Hiç tahmin edemeyeceğiniz bir yerde, sadece bir kişinin çabasıyla neler yapılabildiğini görmek, umutla dolmak ve ilham almak için Aslıhan Lodi’nin Hüsamettin Koçan ile gerçekleştirdiği nehir söyleşi “Bir Dağda Mucize Yaratan Ressam”ı okumalısınız.
Son zamanlarda en heyecanla beklediğim kitap, Aslıhan Lodi’nin kaleminden “Bir Dağda Mucize Yaratan Ressam: Hüsamettin Koçan”.Aslıhan Lodi’nin Ali Nesin ile gerçekleştirdiği nehir söyleşi “Matematik Köyü’nün Delisi”ni okuyanlar hatırlayacak, Lodi bu kitap projesine “Herkese biraz olsun umut vermek için, en çok da iyiliği, üretimi ve paylaşımı dolaşıma sokmak için” başladı. “Ülkemizin koşullarındaki türlü imkansızlık ve zorluklara rağmen kendini mesleğine, öğrencilerine ve ülkesine adayan büyük hocalarla” konuştu. “Bireysel mücadelenin her geçen gün daha da yüceltildiği günümüzde inanıyorum ki benim kadar sizlere de ilham verecek, şaşırmanızı ve güzelliklere yeniden inanmanızı sağlayacak” diye düşünerek başladı çalışmaya...
Müzeyle ödül kazandı
“Bir Dağda Mucize Yaratan Ressam” da “Matematik Köyünün Delisi” gibi ilham ve umut veriyor. Neyse ki sadece kendini düşünmek/kurtarmak yerine başkaları için bir şeyler yapanlar da var aramızda. Giderek maddi-manevi şartlar zorlaşıyor ama yine de yılmayıp ayakta kalmak ve tabii daha çok kişiye ulaşmak için büyük mücadele veriyorlar. Aslıhan Lodi, Baksı Müzesi’ne ilk gidişini “Bende uyanan ilk his, hayret ve hayranlıkla, bu binayı buraya uzaylıların kondurduğu oldu” cümlesiyle özetliyor. Zaten gidenler bu uzay üssünü andıran müzeyi anlata anlata bitiremiyor. Evet, Baksı Müzesi bize göre bir ütopyaydı, Hüsamettin Koçan’a göre ise bir hayal... Beklenenden kısa sürede gerçek oldu, hatta Baksı Kültür Sanat Vakfı 2015’te 10. yaşını kutladı. Hüsamettin Koçan’ın Bayburt’ta, doğduğu Bayraktar (eski adıyla Baksı) köyünde kurduğu müze, Avrupa Konseyi Müze Ödülü’nü de kazandı ve ödülün sembolü olan Miro’nun “Güzel Göğüslü Kadın” heykelini bir yıl boyunca müzede misafir etme hakkını da…Evet, İstanbul’da müzelere, sergilere doyuyoruz ama Bayburt’un küçük bir köyünde bir müzenin olması çok önemli ve değerli. Müzede çağdaş sanat koleksiyonunun yanında türünün belli başlı örneklerini içeren geniş bir halk resimleri koleksiyonu ve yerel el sanatı örnekleri de sergileniyor.
Amaç istihdam sağlamak
Ayrıca 10. yıl için bir de kitap yayımladılar: “GED (Yüksek yer, tepe anlamında): Baksı’da 10 Yıl”. Kitabın tasarımı için “Çok dişi değil mi?” demişti Hüsamettin Koçan, Baksı Kültür Sanat Vakfı ile Sultanahmet’te bir araya geldiğimizde. Hemen ardından da eklemişti, “Bizim yönetimin tamamı kadın. Kadın doğuruyor, bakıyor, büyütüyor, bekliyor. Her zaman sahip çıkan kadın oluyor. Biz de kadınlar için daha çok çalışacağız.” Gerçekten de vakfın başında hayalini birlikte gerçekleştirdiği eşi Oya Koçan var, yönetimde ise Rana Erkan Tabanca’dan Esra Ekmekçi’ye tanıdık isimler dikkat çekiyor.
Hüsamettin Koçan, yeni projeyi de heyecanla anlatmıştı o zaman: Bayburt’ta bir kadın istihdam merkezi açmalarını. Amaç doğal boya, el işi atölyeleriyle kadının istihdama katılmasını sağlamak ve yöredeki kadınların üretimini uluslararası pazara açmak. Bu merkezin tasarımı Tabanlıoğlu Mimarlık’ın ortağı Melkan Gürsel’e ait. Daha sonra bu proje Tabanlıoğlu Mimarlık’a Cannes’da MIPIM’de bir ödül kazandırdı. Baksı Müzesi sadece kadınları değil çocukları da düşünüyor, 2013 yılından beri Öğrenci Sanat Şenlikleri düzenliyor, yetenekli çocuklara verdiği bursları yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bayburt’un yanı sıra Erzurum, Trabzon, Artvin ve Gümüşhane’de de burs verilecek, her ilde 15 çocuk Baksı Müzesi bursundan yararlanabilecek. Artık sıra müzenin ve vakfın sürdürülebilirliğine gelmiş. Ulaşımı zor olduğu için bir de konukevi var. “Turizm aktörü sayılırız artık” diye anlatıyor Koçan gülerek, sanat sayesinde turizm patlaması yaşayan şehirlerden hiç söz etmeden. Kurduğu müze sayesinde bir şehre değil, bir köye bu kadar çok sayıda kişiyi getirdiğini hiç hatırlatma gereği duymadan... Hüsamettin Koçan’ın Aslıhan Lodi’ye anlattıklarını okurken daha iyi anlayacaksınız, neden bu kadar çok Baksı dostu olduğunu... Ama asıl etkileyici olan hiç tahmin edemeyeceğiniz bir yerde, sadece bir kişinin çabasıyla neler yapılabildiğini görmek…Ve tabii sonucunda umutla dolmak…Bir an önce Aslıhan Lodi kaleminden nehir söyleşiyi okumakta fayda var.
Baksı’ya nasıl gidilir, nasıl destek olunur??
Unutmadan, Baksı Müzesi’ne İstanbul’dan gitmek sandığınız kadar zor değil. 1.5 saatte Erzurum’a uçuyorsunuz, oradan da arabayla 2.5 saatlik bir yolculukla toplam 4 saatte kendinizi bambaşka bir yerde buluyorsunuz. Gitmişken 44 kişilik konukevinde kalmak da mümkün. Gidemiyorsanız da üzülmeyin, Baksı’ya uzaktan destek olma fırsatı da var. Nasıl mı? Baksı Dostu olmak için iletişim bilgilerinizi baksidostu@baksi.org adresine göndermeniz yeterli.