28.08.2021 - 11:48 | Son Güncellenme:
MEHMET ÇINAR / DHA
Göcek sahilinde önceki gün tekne turuna çıkan gruptaki kadın, denize girdikten kısa süre sonra bacağından ısırıldı. Diz altı kaval kemiğinde büyük yara oluşan kadın tekneye alınarak hastaneye götürüldü. Uzmanlar, ısırığın caretta caretta türü deniz kaplumbağasına ait olduğunu bildirdi.
Bölgede 20 yıldır kaptanlık yapan İlknur Asar, mavi tur yapan başka bir kaptanın kendisini arayıp, denize giren bir kişiyi kaplumbağanın ısırdığını anlattığını belirterek, ısırıkla ilgili fotoğrafları aldıklarını söyledi. Ekolojik Araştırmalar Derneği Başkanı Ali Fuat Canbolat'ı aradığını belirten Asar, “Fuat Hoca, caretta ısırığı olduğunu söyledi. Göcek koylarında bugüne kadar çok fazla bu tip vakalara rastlanmıyordu. Bu yıl anladığım kadarıyla aşırı tekne yoğunluğu hayvanları agresifleştirirdi ve beslenmeleri konusunda da sıkıntı yaşamaya başladılar" dedi.
Yaptığı araştırmalara göre deniz kaplumbağalarının bunları yapmasının diğer bir nedenin ise, insan eliyle beslenen hayvanların bir süre sonra insanları bir besleme aracı olarak görmesine de bağlayan Asar, “Onun için bu koylarda gezi yapan tekne kaptan ve personeli, yolcularını uyarsın. Denize herhangi bir şekilde insan eliyle besin atılmasın ki hayvanlar doğal ortamında beslenmeye devam etsinler. 20 yıldır Ege ve Akdeniz sularında kaptanlık yapıyorum, deniz canlılarıyla ortak alanda yaşamayı gözlemledim ve öğrendim. Bu yüzden tekneme binen yolcuları ve diğer tekneci arkadaşları da aydınlatmaya çalışıyorum. İnsanlar ve tekne sayısı çoğaldıkça hayvanların yaşam alanları sınırlanıyor ve doğal olarak beslenme alanlarında rahat bırakılmadıkları için agresifleşiyorlar" diye konuştu.
Asar, 2017'de muhtemelen yaralı bulunup, tedavi edildikten sonra CPS takip cihazı da takılı olan bir kaplumbağayla yaşadığı anısını da anlattı. Asar, tekneyle turda iken denize girdiğinde, su altında karşılaştığı kaplumbağanın hızla yaklaştığı ve eliyle hafifçe dur işareti yapar şekilde kafasına dokunarak durdurduğunu söyledi.
Sonra teknesine çıktığı ve kaplumbağanın da kendisini takip edip tekneye çıkmaya çalıştığını kaydeden İlknur Asar, o koya her gittiğinde yaz boyu aynı hayvanın hemen teknenin yanına gelip, tekneye çıkmaya çalıştığını dile getirdi.
Göcek koyları için teknelerin hızıyla ilgili sınırlandırma getirilmesi gerektiğini belirten kaptan İlknur Asar, şöyle konuştu:“Aşırı süratli araçlar ve yoğun tekne trafiği hayvanların dengesini tamamen bozdu. İleriki dönemlerde bu vakalarla daha çok karşılaşma ihtimalimiz yüksek. Kaplumbağalar ve deniz canlılarıyla ilgili gündeme gelen olayların yine yegane sebebi insan. Hayvanlar bu denizde yüzyıllardır yaşıyor, besleniyorlar kendi ortamlarında. Ne zamanki insanlar aşırı yoğunlukla onların alanlarını sınırlandırdı, hayvanların psikolojisi bozuldu. Onlar bunu ayırt edemeyecek durumda ve yüzen her şeyi besin kaynağı görüyor."
Öte yandan caretta carettaların Akdeniz'deki en büyük yaşam alanlarından Antalya Belek'te, yumurtadan çıkan 60 yavru deniz kaplumbağası, bir otelin kumsala koyduğu ahşap yürüme bandının altında sıkışarak öldü. Caretta caretta türü deniz kaplumbağaları, dünyada en çok Akdeniz kıyılarında, Akdeniz'de ise Türkiye kıyılarında yuvalama yapıyor.
Türkiye'de ise yıllık 2 bini aşkın yuvanın oluştuğu Antalya'daki Belek sahili olarak adlandırılan Kundu- Denizyaka arasındaki 30 kilometrelik sahil kesiminin önemli bir bölümünde ise oteller nedeniyle yoğun sahil faaliyeti bulunuyor.
Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD), Belek sahil bandında 23 yıldır deniz kaplumbağalarının mayıs-ekim ayları arasındaki yuvalama, yavruların yuvadan çıkışı, bunların kayıt altına alınması ve korunması gibi faaliyetleri yürütüyor.
