21.03.2024 - 14:04 | Son Güncellenme:
Vücutta serotonin salgılanmasının en etkili yollarından birisi yürüyüş yapmak. Serotonin stresle başa çıkmada en önemli faktör. Bu nedenle huzursuz veya endişeli hissettiğiniz zamanlarda yürüyüşe çıkmak hiç de fena bir fikir değil. Üstelik Sao Paolo Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, uykusuzluk problemi yaşayan bir grup insanın, yürüyüş ve diğer aerobik egzersiz türleri sayesinde uyku kalitelerini artırdıkları gözlendi.
California State Üniversitesi’nde yürütülen bir araştırmaya göre, yürümek yalnızca serotonin hormonu değil, aynı zamanda endorfin de üretilmesini sağlıyor. Mutluluğun kimyasal formülü olarak da bilinen bu iki hormon aynı anda salgılanarak sizi daha mutlu edecek ideal karışımı oluşturuyor. “Ayakkabılarımı bağlamanın iki yolunu biliyorum. Biri iyi görünmeleri için, diğeri ise daha iyi yürümek için.” – Robert Heinlein
Michigan Üniversitesi Tıp Okulu’nun yaptığı bir araştırmaya göre, 50-60 yaş arasındaki bireyler sadece yürüyüş yaparak ölüm riskini yüzde 35 azaltıyorlar. Yine Alman Saarland Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre ise, günde 25 dakika yürümek ömrü ortalama 7 yıl uzatıyor.
San Francisco Üniversitesi’nde yapılan bir başka araştırma, yürüyüş yapmanın yaşa bağlı hafıza kaybını oldukça düşürdüğünü gözler önüne seriyor. 65 yaş ve altı 5 bin katılımcının günde 3 kilometre yürüyerek hafıza kaybını yüzde 17 azalttığı görüldü.
Çoğu insan için iyi ve fit bir görünüşe sahip olmak, güven hissi ve kişinin kendisine güvenmesi açısından oldukça önemli bir yere sahip. Yürüyüş yapmak, eklem ağrısı gibi birçok kronik rahatsızlığa karşı faydalı bir aktivite. Son olarak yürüyüş yapmak, yağ yakımını da hızlandırır. Hazırlanan bir rapora göre, haftada en az 5 saat yürüyen kadınlar yapmayanlara nazaran oldukça düşük bir yağ oranına sahip.
Yürüyüş yapmak serotonin, endorfin ve diğer mutluluk kimyasallarının üretilmesinde oldukça önemli bir etken. Haliyle de yürüyüşün, stresle mücadelede mükemmel bir yöntem olduğunu söylemek gerekiyor. “Ülkeye geldiğimde yürüyemiyordum; hep söylediklerim gibi, hiç gitmediğim bu topraklarda nasıl yürümek gerektiğini öğrenmekten büyük zevk aldım.” – Alicia Moreau de Justo