31.05.2014 - 02:30 | Son Güncellenme:
Damla Yur
Türk çayını koruma altına almak ve çay tarımının uzun yıllar devam edebilmesini sağlamak için Lipton, dört yıldır Doğu Karadeniz bölgesinde çeşitli projelere imza atıyor. Çayın mimarı kadınlardan da sıkça destek alan firma, son projesinde çayın sesini kadınlarla duyurmaya karar verdi. Proje kapsamında bir araya gelip ‘Çay’a Ses Ver Korosu’nu oluşturan 18 kadın koroyla aynı ismi taşıyan “Çay’a Ses Ver” adlı şarkıyı seslendirdi. Kulakların aşina olduğu ‘Los Lobos’ grubunun ‘La Bamba’ şarkısından uyarlanan şarkı ve kadınların en doğal halleriyle çekilen video klibi yayınlandığı günden bu yana sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Koronun 11 üyesi geçtiğimiz haftaiçi İstanbul’daydı.
İstanbul’u kuş bakışı gören 5 yıldızlı bir otelde bir araya geldiğimiz 11 Doğu Karadenizli kadından kimi uçağa ilk defa binmiş, kimi İstanbul’a ilk defa gelmiş.
‘Sevmedik burayı’
Ne uçağın ne de Boğaz’ın umurlarında olmadığını belirten kadınlar, “Burası temiz havaya hasret. Sevmedik buraları. Burada yaşanır mı? Gelin bir de havayı Rize’de soluyun” dedi.
Korodaki 18 kadından biri 42 yaşındaki Şengül Yıldırım. Çocukluğundan beri çay topladığını belirten Yıldırım, ziraat mühendisliği eğitim almış ve şimdi organik tarımla da ilgileniyor. Çay toplamaya başladığından beri müziğin içinde olduğunu anlatan Yıldırım, “Beste yapmıyoruz ama her gün sabah 6’dan akşam 6’ya kadar türküsüz çay toplama geçmez. Çayı şarkı söyleye söyleye toplarız. En çok Karadeniz türküsü söyleriz ama başka tarzlar söyleyen arkadaşlarım da var” diye konuştu. Yıldırım projede yer alma amaçlarını da şöyle anlatıyor:
“Amaç iyi tarımın sesini duyurmak. Çayın bakımı, iyi budama, gübreleme konusunda verilen eğitimle çevreye ve geri dönüşüme duyarlı bir yaklaşım söz konusu.Proje bölgemize yarar sağlayacağı için bizim için de çok önemli. Çay üretim, sadece o yılki ürünü alıp para kazanmak değildir. Bu kültürü soldurmak değil yeşertmek görevimiz.”
Ekibin ‘amcası’ Nevin Uzunalioğlu da çocukluğundan beri çay topluyor. Kendisine ‘amca’ lakabı takılması ise tarlada farklı bir iş yapması nedeniyle değil koroda bas sesi çıkaran kişi olmasından kaynaklanıyor. Artvinli Uzunalioğlu, “Kendimi bildim bileli çay toplar, şarkı söyler, taklit yaparım. Sesim biraz kalın. Amca sesi iyi yaparım” dedi.
‘Esprileriyle güldürdü’
Ekibin en sıradışı karakteri ise 53 yaşındaki Neşe Demirel. Kendine has tavırları, ses tonu ve esprileriyle grubu her dakika güldüren Demirel’in de mesleği çiftçilik. Başka işle uğraşmayan Demir gibi Yasemin Kepenek(44), Nebahat Duman(57), Hatice Öztekeşin(50) de çocukluklarından beri çiftçi.
Müzik aleti satan Aysel Altun da solist olmaktan çok keyifli olduğunu belirterek, “43 yaşındayım ve ben de kendimi bildim bileli çay topluyorum. Çay da müzik de hayat demek bu şarkıyı seslendirdiğimiz için çok mutluyuz” diye konuşuyor.
Gülen Hukanoğlu(38) ise ceyizci dükkânı işletiyor. Aynı zamanda halk eğitim merkezinde dikiş, nakış öğretmenliği yapıyor ve çocukluğundan beri çay topluyor.
2 ay boyunca müzik eğitimi
Koronun repertuvarında ‘Çaya Ses Ver’ dışında sekiz şarkı bulunuyor. Repertuvar Doğu Karadenizli kadınların çay tarlalarında söylediği şarkılardan esinlenerek oluşturulmuş. Koronun müzik eğitmeni Erkan Oktan, projeye 60 kadının başvuru yaptığını elemelerin ‘Popstar’ gibi geçtiğini belirterek, “Kadınlarla çalışmak çok keyifli ve eğlenceliydi. İşim zor değildi çünkü hepsi zaten her gün şarkı söyleyen kadınlar. 2 aylık eğitim sırasında tabi zaman zaman 18 Karadenizli kadınla ders işlemek zor olabiliyordu. Çay demlenmeden işlenen ders yoktu” dedi.
Şarkıcı Lara'nın paylaşımında ortaya çıkan 63 öğrenci detayı herkesi duygulandırdı.