26.02.2010 - 02:01 | Son Güncellenme:
BAHAR ATAKAN Ankara
YÖK’ün kurucu başkanı ve Bilkent Üniversitesi kurucusu Prof. Dr. İhsan Doğramacı, çoklu organ yetmezliği tanısıyla 9 Kasım 2009’dan bu yana tedavi gördüğü Hacettepe Üniversitesi hastanesinde dün yaşamını yitirdi. Türkiye’de yükseköğretim ve sağlık alanlarının gelişiminde büyük katkıları bulunan Doğramacı için yarın saat 09.30’da Hacettepe Üniversitesi’nde, saat 13.30’da Bilkent Üniversitesi’nde anma törenleri yapılacak. Pazar günü saat 09.30’da ise YÖK’te bir anma töreni gerçekleştirilecek. Doğramacı aynı gün Kocatepe Camii’nde gerçekleştirilecek devlet töreninin ardından toprağa verilecek.
Devlet töreni için gerekli Bakanlar Kurulu kararının imzaları dün akşam tamamlandı. Doğramacı’nın, yine Temmuz 2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda, Doğramacızade Ali Paşa Camii alanı içerisindeki özel bir bölüme defnedileceği kaydedildi. Doğramacı’nın babası adına yaptırdığı cami, İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilik sembollerini içermesiyle tanınıyor. Cenaze için, yakın arkadaşı olan Haydar Aliyev’in oğlu Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de Ankara’ya gelmesi bekleniyor.
Ailesi adına Hacettepe Üniversitesi ve hastanesine şükran duyduklarını belirten Prof. Dr. Ali Doğramacı, “Babam, hastanede öyle bir tedavi oldu ki, bunu dünyanın hiçbir yerinde görebileceğimizi düşünmüyorum” dedi. İhsan Doğramacı’nın 94 yıl 10 ay yaşadığını, 3 Nisan’da da 95’inci yaşını dolduracağını söyleyen Doğramacı, “Babamı gördüm göreli mücadele içerisindeydi. Aile içinde bu mücadelenin güçlüklerini kendi içimizde taşımaya çalıştık” diye konuştu.
Son isteği Erbil’de enstitüydü
Ali Doğramacı, babasının dinin insanları ayırmak için değil, bir araya getirmek için olduğuna inandığını, Doğramacızade Ali Paşa Camii’nin insanları bir araya getirmek için yapıldığını belirterek, babasına bir anıt mezar yapılmayacağını söyledi. Dünyanın her yerinden taziye telefonları aldığını söyleyen Ali Doğramacı, “İhsan Doğramacı’nın bir vasiyeti var mı?” sorusu üzerine şöyle dedi: “Zor bir yoldan geçiyorduk. Fakat babam mücadeleci. Oradayken bile çalıştı. 16 Aralık’ta hastanedeydi. Erbil’de Bilkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nün açılması talimatını verdi. Senatodan kararı aldık. Aramızdan ayrıldığını düşünmüyoruz. Biz, onun yolundan yürümeye çalışacağız.”
Doğramacı’nın eşi Ayser Doğramacı (85) ise gün boyunca sakinleştiricilerin etkisiyle dinlendi. Kızı Şermin Savaşçı gelenleri ağırlarken, İhsan Doğramacı’nın diğer oğlu Osman Doğramacı’nın yurtdışında bulunduğu belirtildi.
Portre
Prof. Dr. İhsan Doğramacı
Eğitimde iz bıraktı
YÖK’ün kurucu başkanı, Hacettepe ile Bilkent üniversitelerinin kurucusu ve Mütevelli Heyeti Başkanı, UNICEF Türkiye Milli Komitesi Başkanı İhsan Doğramacı, 3 Nisan 1915’te Irak’ın Erbil kentinde dünyaya geldi.