Belek sahilinde dün sabah yine caretta yuvalarıyla ilgili çalışma yapan EKAD üyeleri, turistik bir tesisin yuvalama alanlarının üzerine ahşap yürüme bandı koyduğunu fark etti.
Bandı kaldıran görevliler, yuvadan çıkan fakat yürüme bandı altında sıkışıp ölen yavru kaplumbağalarla karşılaştı. Yuva üzerine konulan yürüme bandının 60 yavru kaplumbağanın ölümüne neden olduğu tespit edildi.
EKAD Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ali Fuat Canbolat, rutin arazi çalışmalarını yapan ekibin, bu sorunla birkaç hafta içinde iki kez karşılaştığını söyledi. Şu an sezon itibarıyla 'kontrol açışı' adı verilen dönemde olduklarını kaydeden Dr. Canbolat, “Kuluçka süresi sona eren yuvaları açarak sayım yapıyoruz ve yuva içerisinde sıkışıp çıkamayan yavru kaplumbağaların denize ulaşmasına destek oluyoruz"
"Tam da bu işlem için çalışma yapan ekibimiz, yuva üzerine konulan yürüme bandını ilk tespit ettiğinde yavrular yuvadan yeni çıkıyordu ve canlıydı. Onları kurtardık. Lakin başka bir tesisin kumsalında dün tespit edilen yavrular, ilkindeki kadar şanslı değildi. Yuvalama alanının üzerinde bir tesis ahşap yürüme bandı koymuş. Kumsaldaki yuvada yumurtadan çıkan yavru carettalar, ahşap ve ağır yürüme bandını kaldıramadığı için oracıkta sıkışarak ölmüş. İnsan faaliyeti nesli tehlike altındaki bu canlılara bir kez daha zarar vermiş ve doğanın düzenine bir kez daha müdahale etmiştir" diye konuştu.
Yuvalama kumsallarında vatandaşların ve işletmelerin uyması gereken kuralların önemine vurgu yapan Dr. Ali Fuat Canbolat, şunları söyledi:“Eski adıyla Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 2009/10 sayılı Deniz Kaplumbağaları’nın Korunması Genelgesi'nde yer alan 'denizden itibaren ilk 65 metrenin yuvalama bandı olarak ayrılması ve bu alanda kumsal kullanımının gerçekleştirilmemesine’ ilişkin maddesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ve acı bir şekilde görüyoruz.
"Yuvalama kumsallarında yer alan işletmelerin yuvalama sezonu olan mayıs-ekim ayları arasında kumsal çalışmalarını yapmaması oldukça önemli. Kumsallardaki sorunlar elbette ki sadece bu değil. Kaplumbağalar sadece doğal tehlikelerle değil, yapay ışık kullanımından, denizel- karasal kirliliğe, kontrolsüz atılan balıkçı ağlarına kadar birçok insan kaynaklı sorunla da mücadele ediyor. Ve bütün bunlar 110 milyon yıldır yaşamını sürdüren kaplumbağaların neslini tehlikeye sokan faktörlerin başında geliyor."
EKAD'dan yapılan açıklamada ise yuvalama kumsallarında karşılaşılan kronik sorunların başında tesislerin yuvalama sezonu olan mayıs- ekim içerisinde yaptıkları kumsal düzenleme faaliyetlerinin geldiği belirtildi.
Açıklamada, Covid-19 pandemisi nedeniyle geç açılan turizm sezonunda, işletmelerin kumsal düzenleme, şemsiye ve şezlong yerleşimi gibi çalışmalarını yuvalama sezonu içerisinde yaptığı ve bu çalışmaların kaplumbağa yuvalarına zarar verdiği vurgulandı.
Antalya'nın Belek sahilinde yavru deniz kaplumbağalarının, 5 yıldızlı otelin ahşap yürüme bandı nedeniyle sıkışarak ölmesiyle ilgili 3 ayrı kurum soruşturma başlattı. Antalya'da Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü'nce önemli yuva alanı olarak ilan edilen 9 bölgeden biri olan Kundu- Denizyaka arasındaki 30 kilometrelik Belek kumsalı, Özel Çevre Koruma Bölgesi olması nedeniyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı.
Bu doğrultuda da yetkili kurum olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı Antalya İl Müdürlüğü, 60 yavru deniz kaplumbağasının ölümüne neden olan yürüme bandı ile ilgili olarak soruşturma başlattı ve ekip görevlendirdi.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Tevfik Altınay, Özel Çevre Koruma Bölgesi olması nedeniyle söz konusu yavru deniz kaplumbağalarının ölümüyle ilgili haberler üzerine bir ekibin bölgede görevlendirildiği ve gerekli incelemelerin yapılacağını, olayla ilgili gerekli yaptırımların da uygulanacağını söyledi.Bu arada, deniz kaplumbağalarının ölümü ve yaban hayatıyla ilgili yetkili kurum olan, Antalya'nın da il olarak kapsamında olduğu DKMP 6'ncı Bölge Müdürlüğü ile Serik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın da olayla ilgili ayrıca inceleme başlattığı öğrenildi.