24.06.2021 - 07:20 | Son Güncellenme:
Bilim Kurulu bir kez daha koronavirüs ile mücadelede ana gündem başlıklarını görüşmek üzere toplandı. Tüm Türkiye'nin gözü kulağı Bakan Koca'nın toplantı sonrası yapacağı kritik açıklamalardaydı. Kameraların karşısına geçen Koca önemli son dakika bilgileri paylaştı. İşte Bakan Koca'nın açıklamarından satır başları:
Bilim Kurulu'nda salgının bugüne kadar etkisi, aşılama programı kapsamında karşılaşılan aşı yan etkilerinin durumu ve yerli aşı TURKOVAC'ın Faz 3 çalışmaları olmak üzere üç önemli başlığın ele alındığını aktaran Koca, "Salgını aşı ile aşacağız demiştik. Mevcut gidişat bu hedefe ilerlediğimizi gösteriyor. Zaferden emin ve yakın ama temkinli ve teyakkuzdayız." diye konuştu.
Kovid-19 küresel salgınının beraberinde birçok zorluğu getirdiğini ve bu durumun dört bölüm halinde ele alınabileceğini aktaran Koca, ilk dönemin salgına hazırlık, karantina ve önlemlerin neler olabileceğiyle ilgili olduğunu belirtti.
Hastalığın ortaya çıktığı günden üç ay sonra ilk vakanın Türkiye'de görüldüğünü, bu aşamada alınan tedbirlerin ülkeye üç ay kazandırdığını anlatan Koca, ikinci bölümün ise tanınmayan bu düşmandan nasıl korunulacağını öğrenmekle ilgili olduğunu ifade etti. Koca, bu dönemde salgın yönetimi ve çalışma rehberleri ile salgın döneminde kontrollü sosyal hayatın nasıl olabileceğine odaklanıldığını, Hayat Eve Sığar uygulaması ve HES kodunun artık en çok kullanılan araçlara dönüştüğünü dile getirdi.
Üçüncü dönemde ise hastalıkla mücadelenin başladığını vurgulayan Koca, hastaların nasıl tedavi edileceğine odaklanıldığını, Kovid-19 sebebiyle büyük kayıplar verildiğini aktardı. Koca, Türkiye'nin güçlü sağlık altyapısı sayesinde dünyada görülen, koridorlarla hastaların entübe edildiği, oksijen maskeleriyle sıra beklediği görüntülerin oluşmadığını, salgın boyunca altyapı eksikliği yaşanmadığını vurguladı.
Sağlık Bakanı Koca, bu süreçte en büyük gururlarının sağlık çalışanları olduğunu, tam bir seferberlikle hastalıkla mücadele edildiğini, salgın yönetiminin en zorlu döneminin de bu günler olduğunu söyledi. Dördüncü bölümde ise salgının kontrolünün ele alınarak aşılama programının başladığına, salgının gerilediğine dikkati çeken Koca, "Şu an bu aşamadayız ve salgının kısa sürede son bulacağına inancım tam. Kısaca özetlemek gerekirse salgınla karşılaşmadan önlemler aldık, salgından toplumumuzu korumak için tedbirler aldık, hastalık ile mücadele ettik. Şimdi de aşı ile salgından tamamen kurtulmanın eşiğindeyiz." ifadesini kullandı.
Hastalıkla mücadelenin yoğun şekilde sürdürüldüğü üçüncü dönemin bazı sonuçları hakkında bilgiler paylaşan Koca, şunları kaydetti: Salgın süresince salgından yaklaşık 50 bin insanımızı kaybettik. Salgın sürecinde ertelenen sağlık hizmetleri sebebiyle yaşadığımız kayıp ise bundan çok daha büyük. Örneğin kalp krizi teşhisleri salgın döneminde yüzde 56 azalmasına rağmen kalp krizine bağlı ölümler yüzde 10'dan fazla artış gösterdi. Bu durumun temel sebebi, salgın dışında sağlık hizmetine ulaşımın yavaşlaması ya da vatandaşlarımızın salgın dışındaki sebeplerden hastanelere gitmekten imtina etmeleridir. Benzer birçok hastalığın teşhisinde azalış olurken o hastalığa bağlı kayıplarda artışlar yaşadık.
