07.10.2006 - 00:00 | Son Güncellenme:
Başaran Rusya'da Bolşoy Balesi'nin başındaki isim olan Yuri Grigorovich adına ve ünlü sanatçı Galina Ulanova anısına düzenlenen Uluslararası Dünya Genç Balesi Yarışması'nda büyük ödüle layık bulundu. Rusya'nın Soçi kentinde 20-29 Eylül'de düzenlenen yarışmada, farklı ülkelerden 72 dansçıyı eleyen Başaran, böylece bugüne kadar söz konusu yarışmada gümüş ve bronz madalya kazanan Türkiye'ye en önemli ödülü getiren kişi oldu. Ayrıca En İyi Modern Dansçı Ödülü'ne de layık görülerek hem kariyerinde hem de Türk bale tarihinde önemli bir noktaya ulaştı.Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Meriç Sümen'in teklifiyle gittiği yarışmada Türkiye'nin ilk kez "Grand Prix" (Büyük Ödül) almasını sağlayan Özge Başaran, küçüklüktan itibaren bale tutkusuyla yetişmiş. 1980'de Ankara'da doğan Başaran, bugünlerde bale ile geçen çocukluk ve gençlik yıllarından sonra dünya bale tarihine adını yazdırmış olmanın mutluluğunu tadıyor. Aletli jimnastik dalında antrenör olan Erdoğan Kapucu, benim anaokulunda beden eğitimi öğretmenimdi. Onun teşvik etmesiyle beş yaşındayken ritmik jimnastiğe başladım. Annem ve babam çok destek oldu. Ama okul hayatım İstanbul ile Ankara arasında geçti. İlkokul üçüncü sınıfta, Devlet Opera ve Balesi'nin Çocuk Balesi bölümüne yarı zamanlı olarak devam ettim. Burada Üstün Öztürk hocam ile çalıştım. Sonra İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi'nde konservatuvar eğitimine başladım. Sonra Ankara Devlet Konservatuvarı'ndan Bale Bölümü birincisi olarak mezun oldum. 10 yıllık konservatuvar eğitimini 8 yılda tamamladım. Bana İhsan Doğramacı Özel Ödülü verildi. Baleye nasıl başladınız? Sonrasında nasıl devam ettiniz? Ben mezun olduğumda Antalya Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nde kadro açıldı. Orayı kazandım. Antalya'da özellikle Mehmet-Lale Balkan'ın emeklerini hiç unutamam. Bana bütün deneyimlerini aktardılar. Yine beni bu yarışma için teşvik eden isimler de onlar oldular. Antalya'da altı yıl görev yaptım. Burada klasik eserlerde rol aldım. Son sezondan beri Ankara Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün kadrosundayım. Mezuniyet sonrasında profesyonel bale yaşamında neler yaptınız? "Deneyimimi artırmayı hedefledim" Aslında yarışma mantığıyla düşünmedim. Uluslararası deneyimimi artırmayı hedefledim. Yurtdışındaki bir platformda insanlarla tanışmak istedim. Bir de bale yarışmalarında 26 yaş sınırı var. Dolayısıyla ekim ayında yaşımı dolduruyordum. Bu nedenle yarışmak istediğimi yöneticilerime aktardım. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Meriç Sümen, Soçi'deki yarışma için başvuru formu gelince, gitmemi önerdi. Meriç hanımın desteğiyle gitmeye karar verdim. Yarışmaya katılma fikri nasıl ortaya çıktı? Öncelikle bir balete ihtiyacım vardı. Başkoregrafımız Zeynep Odabaşı ile Lale Balkan, Bahri Gürcan ile çift olmamızı önerdiler. Sağolsun Bahri abi bunu kabul etti. Gerçekten tecrübesinden çok yararlandım. Kendisi yarışmacı olamayacağı halde benimle çalıştı ve yarışmaya katıldı. Klasik eserler "Uyuyan Güzel", "Esmeralda", modern tarzda Zeynep Tanbay'ın "Nothing" ve Mehmet Balkan'ın "Bach Oriental" adlı eserlerini çalıştık. Zorlu geçti ama değdi. Her gün en az beş saat çalışıyorum. Pazar hariç her gün çalışma programımız var. Yarışmaya