24.08.2018 - 07:10 | Son Güncellenme:
Beşiktaş'ın, çok altında bir takımla deplasmanda 1-1 berabere kalması iyi bir sonuç ama oynanan futbol fazla keyif vermediği gibi bazı sıkıntılar ortaya çıktı. Larin, iyi hoş çocuk da Beşiktaş'ın büyük hedefleri için golcüsü değil... Koşacağı yeri bulamıyor, tek vuruşu çok iyi değil. Negredo diyoruz, dün gece cezalıydı ama o da zaten çok ağır. Vagner Love gidici gibi... Peki kim oynayacak? Diğer bir sıkıntı da 10 numara... Talisca zamanında bile o oynamadığı zaman Beşiktaş büyük oranda duruyordu, 10 numara demek illa Messi gibi olacak değil. Liderliği üstlenecek, organizasyonu devam ettirecek, zaman zaman aralara oynayacak ve tabii şut çekecek. Bu eksikliği de gördük. Gelelim Pepe ve Vida'ya... İkisi de ağır. Mesela Partizan'ın attığı ilk gole bakın. Rakip forvet ön direği gösterip arkaya koşuveriyor, kalkıp kafayı vuruyor, Vida kendisinden en az 3-4 metre uzakta. Beşiktaş bu golü yedikten sonra Tolgay'la aynı Partizan'ın attığı gibi bir gol buldu da maça tutundu. İlk yarıda tüm kontrol Beşiktaş'taydı ancak rakip kaleye gitmekte çok rahat değillerdi. İkinci yarı ise bu sefer Beşiktaş maçtaki etkinliğini kaybetti.Sonuçta; Beşiktaş'ın turu geçmemesi için hiçbir neden yok ama bu kadro bazı eksikliklere rağmen siyah-beyazlıları ligimizde ne kadar taşıyacak işte orası koskoca bir soru işareti. Maç böyle olunca hakemin de tecrübesiz olduğu hemen ortaya çıkıyor. Bazı kart ve faul yanlışları içinde oldu. Ama Caner ve Tolgay'a iki çift lafımız var. Dün gece yaptığınız davranışları başka bir Avrupalı hakeme yapsanız, bedelini daha acı ödeyebilirdiniz.
Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş’in Partizan karşısına sürdüğü onbir tercihi fena değil... Hoca ne yapsın, eldeki malzeme bu! Düşünün Babel ve Lens sakat, Negrado ise cezalı... Güneş’in sol kanatta Adriano’nun önüne Caner tercihi bir teknik adam doğrusuydu. Sağ kanatı anlatmaya gerek yok, Gökhan Gönül’ün önünde Quaresma, daha ne olsun?Efendim, Partizan’ın bir döneme damgasını vuran bir takım olduğunu biliyoruz... Ne var ki, neredeyse on yıldır adını bile duymadık, belli ki mazilerini arıyorlar! Haaa bir özellikleri var, sert futbolu tercih etmeleri, üstelik topa değil, rakibine! Gördükleri bol sarı kartlar, bunun en büyük göstergesidir! Böylesi bir ekip karşısında Beşiktaş’ın zorlanacağını düşünmek yanlış olur. Ne var ki, şu takım savunması var ya, duran toplarda elimiz-ayağımıza dolaşıyor, bunu bir türlü başaramıyoruz! Partizan’ın baskı kurduğu anlarda, kazanılan topları uzaklaştırmada bile zorlanıyoruz! Ki, bu baskının temelinde top kayıpları yatıyor arkadaş! Bi de hakem kararlarına sürekli itirazları yok mu, ayaklarından çok çeneleri çalışıyor, malesef! Ricardo Gomes’in attığı kafa golüne bakın, Vida’yı arayın ki, bulasınız! Neyse ki, Allah’tan bir dakika sonra Tolgay, aynı şekilde kafayla skoru eşitledi. O golün ne kadar değerli olduğunu anlatmaya gerek yok. Asist kimden, Quaresma’dan, onun içindir ki Portekizli yıldız Kartal’ın değişmezidir, bilmem anlatabildik mi?***Elbette bu tip iki ayaklı maçlarda, iyi futboldan çok, skor tabelasındaki rakamlar önemlidir. Beşiktaş, skor anlamında başarılıdır, rövanş için avantajlı bir skorla dönüyor. Güneş’in yorulan Pepe’nin yerine Roco, Quaresma’nın yerine Gökhan Töre hamlesi de doğruydu. Özellikle oyunun son çeyreğinde Beşiktaş, Partizan’ın baskısı nedeniyle savunmaya yaslanmak zorunda kaldı... Yalnız bir gerçeği de vurgulamadan geçemeyiz, Beşiktaş Avrupa Arenası’nda iyi takımlara karşı hep iyi futbol oynamıştır, bunu da gözardı etmeyelim. Dememiz o ki, Kartal’ın UEFA Avrupa Ligi gruplarına kanat çırpmasına doksan dakika kaldı. Artı Partizan öyle aman aman gözümüzde büyütecek bir takım değil, yani skor avantajı Beşiktaş’tan yana. Tabi ki, büyük bir iş kazası olmadığı taktirde!
