.
Diakopulos'un Türkiye'nin Oruç Reis gemisiyle Yunan kıta sahanlığında araştırma yaptığını ve bölgeyi işaretlediğini söylemesi, Yunan hükümetinde büyük rahatsızlığa neden oldu. Çünkü Atina, Oruç Reis'in bölgede araştırma yapmadığını savunuyor.
İstifanın duyurulduğu saatlerde Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis CNN International kanalına çıktı, Türkiye'ye 'provokasyonları durdurup' müzakere masasına dönme çağrısı yaptı.
"Türkiye mesajım çok basit: Medeni komşular gibi konuşmaya başlayalım. Masaya oturmalı ve konuşmalıyız. Eğer aramızda bu sorunu çözemezsek, uluslararası mahkemeye götürürüz ve mahkeme karar verir."
Atina'nın en önemli müttefiki İsrail ise doğrudan Türkiye'yi hedef aldı. İsrail uydu şirketi, Oruç Reis gemisinin Yunan kıta sahanlığına girdiğini ileri süren görüntüler yayınladı.
Uydu görüntülerinde Oruç Reis'in yanında üç Barbaros sınıfı Türk fırkateyni ile iki Burak sınıfı korvet bulunduğunu aktaran Kathimerini, Yunan filosunun ise Türk donanmasını dakika dakika izlediğini yazdı.
İsrail gizli servisi Mossad'ın başındaki isim Yossi Cohen ise, Türkiye'nin İran'dan daha büyük bir tehdit olduğunu söyledi. İngiliz Times'ın köşe yazarı Roger Boyce'un aktardığı cümle, büyük yankı buldu. Cohen'e göre, İran ambargo, yaptırımlar ve sabotajlarla durdurulabildi ancak bir NATO üyesi olan Türkiye'yi durdurmak daha zor.
Kathimerini gazetesi ayrıca, Türk hackerların son 24 saatte Yunan ordusuyla bağlantılı birçok internet sitesini hedef aldığını aktarıyor. Gazeteye göre, Yunan Genelkurmay'ının hassas bilgilerinin söz konusu siber saldırılarda çalınmış olabileceği endişesi var.
Yunan ordusu saldırılarda hackerların ağlara ulaşamadığını savunuyor ancak Salı sabahı gerçekleşen olayın detaylarında birçok soru işareti bulunuyor. Doğu Makedonya bölgesinin ana sayfasını değiştiren hackerların Trakya ve 424. Genel Askeri Hastanesi'nin sitelerine Oruç Reis gemisinin fotoğrafları paylaşıldı. Saldırının fark edilmesiyle iki internet sitesi de kapatıldı.
Yunan Ethnos gazetesi ise, Kemal Reyis ve Limnos fırkateynleri arasında geçen olayın ardından bu kez bir Türk denizaltısının Evia-Eğriboz adasına yaklaşırken engellendiğini ileri sürdü.
Yunan medyasındaki haberler arasında öne çıkan bir başka başlık, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa lideri Emmanuel Macron arasındaki görüşme. Macron, buluşmadan önce yaptığı açıklamada Türkiye'yi genişleme politikası uygulamakla suçladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un geçen hafta Doğu Akdeniz'e asker göndereceğini ilan etmesinin üzerinden 24 saat geçmeden, Yunanistan ve müttefiki Fransa Girit açıklarında ortak tatbikata girişti.
Perşembe günü saatlerinde başlayan tatbikatta birçok Yunan fırkateyninin yanı sıra Fransız filosunda helikopterlerin havalanabildiği FS Tonnerre tipi bir savaş gemisi de vardı. Tatbikatta ayrıca Girit'teki Suda'ya inen iki Fransız Rafale jeti de yer aldı.
Yunan basını, Paris ve Atina arasındaki askeri pazarlıkları Temmuz ayında manşetten duyurmuştu. Haberlere göre, taraflar son model Belh@rra model iki fırkateynin Fransa'dan alınmasını masaya yatırmıştı.
İlk fırkateynin teslimatı için 2024 yılı konuşulurken, Yunan medyası Atina'nın yaklaşık 3 milyar dolarlık proje için ekonomik darboğaz nedeniyle 300 milyon euroluk bir ödeme yapacağını da aktarmıştı.