Koca, "Üzücü olan hastalığı geçirmiş kişileri, hastalığın bıraktığı hasarlar ile neyin beklediği konusudur. Gelecek üç yıl boyunca hastalığı geçirmiş kişilerde ne tür yan rahatsızlıklar çıkacağı tespit edilemese de mevcut ölümlerin 3-4 katı kadar daha kayıp beklendiği belirtilmektedir. Bu son derece hazin, vahim bir tablo ve beklentidir." diye konuştu.
Bizim yaptığımız değerlendirmelerde hastalığı geçirdikten ve tamamen iyileştikten 45 gün sonrasında yaşanan ölüm olaylarını incelediğimizde, özellikle 65 yaş üzeri grupta vefat sayılarının 2 kattan fazla arttığını tespit ettik. Öyle görünüyor ki gelecek 3 yıl bu hasarı telafi etmekle geçecek ancak tüm bu vahim tabloya rağmen umudumuzu diri tutacak, geleceğe güvenle bakmamızı temin edecek güzel gelişmeler de var. Örneğin aşılarımızın hastalık sebebiyle gerçekleşen ölümleri çok önemli ölçüde sınırladığına şahit oluyoruz. Aşı olanlar virüsü kapsa da ölümden ve hastaneye yatıştan korunuyorlar. Aşılanarak salgın küllerini aşacağımız görünüyor.
Ağır bedeller ödendiğini ancak güzel günlere çok yaklaşıldığını belirten Koca, vatandaşlardan bu dönemi hata yapmadan kapatmalarını, kendi kişisel güvenlik çemberini oluşturarak bir süre daha dikkatli davranmalarını ve aşı olmalarını istedi. Bakan Koca, ardından günlük vaka tablosunu paylaştı. Vaka sayısının dün 6 binin üzerindeyken bugün 5 bin 809 olduğunu bildiren Koca, "Salgın, pazartesi ve salı genelde bir yükselişle kendisini gösteriyor özellikle bu dönemde ama bugün 5 bin 809." dedi.
Delta varyantıyla ilgili soru üzerine Koca, Delta Plus'ın Türkiye'de daha tespit edilmediğini belirterek şöyle devam etti: Delta Plus'ın daha ülkemizde görüldüğünü bilmiyoruz, yani görülmedi, tespit etmedik ama delta varyantıyla ilgili ülkemizde şu ana kadar sekansı yapılmış olup adı konan 134 vakamız oldu. Toplam 16 ilimizde görüldü. Giderek illerdeki dağılımı artmaya başladı ve yoğunluklu, ağırlıklı olarak da İstanbul'da görüldü
134 vakanın 82'si İstanbul'da. Düzce'de 18, Van'da 8, Ankara'da 4, İzmir'de 3 ve diğer illerimizde de bir, iki şeklinde olmak üzere toplam 16 ilimizde görüldü. Ülkede çok ciddi bir oranın olmadığını biliyoruz ama her geçen gün bunun artabileceğinden de endişe ediyoruz. Aşıların bu varyanta etkili olduğunu biliyoruz. Aşıların erken dönemde bir an önce yapılmasının önemiyle birlikte ikinci dozla delta varyantında daha güçlü bir etkinin olduğunu da biliyoruz.
Şu ana kadar kaç doz aşının sevkiyatı tamamlandı?" sorusu üzerine Koca, en geç nisan sonuna kadar 100 milyon doz Sinovac aşısının gelmesi gerektiğini ancak şu ana kadar gelen aşı miktarının 34 milyon olduğunu söyledi.
BioNTech için mart sonuna kadar 4,5 milyon dozun teslim edilmesine ilişkin 27 Aralık'ta anlaşma yapıldığını anımsatan Koca, bu aşıların belirtilen tarihte geldiğini kaydetti. Sonrasında haziranda 30 milyon doz aşının gelmesine ilişkin sözleşme yapıldığını ifade eden Koca, şunları kaydetti:
"Eylül ayı sonu itibarıyla toplam 120 milyon. Bu 30 milyondan 20 milyon aşımız gelmiş oldu. Pazartesi ve salı günü de 5 milyona yakın daha gelmiş olacak. Yani 25 milyon. Belki 30 milyona tamamlanması temmuzun ilk 3, 4 günü içinde olabilir. Şu ana kadar gelen ilk 4,5 milyon ile birlikte 24,5 milyon oldu. Devamının da bir sonraki hafta tamamlanacağını söyleyebilirim. Bu anlamda ciddi bir sorun olmadığını çok rahatlıkla söyleyebilirim.
