26.11.2010 - 14:56 | Son Güncellenme:
Tahsin ÜLKER/ADANA (DHA)
ADANA'dan 1993 yılında Diyarbakır'ın Kulp İlçesi'ne bağlı Alacakepir Köyü'nün Badı Mezrası'na ziyarete giden ve kendisinden bir daha haber alınamayan taksi şoförü Bekir Demir'in köydeki operasyonda gözaltına alındığını söyleyen bir görgü tanığı ortaya çıktı. Aradan geçen 17 yılda yaptıkları başvurularda Bekir Demir ile ilgili herhangi bir sonuca ulaşamayan ailesi, görgü tanığı olarak yıllar sonra ortaya çıkan oğullarının arkadaşı 50 yaşındaki Sedat Tayfur’un ifadeleriyle umutlandı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi’ne başvurararak, ‘Vicdanım rahatsız’ diyen, taksi şoförü Sedat Tayfur, arkadaşı olan 4 çocuk babası Bekir Demir, eşi ve çocuklarını 1993 yılının Ekim ayında kayınpederinin oturduğu Alacakepir Köyü'nün Badı Mezrası'ndaki evine misafirliğe götürdüğünü söyledi. O dönemde PKK terörünün yoğun olduğunu belirten Sedat Tayfur, ziyaretin ikinci gününde, askerlerin yaptığı operasyonda Bekir Demir’in gözaltına alındığını öne sürdü.
Bekir Demir ile otogarda taksi şoförlüğü yaptığını, ancak o dönemde korktuğu için ortaya çıkmadığını söyleyer Sedat Tayfur, tanık olduğunu ileri sürdüğü olayı şöyle anlattı:
“10 Ekim 1993’te, arkadaşım Bekir Demir, eşi Alya Demir ve oğlu Mehmet Azadi Demir ile birlikte kayınpederimin evine misafir olarak gittik. 2 gün sonra akşam saatlerinde askerler tarafından Kozma Dağı eteğindeki mezraya top atışları yapıldı, bazı evler isabet aldı. Biz ahırlara kaçtık, bazı köylüler de ormanlık alana girdi. Atış durduktan 2 saat sonra askerler mezraya girdi. Mezrada yaşayan 30 nüfus ile bizi ve Silvan İlçesi’nden gelen diğer 3 misafiri de köy meydanında topladılar. Erkekleri yüz üstü yere yatırdılar. 10 dakika sonra bizleri kaldırdılar ve kimliklerimizi topladılar. Bolu Komando Tugay'ından bildiğimiz albay, özel timlere ve koruculara emir vererek köyü yakmalarını söyledi. Bunun üzerine köy ateşe verildi.”
“BEKİR'İ HELİKOPTERLE GÖTÜRDÜLER”
Kendisiyle birlikte mezraya misafir gelen Bekir Demir’in, Batman’ın Gercüş nüfusuna kayıtlı olduğunu öğrenen askerlerin burada neden bulunduğunu sorduklarını anlatan Sedat Tayfur, iddialarını şöyle sürdürdü:
“Bekir'i daha sonra bir helikoptere bindirip binbaşının yanına götüreceklerini söylediler ve uzaklaşarak gittiler. O günden bu yana Bekir Demir’den herhangi bir haber alınamamıştır. Bugüne kadar korktuğumdan dolayı bu olay fazla kimseyle paylaşamadım. Aradan uzun yıllar geçti ancak ben vicdan azabından geceleri uyuyamıyordum. Bu nedenle başvurdum. Bekir Demir’in akıbetinin araştırılarak faillerinin ortaya çıkarılmasını istiyorum. Herkesin gerçekleri bilmesi lazım."
Tayfur’un anlattıkları, İHD tarafından bu konudaki başvurular için hazırlanan forma el yazısı ile yazdırılarak imzası alındı.
KARDEŞİ; HUKUK SÜRECİ BAŞLATACAĞIZ
Ağabeyi Bekir Demir'in işe Alya Demir'in psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle sağlıklı bir bilgi veremediğini belirten 28 yaşındaki Cahit Demir ise, bugüne kadar bir sonuç alamadıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Elimizde hiçbir delil olmadığı için bugüne kadar valilik, jandarma ve savcılıklara yaptığımız başvurular hep geri çevrildi, işleme konulmadı. Nereye müracaat ettiysek sonuç alamadık, ağabeyimin izine ulaşamadık. 1995’te, 2002’de başvurular yaptık. Cumhuriyet Savcılığı’na verdiğimiz dilekçeye karşın bize gelen yazıda, o dönemde öyle büyük bir operasyonun olmadığı bildirildi. İç hukukun tükendiği belirtilmişti. Yengemin psikolojik sorunları olduğu için, onun ifadelerini kayda değer bulmadılar. Biz 17 yıldır ağabeyime ne olduğunu öğrenmek istiyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmak için hazırlık yaptık, elimizde yeterli delil yoktu. Her zaman onun çıkıp geleceği umuduyla bekledik. Yengemin anlattıklarıyla Sedat Tayfur’un söyledikleri örtüşüyor. Bunun değerlendirilebileceği düşünüyoruz. Bu yüzden Tayfur’un ifadeleri, görgü tanıklığı doğrultusunda yeniden hukuk süreci başlatacağız. Son dönemde görgü tanıklarının anlattıklarıyla ortaya nelerin çıkarılabileceğini gördük. Biz de, 17 yıl sonra çıkan ağabeyimin arkadaşının vereceği ifadelerden umutluyuz. Umarım ağabeyime ne olduğu ortaya çıkar.”
İnsan Hakları Derneği Merkez Yönetim Kurulu üyesi ve Adana Şube Sekreteri Osman Kara da, derneğe bugüne kadar 1300 kayıp başvurusunun yapıldığını, dilekçeyi kendilerinin de içinde bulunduğu Hakikatleri Araştırma Komisyonu’na ileteceklerini ve hukuki çalışmayı yürüteceklerini söyledi.
Yeşilçam'a damga vuran isim Adile Naşit'in hayatı film oluyor. Usta ismi ise beyazperdede kimin canlandıracağı merak ediliyor.