Türkiye'nin Mayıs ayı sonunda Akdeniz'deki yeni ruhsat başvurularını Resmi Gazete'de yayımlaması ve Dışişleri Bakanlığı'nın Twitter hesabından paylaşılan haritalar, Yunanistan'ı paniğe sürükledi. www.milliyet.com.tr Uluslararası destek arayışına giren Atina yönetimi, Girit ve Rodos açıklarındaki muhtemel faaliyetlerden korkarak Fransa ile askeri tatbikata girişeceği sinyalini vermişti.
Türk Dışişleri, bu hafta başında ise Ankara'nın Birleşmiş Milletlere (BM) bildirdiği Doğu Akdeniz'deki deniz sınırları içinde Oruç Reis sismik araştırma gemisinin faaliyet yürüttüğü bölgeyi gösteren haritayı paylaştı.
Twitter hesabında haritaya yer veren Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler ve Denizcilik-Havacılık-Hudut Genel Müdürü Büyükelçi Çağatay Erciyes, "Yunanistan ana karasına 580 kilometre uzaklıktaki Kastellorizo (Meis) adlı 10 kilometrekarelik Yunan adası nedeniyle Yunanistan, 40 bin kilometrekare deniz yetki alanı talep ederek, Oruç Reis'i durdurmaya ve Doğu Akdeniz'i Türkiye'ye kapatmaya çalışmaktadır" dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı resmi açıklamada ise, Yunanistan'ın diyalog şansını kendi elleriyle kenara ittiği belirtilerek "Bölgedeki askeri varlığımız, herhangi bir tırmanmaya yol açma hedefi taşımamakta olup, tamamen, gerekmesi halinde meşru savunma hakkını kullanmaya yöneliktir. Sivil bir gemimize askeri müdahalede bulunulmasına tabiatıyla izin verilmeyecektir" denildi.
Yunanistan'ın Mısır ile 6 Ağustos Perşembe günü imzaladığı deniz yetki alanlarını belirleyen anlaşma, Türkiye ile Yunanistan arasındaki müzakerelerin yeniden askıya alınmasına neden oldu. Anlaşma, Girit ve Rodos adalarının kıtasahanlıklarının kısmen kullanılması şartıyla Mısır'ın kıtasahanlığı ile dikey bir koridor oluşturulmasını hedefliyor.
BBC Türkçe'nin haberine göre, Ankara'nın 'korsan' olarak tanımladığı anlaşmanın resmiyet kazanabilmesi için, iki ülke parlamentolarında onaylanması ve ilgili koordinatların Birleşmiş Milletler'e sunulması gerekiyor.
Türkiye ise, anlaşmanın ardından Oruç Reis araştırma gemisinin sismik çalışmalar için Akdeniz’e açılacağını, Pazartesi günü yayımladığı bir NAVTEX ile duyurdu. 10-23 Ağustos arası geçerli olacak NAVTEX kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait iki savaş gemisi de Oruç Reis’e eşlik ediyor. Yunanistan da aynı gün aynı bölge için NAVTEX ilan etti ve Türkiye'nin duyurusunun yasa dışı olduğunu kaydetti.
Almanya'nın başlatması beklenen arabuluculuk girişimi, Yunanistan’ın Mısır ile anlaşma yapması, Türkiye’nin de gemilerini yeniden ihtilaflı bölgeye göndermesi ile daha başlamadan son bulmuş oldu. Her iki tarafın denizde ve havada askeri varlıklarını artırıyor olmaları bölgedeki gerginliğin sıcak çatışmaya kadar varması riskini de beraberinde getiriyor.
Ege Denizi’nden kaynaklanan kıta sahanlığı, karasuları, adaların statüsü ve hava sahası hattı gibi konularda on yıllardır süren anlaşmazlıkların, özellikle son bir yılda Akdeniz’e de yayılması Ankara-Atina hattında çok daha sert bir sürecin başlamasına neden oldu.
