07.07.2020 - 14:02 | Son Güncellenme:
AA
Libya Savunma Bakan Yardımcısı Selahaddin Nemruş, Libya El-Ahrar televizyonunda katıldığı bir programda, Vatiyye Askeri Hava Üssü'ne yönelik hava saldırısına ilişkin bilgi verdi.
Nemruş, "Vatiyye üssünün bombalanmasında kullanılan uçaklar ileri teknoloji uçaklardı ve Hafter'in, yabancı bir güç temin etmediği sürece bu uçaklara sahip olması söz konusu değil." dedi.
Söz konusu saldırının, Sirte ve El-Cufra kentlerinin kurtarılması yönünde itici bir güç olacağını dile getiren Selahaddin Nemruş, ülkedeki paralı yabancı askerlerin sayısının arttığını ve Sirte'deki El-Kardabiye Üssü'ne mühimmat ve asker taşıyan uçakların iniş yaptığını gözlemlediklerini aktardı.
Libya-Türkiye ilişkilerine de değinen Nemruş, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın Libya ziyaretinin, Türk hükümetinin Libya'daki meşru yönetime verdiği desteğin devam ettiğini gösteren açık bir mesaj olduğunu dile getirdi.
Selahaddin Nemruş, "Türkiye, Libya hükümetinin ülke topraklarının tamamında kontrolü sağlaması gerektiği konusunda bizimle hemfikir. Hafter milislerinin Terhune'de işlediği ihlaller ve Trablus'un güneyine tuzaklanan mayınlar da Türkiye'nin verdiği desteğin artmasını sağladı." diye konuştu.
Vatiyye Askeri Hava Üssü'ne cumartesi gecesi savaş uçakları tarafından saldırı düzenlenmişti.
Öte yandan Libya'da başkent Trablus'u ele geçirme amacıyla saldırı başlatan ve 14 ay sonunda başarısızlığa uğrayan Halife Hafter, insan kaynağı eksiğini kapatmak için isyancı çeteler, soykırımla suçlanan milis gruplar, Rusya aracılığıyla yabancı paralı askerlere giderek daha fazla başvuruyor.
Libya'nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter, 2014'teki darbe girişiminin ardından Libya'daki yönetim boşluğundan yararlanmaya çalıştı. Hafter, 2019 başında güney bölgelerini ele geçirmesinden sonra dış güçlerin de desteğini almasıyla hedefine başkent Trablus'u koydu.
Libya'nın en can alıcı toprak parçası olarak öne çıkan Trablus bölgesi, diplomatik temsilcilikler ve bağımsız devlet kurumlarının bulunduğu ticari ve resmi başkent olarak ülke nüfusunun yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor.
Libya, Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde ulusal uzlaşı konferansına hazırlandığında ülkedeki tüm gruplar ateşkese tabiyken Hafter, 4 Nisan 2019'da başkenti ele geçirmek için bir anda saldırı emri verdi ve ülkesini şiddet sarmalına sürükledi.
Hafter, başkente hakim olarak BM ve uluslararası toplum tarafından Libya'nın yasal temsilcisi kabul edilen Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin elindeki yönetimi silah zoruyla ele geçirmeyi amaçladı.
Ancak, aradan geçen 14 ayda vadettiği "hızlı ve kesin" zafere ulaşmakta başarısız olan Hafter, Libya ordusu karşısında üst üste mağlubiyetler yaşamasının ardından savaşını sürdürebilmek için sürekli insan kaynağına ihtiyaç duydu.
Halife Hafter, liderlik ettiği gruba "Libya Ulusal Ordusu" ismini vererek resmi bir ordu gibi göstermeye çalışsa da Hafter'in silahlı gücü "bayiliği" andırıyor. Hafter, topladığı milisleri hakimiyet sahası, yasadışı gelirler, dış finansman ve ganimet gibi vaatlerle bir çatı altında bir araya getirmeye çabalıyor.
Sudan hükümeti, uluslararası alanda Libya'daki Sudanlı savaşçılar konusunun giderek daha fazla gündeme gelmesi karşısında, son dönemde yaptığı bir operasyonla Libya'ya gitmeye hazırlanan 122 paralı askerin yakalandığını açıkladı.
