Deprem gibi aşkDeprem uzmanı Profesör, ‘Sevgililer Günü’ evlenme teklif ettiği Başkonsolosla bir gün sonra dünya evine girdi... Öyle heyecanlıydı ki; yüzükleri bile unuttu...AYTEN GÖRGÜN İstanbulİstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan ile Bosna - Hersek İstanbul Başkonsolosu Nidzara Zlatar, geçen cuma yıldırım nikâhıyla dünya evine girdi. Nikâhlarını görüntülemeyi unutan çiftin ilk evlilik fotoğraflarını ise Milliyet çekti.
Çiftin aşk öyküsü, Prof. Ercan’ın Bosna - Hersek’te tanıştığı bir arkadaşının daveti üzerine altı ay önce Teşvikiye’deki Mado Cafe’ye gitmesiyle başladı. Ercan, arkadaşının yanındaki Zlatar’a ilk görüşte vurulduysa da belli etmemeye çalıştı. Nidzara ise, ilk kez gördüğü Prof. Ercan hakkında "Gülüşü güzel ama çok yiyor" diye düşünüyordu. Ercan, akşam eve döndü ve bir kâğıda şöyle yazdı: "Nidzara Ercan."
Rüyasında görmüştüNidzara Zlatar ise evleneceği günü iki yıl önce rüyasında görmüştü. Hatta nikâh masası ve nikâhı kıyacak kadını bile. O da not defterine "Ahmet, 15 gün içinde arayacak" diye yazmıştı. Ancak Ahmet Ercan’dan ses çıkmıyordu.
Prof. Dr. Ercan da her gün ajandasına "Nidzara Hanım aranacak" diye notlar düşüyor ama çok istemesine rağmen eli bir türlü telefona gitmiyordu.
Dönüm noktası 11 EylülProf. Dr. Ercan, bir toplantı için gittiği ABD’de 11 Eylül saldırılarına tanık olunca, hayat hakkındaki düşünceleri de değişti. İstanbul’a döner dönmez Nidzara’yı aramaya karar veren Ahmet Ercan o günleri şöyle anlatıyor:
"Tarihi unutmuyorum. 18 Eylül’dü. Aradım. Telefonda sevinçli bir ses bana ‘Buyrun profesör’ diyordu. Beni unutmamış olmasından çok mutlu oldum. Kendisine ‘Bu akşamki caz konserine iki biletim var, gelmek ister misiniz?’ diye sordum. Yine Mado Cafe’nin önünde buluştuk. Heyecandan elimiz ayağımız titriyordu."
Nidzara Zlatar, buluşmaya kırmızı bir kıyafetle geldi. "Pırıl pırıl parlayan kristal gibi bir şeydi benim için" diyen Prof. Ercan o anda Nidzara’ya ikinci kez âşık olmuştu.
Konsere yürüyerek gittiler. Aralarındaki ilk temas, Ercan’ın yoldan geçen bir arabadan korumak için Nidzara’nın kolunu tutmasıyla gerçekleşti.
Konser çıkışı
kahve içip ertesi gün Büyükada’ya gitmek için sözleştiler. İlk kez orada el ele tutuştular. Evlenme teklifi ise bir otomobilde geldi. Nedzara Zlatar o anı şöyle anlatıyor: "İki ay önce arabanın içindeydik. Ahmet birden bana ‘Benimle evlenir misin?’ diye sordu. Tereddütsüz ‘evet’ dedim."
Kimseye söylemedilerTeklif gelmiş ve kabul edilmişti ama işlerinin yoğunluğu nedeniyle evlenmeye fırsat bulamadılar. Taa ki geçen perşembeye Sevgililer Günü’ne kadar. O gün Prof. Ercan yemekte sevgilisine yavruağzı renginde dokuz gül verdi ve ikinci kez evlenme teklif etti. Ve aldığı yanıt yine ‘evet’ti. Plan yapacak zamanları yoktu, yarın evleneceklerdi.
Söz verdikleri gibi ertesi gün Beşiktaş Evlendirme Dairesi’ne gidip yıldırım nikâhı kıydırdılar. Tanıkları dairede çalışan memurlardı. Sabah her ikisinin de işi vardı. Nikahı öğle tatiline denk getirdiler. Nikâh sonrası işlerinin başına döndüler. Aceleden birbirlerine nikâh yüzüğü takmayı dahi unuttular. İkisi de evlendiklerini kimseye söylemedi. Hatta ilk eşlerine ve o eşlerinden olan çocuklarına bile...
YAŞAM