08.11.2020 - 09:38 | Son Güncellenme:
milliyet.com.tr BBC Türkçe
3 Kasım Salı günü gerçekleşen ABD'nin tarihi seçiminde kazanan ortaya çıktı, uluslararası haber ajansları Demokrat Parti’nin adayı Joe Biden’ın zaferini ‘son dakika' koduyla geçti. Dünya Biden'ın zaferine kilitlenmişken Trump tarafından ise şoke edici bir adım geldi.
3 Kasım Salı günü gerçekleşen ABD'nin tarihi seçiminde kazanan ortaya çıktı, uluslararası haber ajansları Demokrat Parti’nin adayı Joe Biden’ın zaferini ‘son dakika' koduyla geçti.
En kritik eyalet Pennsylvania’dan gelen yeni sonuçlar Biden’ı başkanlık koltuğuna taşıdı. Söz konusu eyalette fark 30 bine çıktı.
20 delegesi bulunan Pennsylvania’daki zaferle Biden toplamda 273 delegeyi buldu ve Başkan seçilmek için gereken 270 barajını aştı.
Mevcut Başkan Donald Trump’ın favori televizyon kanalı Fox News da ABD'nin yeni liderinin Joe Biden olduğunu açıkladı.
Resmi olmayan sonuçların açıklanmasının ardından Biden Twitter'dan şu mesajı paylaştı: "Amerika halkı, büyük ülkemizi yönetmek için beni seçmenizden dolayı onur duyuyorum. Önümüzde zorlu işler var ancak size söz veriyorum ki tüm Amerikalılar'ın başkanı olacağım, bana oy vermiş olsun ya da olmasın. Bana olan inancınıza sahip çıkacağım."
Eski Dışişleri Bakanı ve 2016’da Demokrat Parti’nin başkan adayı Hillary Clinton da Biden’ı kutlayarak “Seçmenler sözünü söyledi ve Joe Biden’la Kamala Harris’i yeni başkan ve başkan yardımcısı olarak seçti. Amerika için yeni bir sayfa. Hep beraber ileriye.” dedi.
ABD’nin ilk kadın başkan yardımcısı olan Kamala Harris, sonuçların ardından yaptığı ilk açıklamada şu mesajı paylaştı: “Bu seçim Joe Biden’dan çok daha fazlası. Bu, Amerika’nın ruhu ve bizim bunun için savaşma isteğimizle ilgili. Önümüzde yapacak çok iş var. Haydi başlayalım.”
Harris daha sonra bir tweet daha atarak "Başardık" mesajı paylaştı.
Biden, kabul konuşmasında şunları söyledi: "Karşınızda bana verdiğiniz güvenle, bölmeye değil birleştirmeye odaklanacak bir başkan olacağıma ve bütün kalbimle çalışacağıma söz veriyorum. Bence Amerika bundan ibaret. Bu makama gelmek istememin sebebi Amerika’nın ruhunu yeniden inşa etmek, orta sınıfı güçlendirmek ve bizi birleştirmek.
ABD'yi iyileştirme, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele etme, ekonomiyi iyileştirme, sistematik ırkçılığın kökünü kurutma ve iklim değişikliğiyle mücadeleye başlamanın zamanının geldi.
Milyonlarca Amerikalı bu vizyon için oy verdi. Bu, çağımızın görevi. Ben Jill’in eşiyim ve bitmeyen desteği olmasa burada olmazdım, bütün ailem benim kalbim. Jill bir anne, bir öğretmen, hayatını eğitime adamış birisi, o öğretmenin ta kendisi. Jill çok iyi bir First Lady olacak.
Fantastik bir başkan yardımcısıyla çalışacağım. İlk siyah ve Güney Asyalı kadın başkan yardımcısı. Bana bunun imkansız olduğunu söylemeyin. Çoktan vakti gelmişti.
Bu kampanyanın Amerika gibi gözükmesini istedim ve bunu başardık. Trump’ı anlıyorum ben de birkaç kere yenildim ama şimdilik birbirimize bir şans verelim. Amerika'nın iyileşme dönemi geliyor. Birbirimizi şeytanlaştırma tam şu an bitsin artık.
