Gündem‘Sahte içki’ davasında tahliye yok

‘Sahte içki’ davasında tahliye yok

16.07.2010 - 16:27 | Son Güncellenme:

Ölen Alman gencin babasının sözleri, salonda duygusal anlar yaşattı

‘Sahte içki’ davasında tahliye yok

ANTALYA'nın Kemer İlçesi'nde 3 Alman öğrencinin ölümüne, 4'ünün de zehirlenmesine neden olan ‘sahte içki’ davasında ölenlerden Rafeal Neca'nın babası Lars Neca, “Sanıklar ailelerinin perişan olduğunu, çocuklarının onları beklediğini söyleyerek serbest bırakılmayı istiyor. Ben seve seve onlarla yer değiştirmeye hazırım” dedi. Mahkeme, sanıkların tahliye talebini reddetti.

Haberin Devamı

Almanya'dan geçen yıl Mart ayında tatile geldikleri Kemer'de kaldıkları otelde aldıkları alkol sonrası komaya giren 7 Alman öğrenciden 3'ünün ölümü, 4'ünün de zehirlenmesiyle ilgili açılan davada, 3'ü tutuklu 13 sanığın yargılanmasına devam edildi. Antalya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada sahte içki üretimi yapan şirketin yöneticileri Halil İbrahim Emmez ve Cengiz Emmez ile otelin satın alma müdürü Vedat Karagülmez tutuklu yargılanırken, Mehmet Emmez, Mesude Emmez, Emine Emmez, şirkette çalışan Aytekin Yıldırım ve Önder Sağlam, otelin genel müdürü Gürsel Özcan, genel müdür yardımcısı Osman Kafadar, otel işletmecisi Beyhes Yüksek, otelin yiyecek içecek sorumlusu Taşkın Hisarlı ve garson Sadettin Özcan da tutuksuz yargılanıyor. Bugünkü duruşmaya tutuksuz sanıklardan Emine Emmez, Beyhes Yüksek ve Gürsel Özcan katılmadı.

Haberin Devamı

GENÇLER KORKUP GELDİ

Duruşmada Kemer’deki özel hastanede Alman gneçlere ilk müdahaleyi yapan doktorlardan Recep Deniz Çakılkaya’nın talimatla alınan tanık ifadesi okundu. Mahkeme başkanı Mustafa Zeki Söğüt'ün okuduğu Çakılkaya'nı ifadesinde şunları söylediği belirtildi:

“Biri bayan 6 Alman genç hastaneye gelerek bir arkadaşlarının öldüğünü, kendilerinin de korktuklarını söyledi. Gençler, ‘Biz de zehirlenmiş olabiliriz’ dedi. Kendilerini kontrol altına aldık. Onlara gelir gelmez nerede alkol aldıklarını sorduk, otelde votka içtiklerini söylediler. Tedavinin düzgün yapılabilmesi için tüm detayları sorduk. Dışarıdan içki almamışlar. Kolonya gibi alkol içeren bir şey içmemiş, uyuşturucu kullanmamışlar. Bir süre sonra iki gençte solunum rahatsızlığı başladı. Hemen Antalya’ya sevk ettik.”

BURADA TAPDK KUSURLU

Duruşmada söz alan otel satınalma müdürü Vedat Karagülmez'in avukatı Hakan Evcin ise olayda otel yönetiminin kusuru bulunmadığına dikkat çekerek, sorumluluğun Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'na (TAPDK) ait olduğunu ileri sürdü. Evcin, şunları söyledi:

“Burada kurumun sorumluluğu çok büyüktür. Emmez kardeşler gibi içki kaçakçılığı yapan birilerine, firmanın adı değiştirerek, bugün babasının, ertesi gün eşinin üzerine bir değil, iki değil 3 defa sahte içki üretmek suçundan yakalanan bu kişilere yeniden, tekrar tekrar ruhsat verilmesi anlamsızdır. Müvekkillerimden Vedat Karagülmez, devletin verdiği belgelere güvenmek zorundadır. Ticeret sicili var mı? Var. TAPDK’dan içki satma ruhsatı var mı? Var. İçkiler kapalı ve bandrollü. Bir tek TAPDK’nın elindeki makine var. Bandrolün sahte olduğunu belirleyen. Onu da devlet Vedat Karagülmez’in almasına izin vermiyor. İçki şişesinin içindeki alkolü ölçmesine zaten imkan yok.”

Haberin Devamı

Avukat Evcin, çocuklara ilk müdahaleyi yapan özel hastanenin de geç müdahale yaptığını belirterek ikinci derecede kusurlu olduğunu iddia etti.