BEŞİKTAŞ, 7 günde 3. deplasman maçını oynadı. Linz-Erzurum-Belgrad.. Kolay bir hadise değil. Eksikleri de göz önünde bulundurursak dünkü karşılaşmada özellikle 2. yarıda temponun düşük kalması son derece normal. İstanbul’daki rövanşa avantajı taşıyabilecek skor odaklı bir oyun bu koşullarda fazlasıyla yeterliydi. FAKAT her şeyden önce Lizn ve Erzurum maçlarına oranla Beşiktaş’ın Partizan karşısında daha organize ve yüksek konsantrasyonla oynadığını gördük. Takım mesafesi ve saha içi yardımlaşma son 2 maça oranla daha iyiydi. Tecrübeli oyuncular Quaresma ve Adriano’nun devreye girmesi, Vida ve Pepe’nin dikkatli oyunu, Necip ve Tolgay’ın çalışkanlığı, Medel’in ustalığı Beşiktaş’a istediğini almak için yeterli oldu. Caner de fizik olarak her geçen gün daha iyiye gidiyor. İKİ takım arasında ciddi bir kalite farkı var. Partizan’da Zoran Tosic’in yokluğu ve Jankovic’in sakatlanıp çıkması da işimizi kolaylaştırdı. Beşiktaş, bu kadar yorgun ve eksik olmasına rağmen dün gece avantajlı skoru elde etti ve gruplara kalma yolunda ciddi bir avantaj kazandı. MAÇIN ADAMI Q7GELECEK hafta İstanbul’da oynanacak rövanşta Alvaro Negredo’nun da takıma katılacak olması tabii ki önemli bir artı. Çünkü dün gece tüm iyi niyetine rağmen Larin’in yetersiz kaldığını bir kez daha gördük. BEŞİKTAŞ, uluslararası tecrübeye sahip isimleriyle dün çok da sıkmadan oyunu dengede tutmayı başardı. Teknik direktör Şenol Güneş, karşılaşmanın ikinci yarısında takım dinamizmini arttırmak için yaptığı değişiklerle Gökhan Töre ve Güven’i oyuna soktu. KKARŞILAŞMANIN adamı ise Ricardo Quaresma’ydı. Portekizli yıldız, Tolgay Arslan’ın attığı golde kafasına çarptırdı dersek sanıyorum ki Tolgay’a haksızlık yapmış olmayız.
SEZON başından bu yana Beşiktaş’ta bir şeylerin eksik olduğunu yaşayarak gördük. Tadı yok Beşiktaş’ın. Nerede o pas trafiği ile rakibinin başını döndüren, oyunun 3. bölgesini kendi 1. bölgesi gibi kullanan, kanattan yaptığı ortalarla takım içindeki her oyuncuyu pozisyona sokan Beşiktaş? Yerinde yeller esiyor o Beşiktaş’ın. RAKİBİN durumunu göz önüne aldığımız zaman bunları daha da rahat yapmalıydı ancak sistem değişikliği sıkıntı yaratıyor. Şu zaman kadar sıkıntılı sonuç alınmadı ancak yönetimin ciddi anlamda biran önce Şenol hocanın sistemine uygun on numara transferi yapmalı. Aksi olursa ilerleyen günlerde sorun yaşar Beşiktaş.BEŞİKTAŞ’I güzel yapan Atiba-Oğuzhan yerine dün Necip-Medel ikilisi ile benzer performans yakalamaya çalışan Şenol hoca, bu ikiliden olmayacağını biliyor olsa gerek. Kenarda oturan Oğuzhan da forma şansı bulduğunda bu soruna çözüm olmadığı, transfer ihtiyacı gibi ortada.GRUPTA BAŞARILARDÜN fizik üstünlüğünü kullanmak isteyen Partizan özellikle ilk yarıda oyuncularımızı resmen dövdü. Maçın hakeminin ilk yarıda kırmızı kart göstermemiş olması ev sahibi takım için avantaj oldu.2. yarıda da benzer bir tablo izledik Beşiktaş adına. Caner vardı biraz, biraz Quaresma, Necip çabaladı ve avantajlı skoru kazandı Beşiktaş. Bu kadroya Babel, Negredo, Atiba ve iyi bir transfer eklenince yine aynı güzel oyunu göreceğimize inanıyorum. Çünkü takımlarımızın Avrupa kupalarında alacakları her puana ve atacakları her gole ihtiyacımız var.BEŞİKTAŞ, Sırbistan temsilcisini rövanşta daha da rahat oynayarak geçecek ve gruplara kalacaktır. Grup maçlarında Beşiktaş’a başarılar.