BionTech Üst Yöneticisi Uğur Şahin'e, 30 milyon doz tamamlandıktan sonra aşı gündeminden çıkmak, daha çok üretim ve Ar-Ge dahil olmak üzere başka konuları konuşmak üzere Türkiye'ye gelmesinin sağlıklı olacağını söylediğini belirten Koca, bu çerçevede Şahin'in de Kurban Bayramı'ndan sonra gelebileceğini söyledi. Koca, ayrıca 200 bin kişilik 400 bin doz Sputnik V aşısının da geldiğini, testlerin yapıldığını bildirdi.
Kısıtlamaların devre dışı kalmasıyla veya azaltılması ile birlikte bu dönemde vakaların hareketlilikle birlikte ve temasla birlikte çok arttığını biliyoruz. Normalde bu kısıtlamaların kaldırılması ile birlikte düşüşün stabil bir döneme girdiğini görüyoruz. Gördüğünüz gibi vakalar 5-6 bin bandında sabit kalmaya başladı, 3-4 haftadan bu yana. Bu hareketin artışıyla birlikte genelde bu kadar sabit kalma sonrası daha öncede İngiliz varyantında da gördüğümüz şekli ile şimdi Delta varyantı şüphesi ile genelde yukarı doğru bir çıkış eğilimini görmüş oluruz. Bu endişemiz var mı, var ama şunu görüyoruz bu dönemde yukarı doğru çıkıştan ziyade daha sabit kaldığını daha önceki İngiliz varyantında görülenden farklı olarak bu dönemde yoğun aşılama yaptığımızı, aşının etkisinin de 14 günden sonra oluştuğunu biliyoruz.
Koca, yeni yaş gruplarına aşı sırasının ne zaman geleceği ve aşılamanın kaç yaşa kadar düşürüleceği yönündeki bir soruya şu yanıtı verdi: Biz, özellikle şu dönemde hızla 18 yaş ve üzeri olan vatandaşımızı aşılamak istiyoruz. Bunu ne kadar erken dönemde yapabilirsek, toplumsal bağışıklığı o kadar erken dönemde sağlamış olabileceğimizi ve ülkeye giriş ihtimali olan mutasyonlara karşı da erken dönemde tedbir anlamında bir çözüm olacağına inanıyoruz. O nedenle şu an 25 yaşa kadar biliyorsunuz inmiş oldu, 25 yaş ve üzeri. Bugünden söyleyebilirim, cuma günü itibarıyla 18 yaşından gün almış bütün vatandaşlarımızı tanımlamış olacağız. Yani cuma gününden itibaren 18 yaşından gün almış herkes randevu alabilir olacak. Bizim hedefimiz, özellikle 18 yaş üstü aşılanabilir olma durumu olan, yani hastalığı geçirenleri düşürdüğümüzde nüfusun en az yüzde 70'inin, 55 milyona yakın vatandaşımızın Kurban Bayramı'na kadar en az bir doz aşılanmış olmasını sağlamak istiyoruz.
Aşının etkisi ile yukarı doğru çıkışın baskılandığı kanaatinde olduklarını bildiren Koca, "Önümüzdeki 2-3 hafta içinde aşılamayı giderek yoğunlaştırmak kaydıyla buradaki statik durumun giderek aşağı doğru inebileceğini ümit ediyoruz. Önümüzdeki dönemde zorunlu olmadıkça kısıtlamaları yapmak istemiyoruz." dedi.
Koca, "Maske kullanımı ne zaman kaldırılabilir?" sorusu üzerine, "Biz toplumsal bağışıklığın oluşmadığı bu dönemde, maskeyi halen o güvenlik çemberi içinde kullanmamız gerektiğini tekrar hatırlatmak istiyorum. Toplumsal bağışıklığın oluştuğu, en az yüzde 70 oranında aşılamanın olduğu dönemde maskelerden de artık kurtulabileceğimiz dönem olur diye düşünüyorum." diye konuştu.