Biden'ın seçilmesiyle dünyadan ABD'nin yeni başkanına tebrik yağdı. İlk tebrik mesajını paylaşan Kanada Başbakanı Justin Trudeau, şunları söyledi: “Tebrikler Joe Biden ve Kamala Harris. Ülkelerimiz dost, ortak ve müttefiktir. Dünya sahnesinde benzeri olmayan bir ilişkiyi paylaşıyoruz. Sizinle beraber çalışmay ve bu ilişkiyi geliştirmeyi dört gözle bekliyorum."
İngiltere Başbakanı Boris Johnson da Twitter’dan, “Başkan Joe Biden ve Kamala Harris’i tarihi başarılarından dolayı tebrik ederim. ABD bizim en yakın müttefikimiz ve iklim değişikliğinden ticaret ve güvenliğe kadar birçok konuda beraber çalışmayı dört gözle bekliyorum" mesajını paylaştı.
Almanya, Fransa, Katar, Mısır, İspanya, Polonya, İtakya, Belçika, Yunanistan, İsviçre, Malta, Karadağ, Slovenya, Lübnan, Ukrayna, Pakistan, Honduras, Ürdün, Irak, Panama, BAE, gibi ülkelerin yanı sıra Latin Amerika ülkeleri, Avrupa Birliği ve NATO da tarihi seçimden galibiyetle ayrılan Biden'ı tebrik etti.
Sonuçların duyurulmasından sonra Trump, Biden’ın “aceleyle yanlış bir şekilde kendisini başkan gösterdiğini” ve yarışın “bitmekten çok uzak olduğunu” söyledi.Açıklamada yasal mücadelenin Pazartesi günü başlayacağı belirtildi.
Trump, yerel saatle bu sabah da peş peşe Twitter mesajları paylaştı, bunlardan en önemlisi "Bu seçimi büyük farkla kazandım" ifadesiydi. Trump ayrıca, Pennsylvania’da seçim günü sandıklar kapandıktan sonra saat sekizde on binlerce oyun, 'yasa dışı' şekilde teslim alındığını öne sürdü. Bu iddiası için bir kanıt ortaya koymayan Trump, aynı olayın yarışın başa baş gittiği diğer bazı eyaletlerde de yaşandığını iddia etti. Donald Trump, gözlemcilerle ilgili iddialarını da sürdürdü ve yüzbinlerce oyun sayımının 'yasa dışı şekilde gözlemlenemediğini' savundu.
Trump, Arizona eyaletinin en kalabalık bölgesinde bazı oyları haksız yere geçersiz saydığı gerekçesiyle dava açtı. Başvuruda, geçersiz sayılan bu oyların eyalet sonucunu etkileyebileceği savunuldu.
Trump, Pennsylvania'da kendi lehine olan büyük farkın, kimsenin gözlemlemesine izin verilmeyen uzun bir aralıkta, ortadan yok olduğunu iddia etti. Donald Trump, 'yasal şeffaflığın' engellendiğini iddia ettiği o saatlerde kötü şeylerin yapıldığını da öne sürdü. Taraftarlarının sayımı izleyememesi için camların kartonla kaplandığını savunarak, "İçeride kötü şeyler oldu. Büyük değişiklikler gerçekleşti" dedi.
Twitter, Donald Trump’ın kanıtsız iddia niteliğindeki dört paylaşımını uyarı ile takipçilerine gösteriyor. Uyarıda, "Bu tweet’in bir kısmı ya da tamamı tartışmalıdır. Bir seçim veya medeni süreç ile ilgili yanıltıcı olabilir" denildi.
CNN'e bilgi veren ve kimlikleri açıklanmayan iki kaynak, Donald Trump'ın damadı ve kıdemli danışmanı olan Jared Kushner'ın seçimi kabul etmesi için Trump'la görüştüğünü söyledi.