İlköğretimi sırasında Arapça öğrenen, orta öğrenimini Beyrut Amerikan Üniversitesi’ne bağlı International College’da tamamlayan Doğramacı, yükseköğrenimini İstanbul Tıp Fakültesi’nde bitirdi. Çalışmalarını Ankara Numune Hastanesi’nde, Harvard Üniversitesi’ne bağlı Boston Children’s Hospital ve Washington Üniversitesi’ne bağlı St. Louis Children’s Hospital’da sürdüren Doğramacı, 1942’de Sadrazam Mahmut Şevket Paşa’nın yeğeni ve eski Irak Başbakanı Hikmet Süleyman Bey’in kızı, Bağdat Amerikan Kız Koleji öğrencisi Ayser Hanım’la evlendi. Bilimsel çalışmalarıyla tıp dünyasına büyük hizmetler verdi, Türkiye ve Uluslararası Çocuk Sağlığı Merkezi Başkanlığı ile Uluslararası Pediatri Kurumu Onursal Başkanlığı görevlerini yürüttü.
Siyaset teklifine ret
1947’de göreve başladığı Ankara Üniversitesi’nde 1949’da doçent, 1955’te profesör oldu. 1963 - 1965 arasında Ankara Üniversitesi Rektörü, 1965 - 1967 arasında ODTÜ Mütevelli Heyeti Başkanı, 1967 - 1975 arasında Hacettepe Üniversitesi Rektörü olarak görev yaptı. Bir röportajında, siyasetten ilk teklifin de 27 Mayıs sonrası geldiğini söyledi. O zaman teklifi yapan kişi Cemal Gürsel, teklif de Sağlık Bakanlığı idi. Ancak Doğramacı bu teklifi reddetti.
1964-1973 arasında Avrupa Rektörler Konferansı yönetim kurulu üyeliği, 1981’den sonra da Uluslararası Yükseköğretim Konferansı’nda yönetim kurulu üyeliği, başkanlık ve onursal başkanlık görevlerinde bulunan Doğramacı, 1976’da Dünya Sağlık Örgütü Dünya Sağlık Asamblesi İkinci Başkanı oldu. Aynı örgütte 1979 - 1982 arasında Tıp Araştırma Komitesi Danışma Kurulu üyeliği, 1979-1984 arasında Ana Çocuk Beslenmesi Danışma Kurulu üyeliği yaptı. 1959 - 1999 arasında 3 dönem UNICEF Program Komitesi başkanlığı, iki dönem de yönetim kurulu başkanlığı yaptı.
Başörtü yerine türbanı savundu
1981’de 12 Eylül askeri yönetimince kurulan YÖK’ün kurucu başkanı olan Doğramacı, 1992’ye kadar bu görevi yürüttü. Üniversitelerde başörtüsü takılmasının yasaklanması üzerine “Başörtüsünün takılmaması için talimat verdik. Öğrencilerimiz modern anlamda türban takarsa, buna izin veririz” sözleriyle üniversitelerde türbanın mimarı oldu. 1985’te Türkiye’nin ilk özel üniversitesi Bilkent’i kurdu. Turgut Özal kendisine 1983’te Dışişleri Bakanlığı teklifinde bulundu, ancak bu daveti reddetti. Bilkent’teki rektörlük görevini 1992’ye kadar sürdüren Doğramacı, üniversitedeki öğrencileri ve öğretim üyeleri tarafından “Hocaların Hocası” lakabıyla tanınıyordu. Bu lakap zamanla “Hoca Bey” olarak kullanılmaya başladı.
Bilkent’in kuruluşuyla ilgili bir anısını da Doğramacı şöyle anlatmıştı: “1984’te Bilkent’i kurduk. Sakıp Sabancı’ya gittim ‘gel üniversite kur’ dedim. Kabul etti. 10 gün sonra aradı, ‘Harvard bile para kazanmıyormuş’ diyerek vazgeçti. Ben de Vehbi Bey’e gittim. Üniversite kurdu. Sonra Sabancı da kurdu.”
Nisan 1996’da büyük bir acı yaşamış, kız kardeşleri Şadiye Doğramacı Çelebi ve Refkiye Doğramacı’yı trafik kazasında kaybetmişti. Bir rutin kontrol sırasında başlangıç aşamasındaki kanserli tümör belirlenen sağ böbreği, 1997’de ABD’de yapılan başarılı bir operasyonla alınmıştı.