PROF. DR. ATEŞ KARA BİLİM KURULU ÜYESİ: İki aşı arasında bir miktar fark var ama bu yan etkiler her iki aşıda da 24 saatten çok uzun sürmüyor ancak 100 aşı olan kişide değerlendirdiğimizde yaklaşık 8'inde belki de 2 gün kadar en fazlasıyla kolda ağrının devam ettiğini görüyoruz. Ayrıca 'sistemik' dediğimiz, yani tüm vücudu etkileyen kas ağrısı, halsizlik, yorgunluk gibi etkiler görülebiliyor. Aşılar arasında bir miktar fark olmakla beraber ancak aşı olanların yüzde 10 ile yüzde 15'inde görülebilen yan etkiler şeklinde. Hem ülkemiz hem de dünyadaki verilerle bunların hiç birinin kalıcı olmadığını, birkaç gün içinde geçtiğini görüyorum.
Yan etkiler içinde baş ağrısının çok nadiren, aşı olmuş 250-300 kişide bir görüldüğünü ve üç gün kadar sürdüğünü anlatan Ateş, "Çok ciddi anlamda, gündelik yaşamı etkileyecek kadar yan etki ise çok daha nadir. Hiç görünmüyor değil ama aşı olduktan sonra, aşağı yukarı 1000 ila 1200 kişide bir kişi veya 1000 ila 1200 kişide iki kişi kadar ikinci dozdan sonra 24 saat kadar kendisini ciddi şekilde halsiz ve yorgun hissedip, evden çıkmamayı tercih edebilecek düzeylerde yan etkiler olduğunu görüyoruz." diye konuştu. Kara, bu verileri ve sonuçları çok daha detaylı toplayıp tüm dünya ile yayın olarak paylaşmayı istediklerini belirti
PROF. DR SERHAT ÜNAL BİLİM KURULU ÜYESİ: Ünal, Türkiye'nin, Eylül 2020'de Sinovac aşısının faz 3 çalışmasına başladığını ve başarılı yürütülen çalışma sonucunda 23 Aralık'ta aşılama programına geçtiğini hatırlatarak bu anlamda dünyadaki ilk ülkeler arasında yer aldığını ifade etti.Yürütülen çalışmanın sonucunun da önemli tıp dergilerinden Lancet'te yayına kabul edildiğini bildiren Ünal, gelecek hafta içinde yayımlanacağını söyledi. Şu günlerde de Kayseri Erciyes Üniversitesinden Prof. Dr. Aykut Özdarendeli'nin geliştirdiği inaktif yerli aşının faz 3 çalışmalarıyla ilgilendiklerine değinen Ünal, aşı çalışmasının planlı şekilde yürütüldüğünü dile getirdi. Ünal, TURKOVAC'ın dün faz 3 çalışmasına başlandığını anımsatarak en kısa sürede Türk ve dünya tıbbına kazandırılması çabası içinde olacaklarını ifade etti.
Öte yandan Bakan Koca Bilim Kurulu toplantısı öncesi AK Parti Genel Merkezi’nde AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım başkanlığında düzenlenen toplantıda milletvekillerini ve partinin MKYK üyelerini bilgilendirdi. Bakan Koca, sağlık politikaları, 1 Temmuz itibarıyla başlayacak normalleşme süreci, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ismini duyurduğu ve Faz-3 aşamasına geçilen TURKOVAC aşısına ilişkin çalışmalar hakkında milletvekillerine bilgi verdi.
Bakan Koca, dünyada etkili olmaya başlayan ve Türkiye’de de görülen delta varyantını milletvekillerine anlattı. Bakan Koca, milletvekillerine delta varyantının Türkiye’de 134 kişide görüldüğünü söyledi.
Daha önce Covid-19 belirtileri öksürük, ateş, koku ve tat kaybı olarak sayılıyordu. Delta varyantı da kendi içinde mutasyon geçirip 'Delta Plus' adlı yeni bir varyantın ortaya çıkmasına yol açtı.
Daha bulaşıcı olan 'Delta Plus' varyantı, yine Hindistan'da tespit edildi. Ülkedeki üç eyalette 22 vakaya rastlanırken, batıdaki Maharashtra eyaletinde 16 vaka kayıtlara geçti. Delta Plus aslında Haziran ayının başlarında tanımlanmıştı ancak bu kadar hızla yayılmasını bilim insanları beklemiyordu. Hindistan Sağlık Bakanlığı, Salı günü yaptığı açıklamayla durumun vehametini doğruladı.