BBC Kuzey Amerika muhabiri Anthony Zurcher, Trump’ın gözlemci iddiası ile ilgili olarak şu değerlendirmeyi yapıyor: "Bu da temelli ve doğru bir iddia değil. İçeride izin verilmiş gözlemciler vardı. Cumhuriyetçilerin istediği, daha fazla gözlemcinin daha yakında olmasıydı. Örneğin Detroit'teki oy sayım merkezinde, iki tarafa da 134 gözlemci izni verildi. Demokratlar ve Cumhuriyetçiler burada daha fazla gözlemci istedi. 200 kadar... Ama şehir yönetimi buna izin vermedi. Burada camlara dayanarak, bina içine bakmaya çalışanlar oldu. Bu nedenle burada camlara kağıtlar yapıştırıldı."
Bu arada saatlerdir medyaya görüntü vermeyen Trump, bu sabah Beyaz Saray önünde aracına doğru yürürken başında şapkayla fotoğraflandı.
Seçim yarışını önde götüren Demokrat aday Biden ise, ilk uluslararası tebriğini aldı. Ada ülkesi Fiji’nin Başbakanı Frank Bainimarama, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, Joe Biden’ı kutladı. Pasifik okyanusunda yer alan ülkenin lideri, Biden’ın iklim krizi ile mücadele konusunda önemli bir rol oynamasını umduğunu da açıkladı.
Bu akşam itibariyle oy sayımını devam ettiği Pennsylvania'da 28 bin 833, Arizona'da 29 bin 861 ve Georgia'da 4 bin 395 oy öndeydi.
İlerleyen saatlerde Biden'ın Pennsylvania'yı kazandığı, Georgia'da da farkın 7 bin 248'e yükseldiği duyuruldu.
BBC, artık sona gelinen Georgia'da Biden'ın tarihi bir zafere koştuğunu aktarıyor. Zira, söz konusu eyalette Demokrat Parti 1992'den bu yana galip gelemiyordu.
Farkın 0,1 puan olduğu Georgia eyaletinde oyların yeniden sayımına karar verildi. Peki söz konusu eyaletlerde yeniden sayımla ilgili düzenlemeler neler?
Eyalet kanunlarına göre, yapılan seçimde adaylar arasındaki oy farkının 0,5 puandan az olması halinde yeniden sayım talep edilmesi mümkün. Talebin yapılmasının ardından yeniden sayım için eyalet yetkilisi tarafından bölge seçim kurullarına talimat gönderiliyor ve sayım işlemine başlanıyor.
Şu anda Trump ile Biden arasındaki oy farkı 7 bin 248. Bu da yüzde 0,1’lik bir farka işaret ediyor. Dolayısıyla bu eyalette oyların yeniden sayılması bekleniyor. Eyalet Yetkilisi Brad Raffensperger, sonuçlardaki gidişatın yeniden sayıma işaret ettiğini açıkladı. Raffensperger, aslında oy sayım işleminin bir günde bitirilebileceğini ancak pusulaların tasnifi ve taranarak sisteme girilmesinin uzun sürdüğünü söyledi.
Biden'ın Nevada'yı da kazandığı duyuruldu. Kesin sonuçların açıklanmasının ardından herhangi bir aday üç gün içerisinde yeniden sayım başvurusu yapabiliyor.
Başvuru yapan adayın yeniden sayım masrafları için bir depozito yatırması gerekiyor. Yeniden sayım sonunda kazanırsa, depozitosu iade ediliyor. Kazanamazsa tüm masrafları ödemesi isteniyor. Başvuru, eyalet içindeki seçim bölgelerine yapılıyor ve yeniden sayıma ilişkin karar da bu seçim bölgesinin yetkilileri tarafından veriliyor. Yeniden sayım sonucunun beş günü içinde açıklanması gerekiyor.
Burası, iki aday arasındaki oy farkının belli bir seviyenin altında olması halinde otomatikman yeniden sayım yapılmasını öngören eyaletler arasında. Son verilere göre, iki aday arasında 2 puanlık bir fark bulunuyor.
İki aday arasındaki oy farkının 200’den ya da kullanılan toplam oyların yüzde 0,1’inden az olması durumunda otomatikman yeniden sayım yapılacak. Adayların yeniden sayım talebinde bulunma hakları yok. Eyalet yetkilisi Katie Hobbs, Arizona’daki oyların yeniden sayımını gerektirecek bir durumun ortaya çıkmasını beklemediklerini söyledi.
