08.06.2021 - 14:19 | Son Güncellenme:
Masumiyet karinesi, sadece bir ülke ya da bölge ile sınırlı olmayıp dünya genelinde kullanılan evrensel bir terimdir. Demokratik ile yönetilmekte olan hukuk devletlerinde, ''şüpheli'' sıfatıyla yargılanan kişinin avukat tutma ve kendini savunma hakkı vardır. Masumiyet karinesi terimi bu hakları da kapsar.
Masumiyet Karinesi Nedir?
Hukuki bir terim olan masumiyet karinesi, aksi yönde bir delil olmadığı sürece bireyi suçsuz kabul eden bir ilkedir. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren kullanılmaya başlanan bu terim, hem bireyin temel haklarını hem de yasaları korumaya yöneliktir.
Hukukta Masumiyet Karinesi Ne Anlama Gelir?
Masumiyet karinesi, demokrasi ile yönetilen ülkelerin mahkemelerde uyguladıkları suçsuzluk ilkesidir. Bu ilkeye göre kişinin, masumiyetini kanıtlamasına gerek yoktur. Suçlayan taraf, davacı olduğu kişi ya da kuruma dair iddialarını kanıtlamak zorundadır. İddia makamının mahkemeye sunduğu delillere göre suçlu avukat tutabilir ve karşı delilleri mahkemeye sunabilir.
Masumiyet karinesine göre ''Suçlu'', ''şüpheli'' ve ''sanık'' kelimelerinin doğru kullanılması gerekir. Örneğin ''şüpheli'' sıfatıyla karakolda ifade verilen bir kişinin ''suçlu'' olarak adlandırılması hukuka aykırıdır. Şüpheli, mahkemeye ''sanık'' sıfatıyla çıkar. Yargılanma süreci devam eden kişilere ''Sanık'' ile hukuken söz konusu suçu ya da suçları işlemiş olan sanıklara ise ''suçlu'' denir.
Masumiyet Karinesi ilkesi tüm Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de geçerlidir.