16.05.2014 - 02:30 | Son Güncellenme:
Damla Yur
Soma’daki maden faciası olası bir tehlike anında işçilerin sığınabileceği yaşam odalarını (Rescue Chamber) gündeme getirdi. Yaşam odaları ülkemizde mevcut düzenlemelere göre zorunlu değil ancak facianın yaşandığı Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait ocakta bazı işçiler 1 adet yaşam odasının bulunduğu belirtiliyor. İşçilerin bazıları ise yıllardır çalıştıkları madende bu odayı hiç görmemiş. Ocağı işleten firmanın sahibi Alp Gürkan, geçtiğimiz yıl verdiği bir röportajda ocakta bir yaşam odası bulunduğunu öne sürmüştü. Gürkan, “Kaza anında 500 işçinin 20 gün süreyle yer altında yeme-içme ihtiyacını karşılayacak, dışarıyla oksijen bağlantısının kurulduğu ‘yaşam odaları’ oluşturduk” demişti.
İŞTE ÖLÜM OCAĞININ İÇİN
Türkiye’nin Pakistan ve Afganistan’la birlikte yıllardır imzalamadığı Uluslararası Çalışma Örgütü’nün(ILO) 176 numaralı “Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi” ‘Rescue Chamber’ı (kaçış, yaşam odası) zorunlu kılıyor. Zorunlu olmamasına rağmen bazı madenlerde ise bu yaşam odaları bulunuyor. Facianın yaşandığı maden ocağındaki ‘yaşam odası’nın varlığı, yeri ve kapasitesi ise tartışmalı.
‘Kendimize yaşam odası yarattık’
Faciadan sağ olarak kurtulanlardan Fatih Ocay, madende yaşam odası olduğunu ancak oraya ulaşabilen kimseyi görmediğini söyledi. Yaşam odasının bulundukları noktadan 300-350 metre uzakta olduğunu kaydeden Ocay şöyle devam etti: “O odaya sığınmaya çalışsak giderken zehirlenme olasılığımız yüksekti. Hem orada gazın yoğunluğunun ne olduğunu da bilmiyorduk. Maskelerle odaya erişebilirdik belki ama bu bizim için riskti. Toplu karar alarak bulunduğumuz yerde perdeleme yapıp kendi kendimize yaşam odası yarattık. Ben bu yaşam odasına yaklaşık 1 yıl önce girip, bakmıştım. Oturaklar, yiyecekler vardı. Yaklaşık 150 kişinin sığınabileceği bir kapasitesi vardı. Bizim madende sadece 1 yaşam odası gördüm. Aralıklarla olduğunu görmedim” dedi.
‘Odada oksijen falan yok’
Kurtulan madencilerden Recep Gök ise olayın yaşandığı alanın 350 metre ilerisinde bir oda olduğunu ancak oraya ‘yaşam odası’ denilemeyeceğini söyledi. Gök, “Ben 2 senedir o madendeyim yaşam odası diye bir şey duymadım. Sığınma odası diye bir yer biliyorum. Eğer bizim patronumuz oraya yaşam odası yapmış bunu da gazetelerde söylemişse keşke bize de söyleseydi. Orası yemek yenebilen, sağlık hizmetlerinden yararlanılabilen bir oda. Yukarıdan gelen kumanyalar orada durur. Orada oksijen falan yok onun için oraya ‘yaşam odası’ falan denemez. Orada oksijenli hava olmadığını bildiğimiz için gitmedik. İyi ki de gitmedik gitsek kesin ölürdük” diye konuştu.
KURTULAN İŞÇİ O ANI ANLATTI
ANNENİN SON İSTEĞİ YERİNE GETİRİLMEDİ
2025 yılının ilk üç ayında, birçok ünlü isim aramızdan ayrıldı. Kendi alanlarında büyük başarılara imza atmış usta sanatçılar, müzisyenler ve diğer ünlü figürler hayatını kaybetti. İşte, 2025 yılının ilk üç ayında aramızdan ayrılan o değerli isimler...