Amerikan CNN televizyonuna konuşan Katie Hobbs, bugün ellerine ulaşan bazı oy pusulalarının sayımının hafta sonundan önce bitmeyeceğini söyledi. En doğru sonuca ulaşmak için dikkatle oy sayımına devam ettiklerini belirten Hobbs’a, Başkan Trump’ın eyaletteki oy kullanımı ve sayımında hile yapıldığına yönelik iddiaları soruldu. Hobbs, "Arizona’daki seçimde kesinlikle hiçbir şekilde usulsüzlük olmadı. Tersini iddia edenler ne söylediğini bilmiyor" yanıtını verdi.
Günlerdir Phoenix kentindeki seçim merkezinin önünde toplanan Trump taraftarları, bir kez daha ağır silahlarla arz-ı endam etti. Trump destekçilerinin otomatik silahların yanı sıra tepeden tırnağa asker gibi giyindiği göze çarptı.
Pennsylvania da otomatik yeniden sayım düzenlemesinin olduğu yerlerden birisi. Buradaki düzenlemelere göre, iki aday arasındaki oy farkının yüzde 0,5 ve altında olması halinde Eyalet Yetkilisi Kathy Boockvar’ın yeniden sayım istemesi gerekiyor.
İki aday arasındaki oy farkı 34 bin 414. Bu da 0,5 puanlık bir farka işaret ediyor. Yeniden sayımın en geç 12 Kasım’a kadar talep edilmesi ve sonuçların da 24 Kasım’a kadar bildirilmesi gerekiyor. Ayrıca eyalet içerisinde her bölgede en az üç seçmenin talep etmesi halinde, kurul kararıyla o bölgedeki oyların yeniden sayılması öngörülüyor.
ABD başkanlık yarışının yanı sıra Kongre'nin kontrolü için de kıyasıya bir yarış veriliyor. Temsilciler Meclisi yarışında şu ana kadar netleşen sonuçları, Demokratların çoğunluğunu koruyacağına işaret ediyor. Senato tarafında ise çoğunluğu kimin sağlayacağına dair yarış da Georgia'da düğümlenmiş görünüyor.
Mevcut sonuçlar, 100 üyesi olan Senato'da hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin 48'er sandalye kazandığını gösteriyor. Senato'daki çoğunluğun Georgia'daki seçimin sonucuna göre şekillenmesi bekleniyor. Senato'da her eyaletin iki temsilcisi bulunuyor. Bu yıl Georgia'ya ait iki koltuk için de seçim yapılıyor.
Her iki yarışta da adaylardan herhangi birisinin seçilebilmek için gereken yüzde 50+1 oy miktarına ulaşması zor görünüyor. Georgia'da ikinci tur seçimler 5 Ocak'ta yapılacak. Seçilen başkanın etkili bir yasama faaliyeti yürütebilmesi Kongre'nin iki kanadını da denetlemesine bağlı. Seçime gidilirken Kongre'nin Temsilciler Meclisi kanadını Demokratlar, Senato'yu ise Cumhuriyetçiler kontrol ediyordu.
Senato'da seçim öncesinde Cumhuriyetçilerin 53, Demokratların da 45 sandalyesi vardı. İki bağımsız üye de yasama çalışmalarında Demokratlarla birlikte hareket ediyordu. ABD'de Senatörlerin görev süresi altı yıl ve her iki yılda bir 100 üyenin bulunduğu Senato'nun yaklaşık üçte biri yenileniyor. Bu yıl da 35 koltuk için seçim yapılıyor. Bunların 23'ü Cumhuriyetçilerin, 12'si de Demokratların elindeydi.
İlk gelen sonuçların ardından Senato'nun kontrolünün Cumhuriyetçilerde kalması bekleniyordu. Ancak sayım ilerledikçe durum da değişmeye başladı. Cumhuriyetçiler, Georgia'daki iki sandalyeyi kazansa bile toplam sayıları 50'ye ulaşıyor. Bir oylamada eşitlik çıkması halinde ise aynı zamanda Senato'nun başkanı olan başkan yardımcısının oyuna başvuruluyor.
