Number One FM'in ağır topu 'Geveze', küçükken radyonun içinde 'Erol Evgin var' sanırmış. Acı gerçeği anladığında şoka girip, bir daha susmamacasına konuşmaya başlamış
YOLDA, evde, işte bizi düşündüren, güldüren, kimi zaman kızdıran, ama çoğunlukla eğlendiren, birdenbire girdikleri hayatımızdan neredeyse sabahtan akşama kadar çıkmayan radyocularımız...
Bu kez, biz onların hayatına girdik. Sihirli kutularının içinden sesleriyle önce kulaklarımıza, oradan beynimize ve sonunda gülümseyen dudaklarımıza kadar ulaşan bu insanları, sizin için tanıdık, gizli yüzlerini ortaya çıkardık.
Sihirli kutudaki seslerin pek çoğu, radyoya tesadüfen başlamış, ama bir kere bulaştıkları yayıncılığı bırakmayı hiç düşünmüyorlar. Hem eğlenip, hem eğlendiriyorlar. Her birinin dinleyecisi ayrı olan, birbirlerini de yakından tanıyan radyocular, ünlü bir isim olmadıkça radyoculuktan para kazanmanın epey zor olduğunu söylüyor, işin manevi yanının daha önemli olduğunu düşünüyorlar.
Uzun lafın kısası, işte ilk özel radyolarımızın, ilk özel programcıları...
ÖZEL radyoların en renkli simalarından 'Geveze', altı yıllık radyocu.
Herkes onu 'Geveze' adıyla tanıyor ama, nüfus kağıdındaki gerçek adı Jozi Zalma. Tam 4.5 senedir Number One FM ve Radyo Klas'ta program yapıyor.
Çocukken radyonun içinde 'Erol Evgin var' sanırmış ve bütün radyoları parçalarmış. Büyüdükçe radyoya ilgisi artmış. Önce gerekli malzemeleri alıp kendisine bir radyo yapmış, sonra da evden bahçeye yayın hayatına başlamış.
'Ne olacağım o zamandan belliydi' diyen Geveze, 'Radyoculuk konusunda eğitim aldım' diyenlerle de, 'Ben de Patagonya'da eğitim gördüm' yanıtıyla inceden inceye dalga geçiyor.
Programının adını kanıtlarcasına 'susmayan bir mizaca' sahip olan 'Geveze', aykırı konularıyla tanınıyor. Örneğin programı sırasında kendisini arayanlara doğum kontrol yöntemlerini soruyor, 'Vücudunda en beğendiğin yer neresi?' diye soruyor. Ve sadece 'boyundan aşağı' yanıtları kabul ediyor. Eğer terslerseniz, 'bir sifon çekme' efektiyle sizi bertaraf edip, başkasıyla konuşuyor.
'Aslında sakin bir insanım, ama radyonun kapısınndan girince 'Kurt Adam' oluyorum' diyen Geveze, hayata bakışını da şöyle açıklıyor: "İki adam uçaktan düşer. Biri zenci diğeri beyaz. Hangisi önce çakılır? Ne önemi var ki, ikisi de ölür. Sonucunu bildiğin şeyler için kafa yormamalısın."
Geveze, sektör içinde kendisini şanslı bulanlardan, çünkü çokça radyonun içinde, iyi programların çok az olduğunu düşünüyor. "Ben çok iyi program yapmıyorum ama, yapanlar içinde çok iyiyim" diyor.
Herkesi güldüren Geveze, en çok Amerikan esprilerine gülüyor. 'Bir sarışının bilgisayarda çalıştığını nasıl anlarsın?' diye soruyor ve ekliyor "Tabii ki bilgisayardaki tipeks izlerinden"... Sonra da katıla katıla gülüyor.
KLAS FM'in manken radyo programcısı Pervin Yapar, sihirli kutunun en sevilen isimlerinden. Pervin, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu.
Yaklaşık 6 yıl önce mankenlikle birlikte televizyonculuğa başlamış. Sonra da, 'Hadi program yap' dedikleri için Show Radyo'da radyoculuğa girişmiş. Şimdi Klas Fm'de 'Pervin Yapar Show'u hazırlayıp sunuyor.
Programını dinleyince, onun hakkında yeterli bilgi sahibi oluyorsunuz; bol kahkaha, biraz da argo.