Türkiye, 27 Kasım 2019’da Libya ile imzaladığı Deniz Yetki Alanlarını Sınırlandırma anlaşması ile Yunanistan’ın Girit, Karpathos ve Rodos adalarının güneyinde kalan bölgeyi kıta sahanlığı kapsamında gördüğünü ilan etmiş ve bu anlaşmayı BM’ye kaydettirmişti. Anlaşmanın uluslararası hukuka göre bir geçerliliği olmadığını savunan Atina, 1982 tarihli Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre adaların kıta sahanlığı hakları olduğunu, Türkiye’nin ortaya koyduğu haritanın Yunanistan’ın egemenlik haklarını çiğnediğini ilan etmişti.
Avrupa Birliği (AB) de Yunanistan’ın açıklamalarını desteklemiş, Türkiye’nin 'yasa dışı' olarak tanımladığı hidrokarbon çalışmalarını durdurmasını talep etmişti. Siyasi alanda yaşanan bu gerilime rağmen, 2019’un ikinci yarısından itibaren Ankara ile yeni kurulan Atina hükümeti arasında diyalog kanalları açık tutuldu. Ancak Yunanistan’ın Fransa ile Türkiye arasında son dönemde giderek gerilen ilişkileri kendi lehine kullanma çabası ve başta AB olmak üzere uluslararası platformlarda köşeye sıkıştırmaya çalışması Ankara’nın tepkisini çekti.
Türkiye, Yunanistan’ın Kıbrıs Rum tarafı ile Akdeniz’deki diğer kıyıdaş ülkeler Mısır ve İsrail ile hidrokarbon faaliyetlerini devam ettirmesi, bunu yaparken de Türkiye ve Kıbrıs Türkleri’nin çıkarlarını göz ardı etmesine tepki duyarak pozisyonunu sertleştirdi.
Türkiye, 13 Temmuz’da Fransa’nın girişimiyle toplanan AB Dış İlişkiler Konseyi toplantısından bir hafta sonra 21 Temmuz’da 'denizcilere duyuru' anlamına gelen ilk NAVTEX’ini yayınladı ve Oruç Reis araştırma gemisinin Türkiye’nin BM’ye bildirdiği kıta sahanlığı sınırları ve 2012 yılında TPAO’ya verilen ruhsat sahaları içinde kalan bölgede sismik araştırmalar yapacağını ilan etti.
Yunanistan ise Türkiye’nin araştırma yapacağı alanların kendi kıta sahanlığı içerisinde olduğunu açıklayarak, sert tepki vermişti. Egemenlik haklarını koruma konusunda geri adım atmayacağını bildiren Yunanistan’ın teyakkuza geçerek bölgeye savaş gemilerini göndermesi, bunun üzerine Türk Deniz Kuvvetleri’nin Oruç Reis’e sağlanan güvenliği artırması bir anda sıcak çatışma tehlikesinin doğmasına yol açmıştı.
Taraflar arasındaki gerginlik, AB Dönem Başkanı sıfatıyla devreye giren Almanya Başbakanı Angela Merkel’in 22 Temmuz’da Erdoğan ve Miçotakis ile telefonda görüşmesi üzerine yatışmıştı. Ancak Ankara ve Atina arasında yeni bir diyalog sürecinin ilan edilmesinden bir gün sonra Yunanistan ile Mısır arasındaki deniz yetki sınırlandırma anlaşması imzalandı. Anlaşmanın 6 Ağustos’ta ilan edilmesinin hemen ardından Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Yunanistan-Mısır anlaşmasının 'yok hükmünde' olduğu çünkü iki ülkenin deniz sınırı olmadığı kayda geçirildi.
Yunanistan-Mısır anlaşmasına siyasi tepkinin ardından Türkiye'nin ilk somut tepkisi, 10 Ağustos sabah saatlerinde yayınlanan NAVTEX ile verildi. Duyuru, Oruç Reis gemisi ile ona eşlik edecek Ataman ve Cengiz Han gemilerinin 23 Ağustos’a kadar çalışacakları alanların koordinatlarını kayda geçirdi. Türkiye’nin NAVTEX’inden sadece saatler sonra Yunanistan da bir deniz duyurusu yayımladı ve Türkiye’nin ilan ettiği alanların Yunanistan kıta sahanlığı içinde olduğunu, dolayısıyla Türkiye’nin NAVTEX’inin yasa dışı olduğunu savundu.