Siyasi analizlerde, Demokratların Georgia'dan Senatör çıkaramaması halinde, kendileriyle hareket eden bağımsızlarla birlikte 50 sandalyeye ulaşması ve başkanlığı da kazanması halinde çoğunluğu sağlayacağını ancak yasama gücünün kırılgan bir hal alacağını söylüyor. Bu durumda istenilen yasal düzenlemelerle ilgili hem bağımsız Senatörlerin hem de Demokratlar içinde her zaman partiyle aynı yönde hareket etmeyen bazı isimlerin pazarlık gücünün artacağı ifade ediliyor.
Dolayısıyla Georgia'da kazanmak her iki parti için de büyük önem taşıyor. Demokratlar, bazı kritik eyaletlerde kazanarak, uzun bir zamandır azınlıkta oldukları Senato'da durumu tersine çevirmeyi başardı. Arizona'nın Cumhuriyetçi Senatörü Martha McSally, koltuğunu Demokrat aday eski astronot Mark Kelly'ye kaptırdı.
Colorado'da da seçimi Demokrat aday John Hickenlooper kazandı. Alabama'da ise Demokratların elinde bulunan koltuk Cumhuriyetçilere geçti. Demokrat Parti, Michigan'da ise koltuğunu korumayı başardı. Cumhuriyetçi Senatörler Mitch McConnell ile Trump'a yakınlığıyla bilinen Lindsey Graham sırasıyla Kentucky ve Güney Carolina'dan yeniden seçildiler.
ABD halkı Salı günü 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi'nin tamamını seçmek üzere de sandık başına gitti. Gelen sonuçlar, Demokratların bazı yerlerde seçimi kaybetmelerine karşın çoğunluğu ellerinde tutmayı sürdüreceğine işaret ediyor. Temsilciler Meclisi'nde çoğunluk olabilmek için 218 sandalye gerekiyor. Şu anda belli olan sonuçlara göre Demokratların 208, Cumhuriyetçilerin ise 195 sandalyesi var.
Demokrat Parti'de sol kanadın temsilcileri olarak bilinen ve 'Ekip' olarak adlandırılan Alexandria Ocasio-Cortez New York'tan, Massachusetts'ten, Rashida Tlaib Michigan'dan ve Ilhan Omar da Minnesota'dan yeniden seçilmeyi başardı. Oklahoma eyaletinden tek Demokrat temsilci Kendra Horn ise Cumhuriyetçi rakibi Stephanie Bice'a koltuğunu kaptırdı. Böylece bu eyaletten Temsilciler Meclisi'nde Demokrat üye kalmadı.
Demokratlar, kampanyalarının merkezine koronavirüs salgını nedeniyle Trump yönetiminin uyguladığı politikalara yönelik eleştirileri oturttu. Cumhuriyetçiler ise ekonomik alandaki olumlu tabloyu ön plana çıkardı.
Kongre'ye bu seçimlerde girmeye hak kazananlar arasında ilkleri temsil eden isimler de yer aldı. Senato'ya ilk kez trans bir kadın seçilirken, New York'ta da eşcinsel olduğunu açıktan ilan eden iki siyah aday Temsilciler Meclisi'ne girmiş oldu.
Temsilciler Meclisi seçimlerinde en çok dikkat çeken sonuçlardan birisi Georgia eyaletinin kuzeybatısındaki seçim bölgesinden geldi. Burada Cumhuriyetçi Parti'nin adayı iş kadını Marjorie Taylor Greene seçimleri kazandı.
Greene, Başkan Trump'ın kendisini devirmeye çalışan 'derin devlete' karşı mücadele ettiğini öne süren ve 'QAnon' olarak bilinen bir dizi komplo teorisinin savunucuları arasında bulunuyor. Trump, seçimlerde destek verdiği Greene'i "Cumhuriyetçi Parti'nin yükselen yıldızı" olarak tanımlamıştı.
ABD seçimlerinde ayrıca bir başka rekor kırıldı, 110 Müslüman aday yerel, eyalet ve ulusal düzeyde yarışa girdi. 64 adayın sandıkta ipi göğüslerken, Kongre için yedi eyalette yarışan sekiz adaydan İlhan Omar, Rashida Tlaib ve Andre Carson koltuklarını korumayı başardı.