19.10.2020 - 10:52 | Son Güncellenme:
milliyet.com.tr
2017 yılında, adı bir değil tam üç skandalla anılan İngiliz donanmasına ait nükleer denizaltı HMS Vigilant daha geçtiğimiz hafta adının karıştığı yeni rezaletle manşetlere çıkmıştı.
Trident nükleer füzelerinden sorumlu bir Kraliyet Donanması subayı, vardiyasına elinde bir kutu kızarmış tavuk ile geldiği. Üstelik subayın görevdeyken sarhoş olduğu ortaya çıktı.
İngiliz The Sun gazetesine konuşan bir kaynak, 40'lı yaşlarındaki Teğmen Len Louw'un elinde ızgara tavuklarla kontrolleri devralmak için görev başına geldiğinde, 'nükleer silahlardan sorumlu olmak için uygun bir durumda olmadığını' söyledi.
Kraliyet Donanması subayı, her biri 60 ton ağırlığındaki ve Birleşik Krallık'ın neredeyse tüm nüfusunu öldürecek birleşik güce sahip olan 16 nükleer füzeyi taşıyan gemideki vardiyasına başlamaya hazırlanıyordu.
Bir silah mühendisliği subayı olan Teğmen Louw hakkında soruşturma başlatılırken, subay İskoçya'daki denizaltının üssüne geri götürüldü. 2017 yılında, adı bir değil tam üç skandalla anılan İngiliz donanmasına ait nükleer denizaltı HMS Vigilant daha geçtiğimiz hafta adının karıştığı yeni rezaletle manşetlere çıkmıştı.
İngiliz donanmasına ait denizaltı HMS Vigilant'ın adı, geminin personeli ile kaptanı arasında yaşanan ilişki skandalıyla lekelenmişti.
Geminin 41 yaşındaki kaptanı Stuart Armstrong'un 25 yaşındaki kadın asteğmen Rebecca Edwards ile ilişki yaşadığı ortaya çıkmış, rezalet tüm dünyada manşetlere çıkmıştı.
Ülkede askeri yasalara göre aynı gemide yer alan personelin cinsel ve aşk ilişkisi yaşaması kesinlikle yasak olduğu için, hemen olayla ilgili soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında kaptan Armstrong’un görevinden uzaklaştırıldığı belirtilirken, olayın daha da büyük ölçekli olduğu ortaya çıkmıştı.
İkinci kaptan olarak görev yapan Michael Seal’ın da başka bir kadınla ilişki içerisinde olduğu ortaya çıkınca, Seal'ın da görevden uzaklaştırılmasına karar verilmişti. Skandal bununla da sınırlı kalmadı. Diğer askerler ise ABD'de kaldıkları otelin havuzunda tanıştıkları kadınlarla ilişkiye girdiği ortaya çıktı. HMS Vigilant denizaltısındaki mürettebat uyuşturucu testine sokuldu, kanında kokain bulunan dokuz denizci ordudan atıldı.
3 milyar sterlinlik nükleer denizaltının, her fırsatta kuralları çiğneyen mürettebatı arasında geçen hafta da koronavirüs salgını başladı. İsmi açıklanmayan bir kaynak, basına yansıyan skandallardan sonra içerisinde olup bitenin son derece gizli tutulduğu HMS Vigilant'ın, Giorgia'da bulunan Kings Bay ABD Donanma Üssü'nden birkaç kişinin ayrılmasının ardından 35'ten fazla mürettebatın test sonucunun pozitif çıktığını açıkladı.
Ekibin dörtte birinin koronavirüs testi pozitif çıkarken, virüse yakalananlar arasında bir doktorun ve ikinci komutanın olduğu ortaya çıktı.
Raporlara göre, denizaltında depolanan nükleer silahların konuşlandırılması için gerekli kodlar yalnızca ikinci komutan ve bir diğer kişi tarafından biliniyor.
Denizciler, 318 bin koronavirüs vakası ve 7 bin 282 ölüm görülen Giorgia'daki striptiz kulüplerine, barlara ve restoranlara gitmeme emirlerine uymadı.
İçeriden biri, denizcilerin 320 kilometre uzaktaki Florida'da bulunan bir plaja gittiklerini de söyledi. Florida, toplam 738 bin 749 vaka ile ABD'de en kötü etkilenen üçüncü eyalet.
HMS Vigilant, diğer dört denizaltıyla birlikte Birleşik Krallık'ın nükleer caydırıcılığının bir bölümünü oluşturuyor. Gemide bulunan balistik füze olan Trident 2'nin bakım çalışmaları devam ediyor.
The Sun gazetesine yorum yapan ve isminin gizli tutulmasını talep eden bir kaynak, denizcilerin haftalardır bir arada olduklarını ve sıklıkla kuralları çiğnediklerini söyledi.
Bir Kraliyet Donanması sözcüsü ise, 'Denizaltı operasyonları ile ilgili konularda yorum yapmıyoruz. Ancak bir bireyin davranışının beklediğimiz yüksek standartların altında kaldığı durumlarda, gerekli gördüğümüz önlemi almaktan çekinmeyiz." ifadelerini kullandı.
