Türkiye, 1 Kasım’da yapılacak seçimlere kilitlendiği bir dönemde, Kıbrıs’ta ‘çözüm yönünde’ ciddi mesajlar veriliyor. ‘Kıbrıs’ta son şans’ yorumları ilk kez bu kadar güçlenmiş durumda. KKTC’de Mustafa Akıncı’nın cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Güney Kıbrıs da ‘çözümden başka alternatiflerinin’ olmadığını görmeye başladı.
Ki Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, ‘Çözüme engel olan taraf biz olursak KKTC tanınır’ sözü bunu destekliyor. ‘Bu kesin son şans’ diyen Cumhurbaşkanı Akıncı ile Milliyet ekibi olarak Cumhurbaşkanlığı Saray’ında bir araya geldik. Kendinden emin, ne istediğini bilen bir lider görüntüsü vardı. Bazı endişelerin aksine, ‘Nasıl olursa olsun, yeterki çözüm olsun’ düşüncesini benimsemiyor. Sağlam zeminlerle hazırlanmış bir planın halka sunulmasını istiyor. ‘Ben hayal aleminde değilim’ diyor ve ekliyor: “Taraflar birbirini düşman olarak görmemeli. Bizler ortak olacağız...”
En zor başlık
Kıbrıs görüşmelerinin en kritik sürecine ise Kasım ayında giriyoruz. Güney Kıbrıs’ta Mayıs 2016’da yapılacak milletvekilliği seçimleri öncesinde mutlaka bir planın ortaya çıkması gerekiyor. Yoksa, seçim tartışmaları başladığı andan itibaren Anastasiadis’in ‘barışa odaklanması’ zor olacak. Akıncı da bunun farkında, “Kasım, Aralık ve Ocak ayları en kritik aylar” diye konuşuyor.
Müzakere masasında en zor başlık olarak öne çıkan ise Mülkiyet. Kıbrıslı Rumların, 1974 öncesinde Kuzey’de bıraktığı mülklerinde ‘ilk söz hakkı’ noktasında ince bir ayrıntı var. Rumlar, sorunun çözme adresi Mülkiyet Komisyonu’ndan ilk söz hakkının ‘şu anki kullanıcıda’ değil, ‘sahibi olan Rumda’ olmasını istiyor. Türk tarafı da, bunun zor olacağına dikkat çekiyor ve ‘Yaklaşık 40 yıldır mülkü kullananın da söz hakkı olması’ gerektiğinde ısrar ediyor. Akıncı, Mülkiyet’te kriterler belirlendikten sonra bir orta yolun bulunacağını ifade ediyor.
Akıncı karşılıklı suçmalardan özellikle kaçınıyor. Bir barışın suçlamalar ile sağlanamayacağını biliyor. Güney Kıbrıs’ta da her gün yapılan açıklamalar can sıkıyor diyebiliriz. Bunun için Güney Kıbrıs’ın ‘çok konuşmaya’ değil, ‘çözüme’ zaman ayırması gerekiyor. KKTC Lideri, “Anastasiadis gergin mi?” sorusuna, “Gergin oluyor ama bize değil, yanındaki ekibe” cevabını veriyor.
Cumhurbaşkanı Akıncı, Saray’ın bahçesine barışı temsil eden zeytin ağacı dikmişti. Zeytin ağacının boyu yükselmiş. Bir anlamda barış için yeşeriyor. Türkiye ile de ilişkiler yerinde. Akıncı, “Başta Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ve hükümet çözüm istiyor. Bizlere destekleri çok iyi” diyor. Cumhurbaşkanı Akıncı, Anamur’dan KKTC’ye giden su nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür de ediyor, “Sayın Erdoğan olmasaydı, bu proje tamamlanmazdı” diyor.
Sayın Erdoğan’ın emeğinin büyük olduğuna vurgu yapıyor. Ki Asrın Projesi, Ada’nın ve Ortadoğu’nun çehresini değiştirecek bir güç olarak masada yerini alacak. Akıncı’nın 97 kişin hayatını kaybettiği terör eylemi ile ilgili söylediği şu söz de çok anlamlı, “Acınız acımızdır...” Kıbrıs’ta Akıncı çözüm istiyor. Hem de samimi şekilde. Ama Anastasiadis’in samimiyeti bu süreci sona erdirecek. İzleyip göreceğiz.
Özay Şendir
Bir kapak, iki bakış açısı…
23 Şubat 2025
Abbas Güçlü
Adana, Çukurova Üniversitesi ve gelecek?
23 Şubat 2025
Zeynep Aktaş
Risk iştahı zayıf TL’ye ilgi sürdü
23 Şubat 2025
Ali Eyüboğlu
Türklerle ‘yapay zekâ’ araştırması
23 Şubat 2025
Güldener Sonumut
Trump, Avrupa Güvenlik Konseyi ve Türkiye
23 Şubat 2025