hazırlık sürecinde neler yaptınız? Şöyle oldu. Yarışmayı ben istiyordum. Ulaşımı kendim karşıladım. Bu konuda yönetimden talepte bulunmadım. Belki bulunsam karşılanırdı. Bahri abi için ulaşım karşılandı galiba. Zaten yarışma sırasındaki tüm giderler organizasyona aitti. Yarışmaya kişisel olanaklarınızla mı gittiniz? "Arkamda beni destekleyen isimler var" Aslında ilk anda orada pek anlayamadım. Yarışmada ilk tur bittikten sonra gelip tebrik etmeye başladılar. Diğer yarışmacılar gayet pozitif davrandı. Bugüne kadar bildiğim kadarıyla Türkiye'den hiç kimse bu ödülü almamış. Yarışma bittikten sonra gelen festival davetleriyle önemini kavradım. Birçok kapıyı açacak bir ödül olduğunu görüyorum. Moskova, Kiev gibi bale kentlerinden davet aldım. Bu ödül bir zincir benzeri birbirine bağlı halkalar oluşturacak gibi görünüyor. Türkiye adına da gurur duyuyorum. Ayrıca bir ekiple birlikte başardım. Yani benim arkamda beni destekleyen, yetiştiren isimler var. Bu unutulmamalı. Yarışma sonucu ilan edildiğinden beri neler hissediyorsunuz? 42 kiloyum, boyum ise 1.70. Ama inanın ki zayıf kalmak için özel bir şey yapmıyorum. Aslında yemeği seviyorum. Galiba çalışma temposu içinde böyle kalıyorum. Öyle özellikle yemekten kaçındığım şeyler listesi yok. Ama mesela enerji verici şeyler tüketmeye çalışıyorum. Portakal suyu içiyorum, ceviz yiyorum. Bale için fizik önemli. Kilonuz ve boyunuz kaç? En önemlisi kilonuzu nasıl koruyorsunuz? "Bir haftada bale öğrenilmez" Ben bu konuda katı düşünüyorum. Belki dansın tanıtılması bakımından güzel programlar ama bu denli kolay olmamalı. Yani bir haftada bale öğrenilmez. Küçük yaştan itibaren deliler gibi çalışarak öğrenebilir. Emeği az olmamalı. İnsanlar, güzel bir şeyi az emek harcayarak yapabileceğini düşünmemeli. Televizyon ekranlarındaki dans yarışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz? İnsan seyirci karşısında kendini çok iyi hissediyor. Baleyi yapabildiğim kadar sürdürmeyi hedefliyorum. Sahne benden zevk alana kadar -ki ben ondan hep zevk alacağım- bale yapmak istiyorum. Ondan sonra da bale öğretmenliği gibi yan yollarda olurum. Geçenlerde tartışıldı, siz ne kadar sahnede kalmayı planlıyorsunuz? Başaran'ın ödülünde eşlikçisi Bahri Gürcan'ın büyük payı var elbette. 1973 doğumlu, Ankara Devlet Konservatuvarı mezunu Gürcan, 1993'ten beri başdansçı sıfatıyla Ankara Balesi'nde görev yapıyor. Bugüne kadar neredeyse tüm klasiklerde oynayan Gürcan, Londra'da geçen yıl dans ettiği Başaran ile uyumlu bir ikili olarak kabul edildiklerini söylüyor. Bale sanatçısı Balkanlar'ın önerisiyle Başaran'ın eşlikçisi olduğunu belirten Gürcan "Yarışmacılar için 26 yaşından gün almamış olma şartı bulunuyor. Bu bakımdan ben yarışamayacağım için eşlikçi oldum. Özge'nin dansını sahnede paylaşmak istedim" diyor.Aspendos Opera ve Bale Festivali'nde ayak bileğinden sakatlandığını söyleyen Gürcan, buna rağmen teknik açıdan hazırlanmaya devam ettiklerini vurguluyor. Son haftaya kadar zıplayamadığını kaydeden Gürcan, yola çıkmadan önceki hafta ayak hareketlerinde rahatlama sağladığını dile getiriyor. Balet, balerini için dans etti
Fotoğraf sanatçısı Emre Yetkin'le 2016 yılında nikâh masasına oturan Burcu Biricik, geçtiğimiz temmuz ayında kızı Luna'yı kucağına almıştı. Kızının yüzünü göstermeyen Burcu Biricik objektiflere yakalandı.