Nükleer denizaltı HMS Vigilant'ın adı, yıllardır karıştığı skandallar nedeniyle gündemden ve gazete manşetlerinden düşmüyor.
İngiltere, pandemi sürecinde kritik bir aşamaya geçti. Ülke genelinde vaka sayılarındaki artış devam ederken, hastaneye kaldırılan hastaların sayısı ilkbahardaki karantina döneminin de üzerine çıkmış durumda.
Üstelik, resmi bilimsel tavsiyeler ile hükümet tarafından alınan siyasi kararlar arasındaki uçurum da günden güne daha çok ortaya çıkmaya başladı.
Hükümetin bilimsel tavsiye grubu (Sage) tarafından açıklanan belgeler, grubun yaklaşık üç hafta önce hükümete harekete geçme çağrısında bulunduğunu ortaya koydu.
Belgelere göre, Sage 21 Eylül'deki yazısında, "Acilen önlem paketinin yeniden yürürlüğe alınması gerekiyor" dedi ve "Bu müdahaleler ne kadar hızlı bir şekilde yapılırsa, Kovid-19 bağlantılı ölümler de o kadar çok azalır ve getirilen kısıtlamalar da o kadar hızlı bir şekilde kaldırılabilir. Vaka sayısını azaltmak için ivedilikle harekete geçilmemesi, felaket sonuçlar doğuracak çok geniş bir salgına yol açacak" diye devam etti.
Sage'in hükümete vakit geçirmeksizin uygulamaya sokmasını önerdiği önlemler şunlar oldu: Vaka sayılarındaki artışı azaltmak için ülke genelinde belli bir süreliğine geçici karantina uygulanmasını öngören 'devre kesici' mekanizmanın yürürlüğe sokulması.
Yapabilen herkes için evden çalışmanın tavsiye edilmesi. Destek grupları hariç aynı evde yaşayanların başkalarıyla temas kurmasının yasaklanması.
Bar, restoran, kafe, kapalı spor salonları ve kuaför gibi "kişisel hizmet" sunan yerlerin kapatılması. Yüksek öğretimde zorunlu olmayan haller dışında uzaktan eğitime geçilmesi.
Ancak hükümetin de yalnızca virüsün yayılmasını engellemeyi amaçlayan önlemlerin yarattığı etkiyi değil, bunların genel halk sağlığı, refahı ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini de dengelemesi gerekiyor.
Sage'in yaptığı öneriler arasında bir tek evden çalışmayla ilgili tavsiye hayata geçirildi. Diğer önlemler ise ülke çapında değil, bazı yerel düzeyde uygulamaya sokuldu.
Londra'da koronavirüs vakalarının artması nedeniyle, salgına karşı alınan önlemleri "yüksek tehdit" seviyesine çıkarıldı. Londra'yla birlikte Essex, York ve Elmbridge de "yüksek tehdit" seviyesine çekildi. Manchester ise Liverpool ve Lancashire ile birlikte en üst seviyeye, yani "çok yüksek tehdit" kategorisine alındı.
"Yüksek tehdit" seviyesi, farklı hane halklarının kapalı ortamlarda bir araya gelmemesini, dışarıda buluşmaların altı kişiyi aşmamasını, restoran ve barların 22.00'de kapanmasını içeriyor.
Avam Kamarası'nda önlemlerle ilgili milletvekillerine bilgi veren Sağlık Bakanı Matt Hancock, Londra'da her 10 günde bir vaka sayısının ikiye katlandığını açıkladı.
Londra Belediye Başkanı Sadık Han, "Kimse daha fazla kısıtlama istemiyor ancak bu Londralıları korumak için gerekli görüldü" dedi ve "başka bir seçeneğin olmadığını" söyledi.
Koronavirüs kısıtlamalarının vaka artışı görülen bölgeleri kapsayacak şekilde genişletilmesi yönünde merkezi hükümet ile yerel yönetimler arasında görüşmeler devam ediyor.
İngiltere'de 13 Ekim’den bu yana günlük vaka sayısı 15 binin üzerinde seyrediyor. Ülkede son 24 saatte 16 bin 982 yeni vaka tespit edildi.
İngiltere Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan verilerde, son 24 saatte 16 bin 982 yeni vakanın tespit edildiği, toplam vaka sayısının ise 722 bin 409'a ulaştığı belirtildi.
Ülkede Covid-19 nedeniyle son 24 saatte 67 kişi hayatını kaybederken, salgının başlamasından bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 43 bin 646'ya yükseldi.
Hükümet verilerine göre, İngiltere'de günlük vaka sayısı 3 Ekim tarihinde hızlı bir sıçrayış göstererek 10 binlere yükselirken, 13 Ekim tarihinden bu yana vaka sayısı 15 binin altına düşmedi. Bir gün öncesine göre vaka sayısı 811 kişi artarken, hayatını kaybedenlerin sayısı ise dünden bugüne 83 kişi azaldı.