Rıdvan Dilmen

Rıdvan Dilmen

rdilmen@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı



Ben Türk futbolunda çok önemli bir oyuncuydum. Çocuk yaşlarda mahalle arasında bile yetenekli bir oyuncu olarak sırıtıyordum. 1978’de Nazilli Sümerspor’da Amatör Küme’de futbola başladım, iki sezon sonra yine amatör Muğlaspor’a gittim. 1980’de ise Boluspor’a profesyonel olarak transfer oldum. Yani ilk çim sahayla 18 yaşında tanıştım. İlk kez uçağa da Ümit Milli Takımı’nda bu yaşta bindim. Dönüp geriye baktığımda, hiç genç milli olmamışım. Yani beni 15 - 16 yaşlarında görmemişler. Benim jenerasyonumdan da birçok arkadaşım hemen hemen aynı durumdaydı.
Şimdi bakıyoruz, ulusal takımımız, kulüp takımlarımız Avrupa ve Dünya çapında. Eskiden Dünya Kupaları’nı izlerken takımlara hep gıptayla bakardık. Birçok oyuncunun altında Fransa, İngiltere, İspanya gibi liglerde oynadığı yazardı. Şimdi bizim de çoğu oyuncumuz Avrupa’nın liglerinde oynuyor. Uluslararası deneyimlerini çok küçük yaşlarda kazanıyorlar. Bu büyük avantaj. Ben ilk 10 milli maçımda kulüp takımımda iyi oynarken, uluslararası maçlarda iyi oynamıyordum. Milli olma sayım fazlalaştıkça daha iyi olmaya başladım.
Şimdi Tuncay, Emre, Nihat, Selçuk, Yıldıray’a bakın. Her biri A Milli Takımı’na gelmeden 30’ar kez genç takımda rakipleriyle oynamışlar.
İşte Tuncay... Sadece yetenekli oyuncu olmasının ötesinde, hem ailesi, hem menajeri, hem antrenörü tarafından sadece futbol olarak değil, sosyal olarak da çok iyi yönlendirilerek bugünlere geldi ve her gün üzerine koyarak gidiyor. Şu anda bütün Avrupa takımlarının transfer gündeminde. Bunu da zaten hak ediyor. Fenerbahçe ve Türk futbolu için büyük kazanç. Allah sakatlık, bir bela vermezse, uzun yıllar dünya futbolunun gözbebeklerinden olur.
Tuncay’ı farklı kılan önemli özellikleri var tabii. Herşeyden önce futbolu deli gibi seviyor. İyi oynamayı da çok seviyor. İstatistikçiler, Tuncay’ın bir maçta koştuğu mesafeyi kilometre olarak alsınlar, rekordur. Yani, her oyuncudan daha fazla koşuyor, mesafe kaydediyor. Sürekli oyunda ve devamlılığı olağanüstü. Bu da, maç içerisinde rakiplerine oyunun belli bölümünden sonra üstünlük sağlamasına neden oluyor. Tabii daha yaşı çok genç. Bir oyuncunun bir maçta çok koşması önemli avantajdır. Ancak zaman zaman da ekonomik oynamayı öğrenmesi lazım. Bu da tecrübeyle olacak bir olay. Tuncay, 2-3 yıl sonra çok daha sonuca giden bir oyuncu olacaktır. Yani bazen "bedava benzin yakıyor" şu anda. O da gençliğinden ve tecrübesizliğinden... Zamanla bunları da aşacaktır. Allah sakatlıktan korusun Tuncay... Formamı da unutma Tuncay!
Fenerbahçe Kulübü’nün bu yıl sözleşmesi biten Tuncay’ın mukavelesini uzatacağına inanıyorum. Zaten uzatmalı da. O da aklı başında bir çocuk ve akıllı büyükleri var. Fenerbahçe çok büyük kulüptür. Ayrıca Tuncay’ın bu forma altında en az 2-3 yıl oynamaya ihtiyacı vardır. Zaten Fenerbahçe yarın düzeldiği zaman Tuncay da başka bir kulübe gitmek istemeyecektir.






SPOR


Bir ekole doğru
At yarışları
Avrupa Ligleri
Botaş’tan şok karar
2. LİG puan durumu
Yeni askerler
Voleybolda zorlu kura
'100. yıl bize özel kalmalı'
Mahmut’un istediği oldu
Florya’ya ayak bastı
Trabzon’dan ayrılamazdım
Bu final FOE için
Kırkpınar’a buyrun
Raikonnen göz doldurdu
Hagi coşkusu
Venus parladı
Koşun zil çaldı!
Kızgın kumlarda heyecan
Haber turu...
Geç kalmayın!
Cüppeli Ahmet hoca