Aynı zamanda kalabalıklardan kaçılmasıydı. Yasaksız kısıtlamaların olmadığı ilk hafta sonunda ne yazık ki ortaya çıkan manzaralar bizi son derece üzdü ve bize kaygı verdi.
Ankara'da Cumartesi gecesi gece geç vakitlere kadar korna sesleri asker uğurlama törenlerinin devam ettiğini bizzat şahit oldum. Bunun yanı sıra İstanbul'da Moda'da Caddebostan'da, İzmir'de Konak'ta, Galata Köprüsü'ünde balık tutanlar, denize girenler…
Birçok insanın korona festivali yapılıyormuş gibi dikkatsiz biçimde sosyal mesafeyi hiçe sayarak bir araya geldiklerini gördük bu da bizi son derece üzdü ve kaygılandırdı.
Dikkat ettiyseniz geçtiğimiz hafta içerisinde vaka sayılarımız 900'lü sayılarda en fazla indiğimiz gün ayın ikisi ise o gün bile 786 yeni vakaya teşhis konulmuş. Dün itibariyle 900 civarında.
Salgının ilk günlerine dönecek olursak bu 800 – 900 hastaların olduğu zamanı ne kadar da bizim için korkutucu olduğunu yakından hatırlıyoruz. Şu anda salgın ortadan kalkmış değil. Sayılarımız sıfıra yaklaşmış bile değil. Durum böyleyken bu kadar tedbirsizce hareket edilmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz.
Dün geldiğimiz noktada bakıyoruz kimse artık mesafeyi korumamış. Kişiler arasında ciddi kalabalık var. Son derece üzüntü görüntüler gördük. Hafta sonu görüntü iyi değildi.
Bunlar sanki bitmiş biz de bitişini kutluyoruz gibi bir görüntü oluşturdu ne yazık ki. Ama şu anda hiçbir şey ortadan kalkmış değil.
Şu anda genç hastalarımız da hayatını kaybetmeye devam ediyor. Daha dün 27 yalında genç bir kardeşimiz koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti.
Şu an hiçbir şey bitmiş değil. Bu tedbirsizliklere devam ettiğimiz taktirde bu sayıların da daha aşağı düşmesi mümkün gözükmüyor.