'Radyo yönetimi rahatsız oluyor mu?' sorusuna, 'Hayır, en iyi dinleyecilerim onlar' yanıtını veriyor. Pervin'in şovunda, kahkaha ve argonun yanısıra 'gizli erotizm' de var, ama Pervin olaylara öyle mizahi bir yönden yaklaşıyor ki, erotizmi yadırgamıyorsunuz. Zaten o da hiçbirşeyi umursamıyor.
Hayatında en keyif aldığı şeyler motora binmek ve çok hızlı
araba kullanmak. En büyük dileği de, bir Fransız'la tanışıp apar topar evlenmek.
NUMBER One FM'de, her gece saat 22.00 ile 01.00 arasındaki programıyla özellikle genç kızları radyo başında toplamayı başaran Emrah Saka, günlük hayatta sıkılgan ve çekingen, ama mikrofon başında bambaşka biri oluyor.
Şişmanlamaktan, saçlarının dökülmesinden ve yüksekten korkuyor. Programına en çok Jim Carrey ve Mİchael Jordan'ı konuk etmek istiyor. Bilgisayarlar, dinozorlar, akıllı kızlar ve Depeche Mode, özel ilgi alanları içinde.
Aldığı eğitimle radyoculuğun pek ilgisi yok. Emrah, Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü mezunu, ama şimdilerde Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon Anabilim dalında master yapıyor.
Number One bünyesindeki tüm radyoların Prodüksiyon Müdürü Cengiz Saral'sa, 'Sesle ilgili ne iş olsa yaparım'cılardan. Radyodan onun sesini duyamasanız da, yarattığı sesleri sıkça duyuyorsunuz. En kötü gününde bile gülecek bir yan buluyor Cengiz. Radyodakiler onsuz bir yere gitmiyor. Hayatta en sevdiği şeyler arasında 'scrable' oynamak, tekila içmek ve kızlar geliyor...
GÜÇLÜ Mete, Best FM'de hafta içi hergün program yapıyor. Dinleyenleri eski şarkı ve günlere taşıyan 'Sarı Tramvay' ve 'Bungolo Show'.
Güçlü, dört senelik radyocu. O da, şans eseri radyoya başlayanlardan. Yayın öncesi hazırlık yapan ender programcılardan biri. Yayında
son derece ciddi. Birilerinin yüzüne
telefon kapatıp bunu marifet sayan DJ'lerden nefret ediyor. Hayatta hiçbir şeyin onu şaşırtamayacağını söylüyor. 'Bir gün Cumhurbaşkanı da olabilirim, hayat bu...' diyor. Hitap ettiği kesim 20 yaş ve üzeri. İstanbul Ünivesitesi İktisat Fakültesi mezunu, ama radyocu olmasaymış televizyoncu olurmuş. Onu radyoda en çok etkileyen, hiç tanımadığı birilerinin onun sesinden mutsuz olduğunu anlayıp, derdine ortak olmak istemesi.
DÖRT senelik radyocu 22 yaşındaki Nihat Sırdar'ın asıl mesleği Makine Ressamlığı, ama diğer programcılar gibi o da bir kere radyoya bulaşınca başka işi yapamayacağına karar vermiş.
Ekstra birşey yapmadığını düşünüyor. 'Radyoda günlük hayatta gördüklerimi anlatıyorum. Hiçbir yerde düzen yok, herşey yanlış. Onun için hiç konu sıkıntısı da çekmiyorum' diyor. Programının adı 'Curcuna'. Her sabah 07.00 - 08.00 arası Best FM'de yayında. Çok erken kalkıyor ve gece haberlerini seyretmeden uyumuyor. Gece hayatı hemen hemen hiç yok. Giyime pek önem vermiyor. Zaten onu çoğunlukla tekstilciler dinliyormuş ve kıyafet sorununu da onlar çözüyormuş. 'Radyoya sürekli kıyafet geliyor' diyor.
Tam bir Ferhan Şensoy hayrarı. Şensoy'u usta kabul ediyor. Geleceğe dair planları çok fazla, ama Türkiye'de gerçekleşmeyeceğini bildiği için, gitmek istiyor. Kocaeli Üniversitesi Denizcilik Bölümü'nde okuyor (Laf aramızda sadece askerlikten kaçmak için).
En belirgin özelliği, hem kendisi hem çevresine yönelttiği eleştirileri. 'Şimdi radyodan, - Kızlar çıkmış piyasaya pazara - diye bir şarkı söylesem ne olurum? Böyle bir şeyi Sezen Aksu söyleyince, Hz. Sezen oluyor. O niye hiç eleştirilmiyor? Ben bunu eleştiriyorum' diye konuşuyor.