12.03.2022 - 07:00 | Son Güncellenme:
Ayşegül Kahvecioğlu - Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurochambres) Başkanı Luc Frieden, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında 25 yıl önce oluşturulan Gümrük Birliği'nin, "dijital dönüşümü, hizmet odaklı ekonomiyi ve ticaretteki engellerin asgariye indirilmesi gereğini dikkate alarak ve her iki tarafın da ortak çıkarına olacak şekilde 2030'a uygun şekilde güncellenmesi" gerektiğini söyledi. Frieden, "Biz Türkiye'deki şirketlerle bu anlamda üst düzey bir diyaloğa girmeye hazırız. Gelecekteki Avrupa'nın inşasında Türkiye'nin çok önemli bir rolü olduğuna inanıyorum. Türkiye'deki iş toplumu yönünü Avrupa'ya dönmeli, bunu birinci öncelik olarak değerlendirmeli" dedi. Frieden, Rusya'nın Ukrayna işgalinin Avrupa ekonomisine olası etkilerini de değerlendirdi.
Geçen ekimde 2022-2023 dönemi için Eurochambres Başkanı seçilen Frieden, ilk kez Türkiye'ye iş ziyareti gerçekleştirdi. Ticaret Bakanı Mehmet Muş ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile yaptığı görüşmelerin ardından Antalya Diplomasi Forumu'na katılan Frieden, Milliyet'e son dönemde yaşanan küresel gelişmelerin dünya ticareti ve Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilere olan etkisini değerlendirdi. Frieden, özetle şunları söyledi:
YOĞUN DİYALOG: AB, Türkiye'nin en önemli ticaret ortağı. Avrupa'daki şirketler Türkiye'ye her sene yaklaşık 70 milyar Euro'luk ihracatta bulunuyor. Gümrük Birliği 25 yıl önce oluşturulmuştu ve o zamanlar hem Avrupa'da hem de Türkiye'deki ekonominin durumu farklıydı. Bugün dijital dönüşümü, hizmet odaklı ekonomiyi ve ticaretteki engellerin asgariye indirilmesi gereğini dikkate alarak Gümrük Birliği'nde bir güncelleme yapmalıyız. Biz Türkiye'deki şirketlerle bu anlamda üst düzey bir diyaloğa girmeye hazırız. Diyalog çok önemli ve gelecekteki Avrupa'nın inşasında Türkiye'nin çok önemli bir rolü olduğuna inanıyorum. Eğer şirketlerimiz birlikte çalışırsa halklarımızın refahını daha da artırmaya yardımcı olabiliriz.
2030'A UYGUN GÜNCELLEME: Gümrük Birliği'nin güncellenmesi noktasında ilerlemek için AB üye devletlerinin bir yeşil ışık yakması gerekiyor. Ama bizler iş dünyası bağlamındaki görüşmelerin siyasi görüşmelerden ayrı tutulması; bunların birbirine paralel götürülmesi gerektiğini ve her iki tarafın da ortak çıkarına olacak şekilde Gümrük Birliği'ni 2030'a uygun şekilde güncellememiz gerektiğini düşünüyoruz. Bunu da küresel değer zincirlerini, yeşil dönüşümü ve hizmet odaklı ekonomiyi ön plana alarak ve 1990'larda Gümrük Birliği oluşturulurken dikkate alınmamış konuları da hesaba katarak yapmalıyız. Ve bu konuda sürekli olarak ilerleme kaydetmemiz gerekir ki bu dinamiği kaybetmeyelim.
TÜRK İŞ TOPLUMU YÖNÜNÜ AVRUPA'YA ÇEVİRMELİ: Türkiye'deki iş toplumunun yönünü Avrupa'ya dönmesi, bunu birinci öncelik olarak değerlendirmesi gerekir. Eurochambres olarak gerçekleştirdiğimiz ankete göre Türkiye'deki şirketlerin çoğu AB ile daha iyi, daha yakın bir ilişki istiyor.
