29.03.2025 - 14:00 | Son Güncellenme:
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Letonya, Litvanya, Polonya, Romanya, Estonya, Bulgaristan, Sırbistan, Moldova, Hırvatistan ve Karadağ, Avrupa'da nüfus artış oranı en düşük olan 10 ülke arasında yer alıyor.
En The World Factbook 2024 yılı tahminlerine göre çok küçülen 10 ülkenin yıllık nüfus artış oranı:
Letonya: - %1.14
Litvanya: - %1.05
Polonya: -%1
Romanya: - %0.94
Estonya: - %0.76
Bulgaristan: - %0.66
Sırbistan: - %0.61
Moldova: - %0.58
Hırvatistan: - %0.46
Karadağ: - %0.44
NÜFUS ARTIŞINDAKİ DÜŞÜŞÜN NEDENLERİ
Doğu Avrupa ülkeleri bu durumdan özellikle ağır şekilde etkilense de, tüm kıta düşük doğurganlık oranları ve yaşlanan nüfus sorunuyla mücadele ediyor. Bu durum, ekonomik olarak aktif bireylerin oranının giderek azalmasına ve giderek daha fazla insanın yaşlandıkça yardıma ihtiyaç duymasına yol açıyor.
Newsweek'in habeine göre gelişmiş ülkelerde, nüfusun kendini yenileyebilmesi için bir kadının ortalama 2.1 çocuk doğurması gerektiği kabul öne sürülürken, Avrupa'da bu oran ortalama 1.52 çocuk seviyesinde.
BİRLEŞİK KRALLIK, AVUSTURYA, İSVEÇ
Bazı Avrupa ülkeleri, doğurganlık oranları düşük olmasına rağmen, yoğun göç nedeniyle büyük nüfus artışları yaşadı. Bu ülkeler arasında Birleşik Krallık, Avusturya ve İsveç bulunuyor.
Özellikle İspanya'da doğum oranları son on yılda ilk kez arttı. 2024 yılında, 2023 yılına kıyasla 1.378 daha fazla doğum gerçekleşti. Analistler, bu artışın temel nedenlerinden birinin göç olduğunu düşünüyor.
Ancak İspanya’ya özgü başka faktörler de bulunuyor. Örneğin, İspanya'ya göç edenlerin büyük bir kısmı Latin Amerika'dan geliyor.
Uygulamalı Sistemler Analizi Uluslararası Enstitüsü'nün Nüfus ve Adalet Toplumları Programı Başkanı olan demograf Anne Goujon, Newsweek’e yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Latin Amerikalı göçmenler, İspanya'daki göçmen nüfusun önemli bir bölümünü oluşturuyor ve diğer göçmen gruplarına kıyasla genellikle daha iyi entegre oluyorlar. Şu anda, göçmenler İspanya'da birçok Avrupa ülkesine kıyasla daha çok bir 'kazanç' olarak görülüyor ve hükümet onların haklarını güçlendirerek entegrasyonlarını kolaylaştırıyor."
GÖÇLER DÜŞÜŞÜ TELAFİ EDEBİLİR Mİ?
Halk sağlığı ve politika uzmanı, aynı zamanda Hindistan Nüfus Vakfı’nın İcra Direktörü olan Poonam Muttreja da Newsweek'e verdiği demeçte, Letonya ve Litvanya gibi ülkelerin "çok düşük doğum oranları ve yüksek göç oranları nedeniyle çifte demografik zorluk" yaşadığını söyledi.
"Bu ülkelerin çoğu, komünizmin çöküşünden sonra büyük sosyal ve ekonomik çalkantılar yaşadı. Bu süreçte aile politikaları bozuldu ve uzun vadeli bir belirsizlik ortamı oluştu," dedi. "Avrupa Birliği'ne katıldıktan sonra, bu ülkelerden büyük genç nüfus, daha iyi ekonomik fırsatlar arayışıyla Batı Avrupa'ya göç etti. Bu durum yalnızca üreme çağındaki insan sayısını azaltmakla kalmadı, aynı zamanda iş gücünün daralmasına ve nüfusun yaşlanmasına da neden oldu."
Sobotka, Avrupa'nın bu süreçte ikiye bölündüğünü belirterek, "Son 30 yılda Doğu ve Güneydoğu Avrupa büyük ölçekli dışa göç yaşarken, diğer bölgeler ise genel olarak pozitif göç dengesi gördü," dedi.
Sobotka, bazı Avrupa ülkelerinde göçün düşük doğurganlık oranlarını "fazlasıyla telafi edeceğini" öne sürdü.Ayrıca, göçmenlerin "kültürel ve dil açısından benzer yerlerden gelip gelmediği" ve "iş gücü göçmeni mi, öğrenci mi yoksa mülteci mi oldukları" gibi birçok faktörün de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Galatasaray'ın yıldız oyuncusu Mauro Icardi, sevgilisi China Suarez ile mutluluk pozlarını paylaşmaya devam ediyor.