Ödülleri
4 ülkeden nişan
1985’te Türkiye’nin ilk özel üniversitesi Bilkent Üniversitesi’ni kuran Doğramacı, TÜBİTAK Hizmet Ödülü, Dünya Sağlık Örgütü, Leon Bernard Vakfı Ödülü, Amerikan Pediatri Akademisi Christopherson Ödülü, UNICEF Maurice Pate Ödülü sahibiydi. Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü ve TBMM Onur Ödülü sahibi Doğramacı aralarında Fransa’nın Legion d’Honneur nişanı da dahil 4 ülkenin nişanına sahipti. 11’i Türk olmak üzere toplam 27 üniversiteden onursal doktorası bulunuyordu.
Zirveden mesajlar
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: Bilime, eğitime, sağlığa, kültüre, sanata, ekonomiye, ülkemizin tanıtımına yaptığı katkıları ve Türk dünyasına yönelik çalışmaları takdirle karşılanan İhsan Doğramacı, milletçe gurur duyduğumuz bir bilim adamı, örnek bir vatandaş olmuştur.
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin: İhsan Doğramacı, kurduğu üniversiteler, eğitim hayatına sağladığı katkılar ve tıp alanında yaptığı hizmetlerle uluslararası alanda tanınmış değerli bilim adamlarımızdandı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Bilim adamlığının yanı sıra Türkiye’de yeni üniversitelerin kurulması ve Anadolu’ya yayılması bakımından oynadığı rolle akademik hayatımızın unutulmazları arasında olacaktır.
Manevi kızı çok üzgün
Doğramacı’nın manevi kızı tiyatro sanatçısı Ayten Gökçer, taziye ziyareti öncesinde gözyaşlarına hâkim olamadı. Gökçer, “Bu aileyi 16 yaşımdan beri tanıdığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Doğramacı, Ayser Hanım’ın ve kendi mal varlıklarını Türkiye’de okumaya muhtaç gençlerin meslek sahibi olabilmeleri için vakfa bağışladı. Değerli üç çocuğu da ‘Neden baba?’ diye sormadı”dedi. Gökçer, CNN Türk’e yaptığı açıklamada da Doğramacı’nın YÖK kurucusu olması nedeniyle kendisine yöneltilen eleştiriler hakkında hiçbir zaman kötü bir söz söylemediğini ifade etti.
Dev bir holding doğdu
Doğramacı tarafından kurulan Bilkent Holding’in ilk şirketi Dilek İnşaat, 1968’de faaliyete geçti. Ardından bugünkü TEPE Mobilya, TEPE Home ve TEPE İnşaat’ın temeli olan TEPE Ağaç Metal ve İnşaat 1969’da hizmete girdi. Bilkent Holding’in iştirakleri arasında Meteksan Savunma Sanayii, TAV ve Havaş da bulunuyor. Bugün Bilkent Holding çatısı altında iştiraklerle birlikte 40’ı aşkın şirket faaliyet gösteriyor. İnşaat, sanayi, bilgi ve iletişim teknolojileri, yatırım ve hizmet sektörlerinde faaliyette bulunan şirketlerin ve Bilkent Holding’in sahibi Bilkent Üniversitesi. Holding, 2008’de 1.2 milyar lira ciro elde ettiğini açıkladı.
‘Bilim Kenti’ni kurdu
Doğramacı tarafından kurulan vakıflar arasında, İhsan Doğramacı Eğitim Vakfı, İhsan Doğramacı Sağlık Vakfı, İhsan Doğramacı Bilim ve Araştırma Vakfı bulunuyor. Doğramacı, Bilkent Üniversitesi’nin, kuruluş amacını eğitim kalitesi, bilimsel araştırma ve yayınları ile kültür ve sanat faaliyetleri açısından dünyanın önde gelen üniversitesi olarak belirleyip adını ‘Bilim Kenti’nin kısaltılmışı olan Bilkent olarak koymuştu.
Online taziye defteri
Bilkent Üniversitesi’nin “www.bilkent.edu.tr” adresli internet sayfasına Doğramacı’nın bir fotoğrafıyla, elektronik taziye defteri konuldu. Deftere, yüzlerce ismin mesaj bıraktığı görülüyor. Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdener de “YÖK zaman zaman eleştirilse de gelinen noktada önemi ve gerekliliği kabul edilen bir kuruluştur. Hacettepe olarak acımız büyük” dedi.
Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım, ilk kez anne baba olmanın mutluluğunu yaşamıştı. Ünlü çiftin bebeklerine verdikleri isim belli oldu.