SANIKLAR TAHLİYE İSTEDİ

Mahkeme heyetinden söz alan sanık Cengiz Emmez, “Biz iki kardeş birlikte tutuklandık. İşlerimiz kaldı. Çoculk çocuklarımız perişan oldular. Tahliyemizi veya en azından birimizin tahliyesini talep ediyoruz” dedi. Otelin satınalma müdürü Vedat Karagülmez de tahliye talebini belirterek, “Çocuklarım perişan oldular. Neden tutuklu olduğumu bile bilmiyorum. Babam Zonguldak’tan her duruşmaya geliyor. Çocuklarımın bana ihtiyacı var” diye konuştu.

Haberin Devamı

‘SEVE SEVE YER DEĞİŞTİRİRİM’

Bunun üzerine ölenlerden Rafeal Neca’nın babası Lars Neca söz aldı. Baba Neca tercümanı aracılığıyla yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bu kişiler şişenin içindeki alkolü bilemeyeceklerini söylüyorlar. Üzerindeki bandrole güvendiklerini söylüyorlar. Benim çocuğum da bunlara güvenerek içtiği içkinin sonucunda öldü. Çocuğumun cezası ölüm oldu. Onların da aynı şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Ayrıca buradaki sanıklar ailelelerinin ne kadar perişan olduğunu, çocuklarının onlara ihtiyaçlarının bulunduğunu söylüyorlar. Ben seve seve onlarla yer değiştirmeye hazırım. Ben de Almanya'dan geliyorum ve duruşmalar ne kadar sürerse sürsün her duruşmaya katılacağım ve her aşamayı takip edeceğim.”

ALMANYA'DAN RAPOR GELDİ, İSTANBUL'DAN GELEMEDİ

Bu arada Almanya Adalet Bakanlığı, ‘sahte içki’den yaşamını yitiren gençlerin otopsi raporlarını, tedavi gören yaralı öğrencilerin de tedavi ve adli tıp raporlarını, ifadelerini büyük bir dosya yaparak Antalya'daki mahkemeye ulaştırdı. Mahkeme başkanı Mustafa Zeki Söğüt, Almanya’dan gelen büyük klasörler içindeki raporları kabul ederken halen İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan istenen raporların gelmediğini belirterek İstanbul tekrar yazı yazılmasına karar verdi.

Haberin Devamı

Duruşma, sanıkların tahliye talepleri reddedilerek, Adli Tıp Kurumu raporunun gelmesi ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için 7 Eylül'e ertelendi.

Duruşma çıkışı açıklama yapan Alman ailelerin avukatı Levent Geçerler, gençlere ilk müdahalenin yapıldığı özel hastane hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, “Bize göre ölenlerle ilgili olarak yapılan teşhis ve tedavide gecikme ve ihmal olmuştur. Konuyla ilgili olarak ayrıca soruşturulmasını talep ettik. Savcılık soruştırmasını başlatmıştır” dedi.

OLAY NASIL OLMUŞTU?

Almanya’da bir yüksek okulda öğrenim gören 11 kişilik öğrenci grubu, tatillerini geçirmek için Antalya’nın Kemer İlçesi'nde bulunan Anatolia Otel’e gelmiş, geçen 22 Mart tarihinde tesise gelen öğrencilerden 7'si 3 gün boyunca aşırı alkol alınca komaya girmişti. Öğrencilerden Rafael Neca (22) otel odasında, Jean Pieri Follkevth (18) ile Jan Lange (20) ise özel uçakla götürüldükleri Almanya’daki hastanede yaşamını yitirmiş; Dustın Krabbe (18), Hendrik Barkow (18), Vanessa Cwıklınskı (18) ve Vıncent Feyerabend (19) ise tedavi edilmişti. Olayla ilgili otel görevlileri ve otele içki tedarik eden firmadan 7 kişi tutuklanmış, soruşturmayı tamamlayan Kemer Cumhuriyet Savcılığı, iddianameyi Antalya'ya göndermişti. Savcılık, ‘Olası kastla insan öldürmek’, ‘insan öldürmeye teşebbüs’ ve ‘4733 Sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanununa Muhalefet’ suçlarından 3'ü tutuklu 13 sanık hakkında 5'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemişti.

KEŞFETYENİ
Ölümü Türkiye'yi yasa boğdu! Ünlü şarkıcı öğrenci detayını ilk kez paylaştı
Ölümü Türkiye'yi yasa boğdu! Ünlü şarkıcı öğrenci detayını ilk kez paylaştı

Cadde | 04.04.2025 - 13:22

Şarkıcı Lara'nın paylaşımında ortaya çıkan 63 öğrenci detayı herkesi duygulandırdı.

Yazarlar