EKONOMİYİ YENİ BİR ŞOK VURDU: (Rusya-Ukrayna Savaşı ve yaptırımların ekonomiye etkisi) Birlik olarak geleneksel anlamda her zaman yaptırımlara karşı olduk çünkü genellikle bu tür yaptırımların, bütün bu olup bitenler konusunda bir sorumluluğu olmayan taraflar üzerinde negatif bir ikincil etkisi oluyor. Ancak bu kez ilk defa yaptırımlara onay verdik. Çünkü kural temelli bir uluslararası düzen içinde şirketler için güvenli bir faaliyet ortamının sağlanması gerektiğine inanıyoruz ve işte bu sefer bu kural temelli uluslararası düzene Rusya tarafından bir saldırıda bulunuldu. Bunun gerçekten Avrupa ve dünya ekonomisi üzerinde önemli bir etkiye sahip olacağını düşünüyoruz. Bu savaş, pandemiden çıktığımız bir dönemde ekonomiye yeni bir şok vurmuş oldu. Bu, aslında AB ve Türkiye arasındaki ilişkileri çok daha birbirine yakın hale getirmeli. Çünkü bizler, orta vadede istikrarlı ve refah içinde bir ekonomiye sahip olma gibi ilkeleri paylaşıyoruz.
YENİLENEBİLİR ENERJİ İŞBİRLİĞİ: Savaşın ne kadar süreceğini bilmiyoruz ama bizim için enerji arzını çeşitlendirmek çok önemli. Ukrayna'daki savaştan bağımsız olarak da Türkiye ve AB, özellikle yenilenebilir enerji ve tek bir ülkeye petrol ve doğalgaz bakımından daha az bağımlı olma konusunu yoğun bir diyalog içerisine girerek görüşmeli. Tabi şu da çok net ki bir gecede doğrudan yenilenebilir enerji ile ilgili ticarete geçemezsiniz ama biz Türkiye'nin halihazırda bu konuda çok şey elde etmiş olduğunu ve başarmış olduğunu biliyoruz.
YÜZDE 1'LİK AZALMA OLABİLİR: Ekonomik anlamda savaş, Avrupa'nın kalan kısmına kıyasla Rusya'ya daha çok zarar verecek. Çünkü Rusya aslında AB'ye doğru daha fazla ticaret yapıyor. Yine de tabi ki yaptırımların bir yan etkisi olarak, özellikle de borsa, volatilite ve belirsizlik ortamındaki belirli yatırımların durdurulması bakımından AB'yi de olumsuz etkileyecek. Rakam vermek zor tabi ki ama tahmini olarak, savaşın ne kadar süreceğine de bağlı olarak Avrupa'da GSYH'de yaklaşık yüzde 1'lik bir azalma olabilir.
GÜMRÜK BİRLİĞİ TÜRKİYE'Yİ DİĞER ADAY ÜLKELERDEN AYIRIYOR: (Türkiye'nin AB üyeliği) Bir ülkeye aday statüsünün verilmiş olması, halihazırda otomatik olarak o ülkenin üyeliğe giden yolda olduğunu ifade eden bir durumdur. Bu soru aslında bence geçmişte soruldu ve bu soruya 'evet' yanıtı verildi, belirli koşulların yerine getirilmesi kaydıyla. Gümrük Birliği bence çok önemli bir adım. Çünkü bu, Türkiye'yi diğer birçok aday ülkenin önüne geçiriyor. Ben özellikle de Ukrayna'da meydana gelen olaylar ve Ukrayna, Gürcistan ve Moldova'nın başvuruları bağlamında bundan sonra atılması gereken adımların yeniden düşünülmesi gerektiğine inanıyorum.
YEŞİL VE DİJİTAL EKONOMİ: (AB ile Türkiye hangi alanlarda daha çok işbirliği yapabilir?) Daha yeşil, daha dijital bir ekonomi için gereken alanlar daha yakın çalışabileceğimiz alanlar. Yenilenebilir enerji, elektrikli otomobiller, hizmet sektörü... Türkiye coğrafi anlamda diğer mal tedarikçilerine kıyasla AB'ye daha yakın konumda. Bu durum bizim daha fazla birlikte çalışabileceğimiz alanları aramamız yönünde bir teşvik olmalı.
Şarkıcı Lara'nın paylaşımında ortaya çıkan 63 öğrenci detayı herkesi duygulandırdı.