Libya'da Hafter'in en önde gelen mali, siyasi, askeri destekçisi Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ait Blackshield isimli bir özel güvenlik şirketinin Ocak ayında Sudanlıları BAE'de güvenlik şirketinde çalışma vaadiyle işe alındığı belgelerle ortaya çıkmıştı. Libya'ya götürülen Sudanlıların duruma itiraz etmesi ve ülkelerine dönmeleri üzerine, BAE'nin Hafter için Sudan'dan paralı asker devşirme çabasını göstermişti.
Rusya'nın Suriye'deki Esed rejiminin kontrolündeki bölgelerden de Libya'ya paralı askerleri götürme çalışmalarına arttırdığı bilgisi gelmeye başladı. Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Suriye'de Esed rejimine destek veren Rusya, Libya'da Hafter saflarını da Suriye'den yeni paralı savaşçılarla güçlendirmeye hız verdi.
Rusya, Irak sınırındaki Deyrizor ilinde rejime bağlı "Şebbiha" milisleri ile İran destekli yabancı gruplardan Fatimiyyun, Zeynebiyyun ve Kudüs tugayları saflarından çoğu Suriyeli 300 savaşçıyı aylık 1000-bin 500'er dolar karşılığında Libya'ya gönderdi.
Söz konusu yeni savaşçılar arasında İran ve Afgan kökenliler de bulunuyor. Paralı askerler, Hafter milislerine katılmadan önce gerekli eğitimler için Rusya'nın Lazkiye'deki askeri noktalarına götürüldü.
Rusya'nın Libya'ya gönderdiği yeni paralı askerler arasında rejimle daha önce "uzlaşı" imzalayarak Deyrizor'a dönen ve daha sonra Kudüs Tugayları saflarına katılan en az 8 eski DEAŞ'lı da yer aldı.
Kaynaklar, eski DEAŞ'lıların Deyrizor'un doğu kırsalındaki Deblan beldesinden olduklarını ve terör örgütü saflarında yaklaşık 2,5 sene yer aldıklarını belirtti. Rusya'nın, şu ana kadar Suriye'nin çeşitli illerinden Hafter'in saflarına gönderdiği paralı savaşçı sayısının 2 bine yakın olduğu tahmin ediliyor.
Hava trafiği takip uzmanları son dönemde, Esed rejimiyle ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle ABD'nin yaptırım listesinde yer alan "Cham Wings" isimli havayolu şirketine ait yolcu ve kargo uçaklarının Suriye'den havalanarak, Libya'da Hafter bölgesindeki askeri hava üslerine ve havalimanlarına indiğini tespit etti.
Paralı askerlerle Libya'ya müdahalesi en çok tartışılan grup olan Wagner Şirketi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yakın, Kremlin Sarayı'nın yemek işini yönettiği için "Şef" lakabıyla anılan Yevgeny Prigozhin'e ait.
Wagner, Rusya'nın Kırım’ı yasa dışı ilhakı ve Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçı gruplara verdiği destek, Suriye, Ukrayna ve Afrika ülkelerindeki paralı askerlerinin faaliyetleriyle tanınıyor.
ABD merkezli Bloomberg'in ulaştığı BM uzmanlar raporuna dayandırarak hazırladığı habere göre, Kremlin'e yakın Rus güvenlik şirketi Wagner'in elemanları, Libya'daki Hafter'e destek faaliyetlerine devam ediyor.
Haberde, Wagner'e bağlı bin 200'den fazla paralı askerin 2018'den bu yana ülkede aktif bir şekilde cephe hattında faaliyet yürüttüğü, bunlardan 39'u keskin nişancı olarak görev aldığı aktarılıyor.
Ülkedeki Rus unsurların, teknik destek ve saha operasyonlarına doğrudan katılım gibi yollarla darbeci Hafter'e destek sağladığı belirtiliyor.
Öte yandan, Wagner şirketiyle ilişkili bir kuruluşun Libya'da Hafter lehine kamuoyu oluşturmak için "gelişmiş ve kapsamlı bir sosyal medya kampanyası" yürüttüğü belirtilen raporda, BM uzmanlarına göre Libya'ya yönelik silah ambargosu çerçevesinde "psikolojik harekatların" da ihlal sayılabileceği aktarıldı.