08.07.2007 - 00:00 | Son Güncellenme:
MÜZİK Conan'ı anımsatan dev vücudunda çocuk saflığında bir yürek barındıran rock müzisyeni ve gitarcısı Murat Net, yıllarını ücra bar sahnelerinde geçirmiş tipik bir Selamiçeşme sakini. Hiperaktif davranışları ve yüksek tondaki heyecanlı konuşmalarıyla yoldan gelen geçen herkesin dikkatini çeken bu sevimli yüzlü renkli gözlü adamın, yaşamının son yedi yılında yaşadıklarını anlattığı albümünün adı "Selamiçeşme Blues". Büyük parkları, geniş bahçeli evleri, kedili sokak aralarıyla huzurun insana en tatlısını bahşeden Selamiçeşme, kendi blues'unu yazdıracak kadar da hüzün vermeyi beceren mutena bir İstanbul semtimiz. İlk kez Bulutsuzluk Özlemi sahnesinde görmüştük Murat'ı; gitarın hakkını verdiği anlaşılıyordu. Pentagram'ın oluşum günlerinde de işin içindeydi. Topluluğun adını taşıyan ilk albümünde çalmış; ekibe tavizsiz bir ruh katmıştı. Rock aleminin henüz dökülmeye başlanan çakıllı yolları, onun kırılgan ruh haline iyi gelmiyordu. Küskünlüğün dayanılmaz noktaya geldiği zamanda çekti gitti; önce gönlünü ardından sol elinin yüzük parmağını kaptırdığı İngiliz kızın ardından Londra'ya. Gitmeden çıkardığı kasetin adını manidar bir şekilde "Escape From Hell" koydu. Yaban ellerde şarkıcı arkadaşı Syd tarafından kendine takılan lakapla bar tozu yutmaya devam eden Murat "Frank" Net, dönüşünde bir sahne canavarıydı. Reflex, Murat Net Bant, Ajan, Power ve Dizel projelerinin yanı sıra Diken, Ogün Sanlısoy, Erkin Koray gibi isimlerle çalıyordu. Hiçbir pop prodüksiyonunda yer almadı idealist Murat. Rock'n roll ile arasındaki aşkın namusunun sonucuydu bu. Bu yüzden hayal ettiği gitarlara ve ekmek parasına hasret kaldı hep. 43'ünden gün alan bu emektar, onu tanıyanlara göre hak ettiği yere gelememiş mutsuz biri. Mutsuzluğunun kuyusunda kendisini ifade edecek iklimi bulamaması; direncinin pınarında ise kendini rock'n roll'a adaması var. Gitar çalmasını engelleyen tanrılara karşı savaşan Kimmeryalı Conan'dan farklı değil Murat. Neyse ki şimdi "Selamiçeşme Blues" albümünü çıkarmanın bahtiyarlığı içinde.Kayıtların bitişinden iki yıl sonra doğan "Selamiçeşme Blues", aslında onun ilk albümü olarak görülebilir. Bu, talihsizlik defterini kapamak istediği yeniden doğuşun simgesi. "Selamiçeşme Blues" son derece kişisel bir oturum. Şarkılar yalnız ve genç bir adamın maddi-manevi yıkımlar sonucu eve kapanarak, pencerenin perdelerini örterek yaşadığı yılları anlatıyor. Bu yılların ağırlıklı olarak metafizik kitaplarıyla geçtiği şarkılardan hissediliyor. Cehennemden kaçış Banda kaydedilmemiş olmasına karşın analog tatların hissedildiği şarkılarda, 70'lerin çiğ sesi hedeflenmiş; Led Zeppelin, Queen ve Van Halen'ın ilk dönem kayıtlarındakine yakın sesler arzulanmış. İyi bir davulcu olan Alpay Şalt'ın dışında tüm enstrümanları ve vokali Murat üstlenmiş. Maçın ilk yarısını 3-0 yenik kapatan Murat ikinci yarıya golle başlıyor; bu albümü çıkararak. Seyirci desteğine en fazla ihtiyaç duyduğu dakikaları oynuyor, Selamiçeşme'deki parktaki hayat maçında. İkinci yarıya golle başlıyor Önümüzdeki hafta etki gücü yüksek bir sahneyle Masstival kapsamında karşımıza çıkacak olan Amerikalı şarkıcı Tori Amos, dokuzuncu albümü "American Doll Posse" için turluyor. Tori bu albüme dek hiç bu kadar saldırgan ve köşeli tarafını göstermemişti bize. Ataerkil toplumda ezilen kadının gücü adına yumruğunu masaya vuran haspa, sadece mistik sesler içinde yaşayan düşsel piyano perisi olmadığının; çeşitlilik içeren, ses genişliğine sahip, sınırlarını zorlayan korkusuz biri olduğunun da altını çiziyor bu albümde.Dinin siyasetine başkaldıran 43 yaşındaki vaiz kızı Tori, Yunan mitolojisinden faydalanarak yarattığı beş kadın karakterle tüm kadınları, baskıları ateşe vermeye çağırıyor.Vodvil, noise rock ve folk ile süren düşsel bir piyano yolculuğu için, kadınlar sahne önüne... Eli meşaleli beş kadın 90'lı yıllarda "zombie, zombie, zombie hey, hey, hey, hey, oh, oh, oh, oh, oh, oh, oh, hey, oh, ya, yaa" diye bağıran, teselliyi bardaki iki birada arayan öğrenci gençliğinin aklını başından alan masum görünüşlü genç bir kadın vardı. Kimilerini de sinir eden bu şarkıyı söyleyen hanım Cranberries'in solisti Dolores O'Riordan idi. Dolores hanım uzun bir aradan sonra sokak kapısını açtı ve yine başladı bas bas bağırmaya. Herkesin duyduğundan emin olmak için de ilk albümünün adını "Are You Listening?" koydu. Kedi düşkünü ve astroloji meraklısı bayanlara hitap eden duygusal şarkılarla dolu bu albüm hakkında söylenecek olumlu olumsuz çok şey var. Bir şey söylemekle yetineyim. Dolores hanımın sesi gerçekten çok iyi. Hey sen, duyuyor musun? Oyuncak şimendiferini Ankara'dan İstanbul'a çeviren Pilli Bebek, beklemekten aşık usandıran ikinci albümü "Olsun"u nihayet yayımladı. İlk albümü "Uyandırmadan"ın üzerinden altı yıl geçtikten sonra çıkan "Olsun", 15 yıl boyunca dumanlı bar havası solumuş emektar topluluğun ikinci albümü. Bugüne dek içinden farklı müzisyenlerin gelip geçtiği ve orijinal kadrosundan sadece gitarcı, şarkıcı ve besteci Cem Kısmet'in bulunduğu topluluk, bu albümle eskisinden farklı görüntü çiziyor. Hard rock'tan alaturkaya, poptan arabeske geniş ve eklektik bir yelpazede Türkçe rock şarkıları terennüm ediyor. Sözler özenli ve düzgün; müzik berrak. Sadece vokalin alaturkaya girdiği yerlerde biraz daha ölçülü olmak gerekiyor... Piller dolumlu. İçinde yeniden doldurulmuş 11 pilin bulunduğu "Olsun" ile koşabilir bu Pilli Bebek. Pilleri doldurulmuş bebek
Şarkıcı Lara'nın paylaşımında ortaya çıkan 63 öğrenci detayı herkesi duygulandırdı.