14.07.2020 - 14:18 | Son Güncellenme:
DHA/İHA
Denizli ve ilçelerinde 2020 yılı başından bugüne kadar 174 kişinin akrep sokması, 5 kişinin yılan ısırması nedeniyle hastanelere başvurduğunu belirten Uz. Dr. Berna Öztürk, özellikle sıcaklıkların çok yüksek seyrettiği temmuz ve ağustos aylarının, akrep ve yılanların aktif olduğu dönemler olduğunu ve bu aylarda kontrollü olunması gerektiği uyarısında bulundu.
Öztürk, "2020 yılına bakıldığında bugüne kadar il merkezi ve ilçe hastanelerimize yılan ve akrep vaka başvurularının, en çok sıcaklığın yükselmeye başladığı mayıs ayında 54 kişiyi akrep, 1 kişiyi yılan ve haziran ayında bu rakam artarak 72 kişiyi akrep, 4 kişi de yılan ısırması sonucu hastaneye başvurduğunu biliyoruz.
Önümüzde daha yaz aylarının en sıcak ayları olan temmuz ve ağustos aylarının olduğunu göz önünde bulundurarak vatandaşlarımızı bu konuda uyarmak istiyoruz.
Vatandaşlarımız kendilerini korumak için, akrep ve yılan yuvalarından, özellikle kaya, ağaç kovuğu ya da oyuklardan uzak durulmalı, kamp, piknik ya da tarlada çalışma alanlarında dikkatli olmalıdır. Kırsalda ve tatil beldelerinde evi olanlar, akrep ile yılanların girmemesi için kapı ve pencerelerini kapalı tutmalıdır. Arazi yürüyüşlerinde kapalı ayakkabı ya da bot giyilmeli, yerde uyumamaya özen gösterilmelidir. Akrep ve yılan sokması sonrası ortaya çıkan reaksiyon kişiden kişiye ve canlının türlerine göre değişiklik gösterebileceği gibi zehirli yılan ve akrep sokmaları özellikle çocuklar ve 65 yaş üstü yaşlılar için öldürücü etkiye sahip olabilir" diye konuştu.
Akrep sokması ve yılan ısırmalarında vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurgulayan Öztürk, "Akrep ve yılan sokmalarında kişi sakin olmalı, mümkünse sokan canlının fotoğrafı çekilerek, hekim ile paylaşılmalıdır" dedi.
Havaların ısınması ile birlikte görülmeye başlanan yılanlar Mersin'de de paniğe neden oluyor.
Bahçede yolda kümeste görülen yılan paniğinin bir benzeri de Mersin’de bir evde yaşandı. Mersin'in Erdemli ilçesinde bir evin mutfağına giren yılan, itfaiye ekibince yakalandı.
Kargıpınarı Mahallesi'ndeki evlerinin mutfağında yaklaşık 2 metrelik yılan gören ev sahipleri, durumu Büyükşehir Belediyesine Davultepe İtfaiye Grup Amirliği ekibine bildirdi.
İtfaiye ekibi, mutfaktaki yılanı yakalayıp daha sonra doğal yaşam alanına bıraktı.
Nazilli ilçesi Hasköy Mahallesi’nde görülen yılan büyük panik yaşattı. Müstakil evin çatısında görülen yaklaşık 2 metre uzunluğundaki yılan ev sahibi Hasköy Mahalle Muhtarı Hüseyin Danacı tarafından etkisiz hale getirildi.
Dev yılanı görünce ne yapacağını şaşıran Muhtar Danacı, “Yılan büyük ihtimal evin çatısındaki kuş yavrularına zarar vermek için çıkmış.
Yılan beni görünce bana doğru geldi ve ben de panik ve korkuyla etkisiz hale getirmek durumunda kaldım” dedi.
Karadeniz Bölgesi'nde, özellikle Trabzon'da farklı noktalarda son günlerde görülen yılanlar, bölge halkı arasında korkuya yol açtı.
Ortahisar ilçesinde iş yerine girmek üzere olan yılan da esnaf tarafından öldürüldü. Karadeniz Teknik Üniversitesi Zooloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bilal Kutrup, çevrede sıkça görülen yılanların sayısında artış olmadığına dikkat çekti.
Yılanların kış uykusundan uyanma vaktinin, Covid-19 salgını nedeniyle sokağa çıkma kısıtlamalarının ilan edildiği döneme denk geldiğini kaydeden Prof. Dr. Kutrup, insanların olmaması nedeniyle yılanların fare avlamak için çevrede gezemediğini kaydetti.
Kutrup, "Aslında normalde yılanlar vardı. İnsanlar çekilince fare aramak için her yere gittiler. Bu kaldırım da olabilir, insanların yemek artıklarına gelen fareler de olabilir, evin bahçesinin kenarındaki tarla faresi de olabilir.
Geçen sene insanlar buralarda gezdiği, bahçede oldukları için çıkamıyorlardı. Ancak kenarlarda arıyorlar, beslenmeye çalışıyorlardı. O yüzden bunları çok fazla göremiyorduk. Bu seneki görme sebebimiz tamamen bu. 15- 20 gün sonra hiç yılan görmeyeceğiz" diye konuştu.
Karadeniz Bölgesi'ndeki zehirli yılanların çay ve fındık bahçelerinin altları ile meşe ağaçlarının çevresinde yaşadığını hatırlatan Prof. Dr. Kutrup, şunları söyledi: "Yılanlar besin arıyor.
Sahilin kenarında, taşlıklar kayalıklar var. Onun altında da fare var. İnsanların orada attığı yemek artıkları var, oraya gelen fareler var. Bunlar da onun kokusunu alıyor, hissediyor ve peşine gidiyor. Tabi insanlar oraya daha önce gelmeyince tehdit olmayınca aramaya kalktılar. İnsanların sayısı orada artarsa daha gelmeyecekler.
Zaten kafalarına başlarına vurmaya öldürmeye başladılar. Maalesef çok acı bir şey. Bırakalım bu hayvanları, öldürmeyelim. Yılanlar zarar verilmezse tehlike yaratmaz. Ortada 100 tane zehirli yılan olsa sizi ısırmaz.
Eğer tehdit varsa sizi ısırır. Tek silahı ısırmak, elini kaldırıp 'imdat' deme şansı yok. Isırmak zorunda. Çünkü hayatta kalmak için tek gücü o. Yapmamız gereken üzerine basmayacağız, onu tehdit etmeyeceğiz, rahat bırakacağız" dedi.
Ortahisar ilçesi Devlet Sahil Yolu Moloz mevkisinde, kaldırımda görüntülenen ve esnaf tarafından süpürgeyle öldürülen yılanı cep telefonu kamerasıyla görüntüleyen Mehmet Öztürk de karşı yoldan geldiğini ve kaldırımda bazı kişiler olduğu için yılanı öldürmeye çalıştıklarını anlattı.
Yılanı görünce korktuklarını söyleyen Öztürk, "Saldırgan hali vardı. Bir anda şok geçirdik. Bu tarafa gelenler geri döndüler. Görmeyenler son anda zıplayıp kaçtılar.
Tedirgin olduk, burası bir anda ana baba günü oldu. Sahilde bunun gibisine rastlamadım ama bunun öldürülmüş halini gördüm. Ben aynı zamanda yaylacıyım.
Bizim buradakiler siyahlı daha küçük. Bu nereden baksan açıldığı zaman hemen hemen 2 metre" dedi.