Larin'i bir doksan dakika daha seyrettiniz. Beşiktaş'ın birinci santrforu olabilir mi?Larin'den önce oyuna bakmak lazım. Beşiktaş maça deplasman mantığıyla başladı. İlk bölümde golü bulunca Partizan 'tamamdır' diyemeden Beşiktaş beraberliği sağlayınca skor da oyun da dengelendi. Ardından Beşiktaş'ın topa sahip olduğu bir oyun ortaya çıktı. Her iki takım için de pozisyon üretilmedi. Larin, pozisyon üretiminde takımı adına etki sağladı mı? Etkili olduğunu söylemek çok zor. Larin'in skor yapabilecek santrfor özelliklerini taşıdığını düşünmüyorum. Sırtını rakibe dönüp takımla oynamak için başka özelikler gerekiyor. Birinci santrfor Larin demek hiç de kolay değil açıkçası.. Bence Beşiktaş'ın hedefi Negredo ile vedalaşıp Şenol hocanın da kafasına yatan daha iyi bir golcü bulabilmek.. Şenol hoca, "Benim birinci forvetim Larin" diye oyuna başladı ama sanırım izlediği dört maçta pek de bu düşüncesinin arkasında kalamayacak gibi görünüyor.Güneş'in orta sahada Oğuzhan'ı kesip Necip'i oynatmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?Güneş'in, Erzurum maçında Oğuzhan'la başlayıp daha sonra devre bitmeden bu oyuncuyu çıkarması pek de gördüğümüz bir karar değildi. O da çok iyi biliyor ki, takım içi organizasyonu olarak değil, sadece oyuncu olarak baktığımızda Oğıuzhan donanım olarak Necip'in çok önündedir. Ama dün seçimini Necip'ten yana kullandı. Tolgay Arslan'ı da onun yerine oynattı. Tolgay da, Quaresma'nın ortasında kafayla golünü attı. Bir daha yapılabilir mi? Hiç sanmıyorum... Ben Oğuzhan gibi bir yeteneğin takım içinde olması gerektiğine inanıyorum. Günün sonunda skora baktığımda ise iç sahada çok rahat turu geçen bir Beşiktaş olacağını düşünüyorum.
Sırplar faşizan bir tutumla başladı maca. Oysa ki "respect", diyoruz. Diyorlar daha doğrusu! Hani saygı? UEFA bunu muhakkak değerlendirmeye almalı.Servet Yardımcı gibi bir değerimiz var. Mutlaka bunu rapor edecektir.Ettirecektir. Beşiktaşlı futbolcularımız, teknik heyetimiz ellerine gecse, boğacaklardı. Birinci Kosova Muharebesi sonrası savaş meydanını gezerken şehit edilen Sultan Murad'ın olduruluşunu anlatan "Her Turk bilir, Sırp oğlu Obilic'in Sultan Murat'ı nasıl hancerlediğini..." tezahuratı ile başladı mac!!!Yaraları cok derin belli ki! Vida'ya yaptıkları olacak iş değil. Şimdi bir oyuncu siyahi diye ıslıklanınca ırkcılık, Hırvat diye ıslıklanınca değil mi?UEFA bunlara ceza vermeli.Neyse maca donelim; Şenol Guneş, yonetime 10 numaram yok mesajı veren 11 ile maca başladı. Kacıncı kez yazıyorum; Guneş HAKLI.Pancu bile kenardan gelecek ortalarda kalecinin on direkte beklemeyeceğini bilir. Ama Tolga'nın motivasyonu o kadar kaybolmuş ki kaleciliğin bariz kurallarını atlıyor.Tolgay'a ozgurluk alanı verilirse ne kadar başarılı olacağını gosterdi.3 gun once Erzurum macında 83. dakikada oyundan alınan Tolgay, "gercek profesyonel" olduğunu ve kusmeden sadece işine odaklandığını gosterdi. Mustafa Pektemek'i bilmem de Talisca'nın yerine "zaman zaman" oynayabilecek adam Tolgay'dır.Bunu taaaa Liverpool macında gostermedi mi?Beşiktaş her şeyi Quaresma'dan bekliyor. O arkadaşlarının ağzına top atarsa, Beşiktaş gol atıyor.Bu takım ne oynar, ne inşa eder oyunda tahmin yurutemiyorsun.Kopuk kopuk oynuyor Beşiktaş.Orta, kafa oynuyor diyebiliyorduk Talisca gidince o da olmuyor. Box'ta Larin var, stoperlerin arasında kalıyor.Başka destek yok. Vida yenilen golde cevre kontrolu yapmadı, hatalıydı!Başkan Fikret Orman hep hayalinin Avrupa'da kupa kaldırmak olduğunu soyluyor. Eğer buyuk başkan bunu gercekten istiyorsa, bu takıma takviye yapmak zorunda. Ki kesinlikle yapacaktır.
İKİ takım arasında büyük sınıf farkı var. Linz bile daha çok zorladı Beşiktaş'ı... Beşiktaş tur için avantajı kaptı. Ama Beşiktaş iyi oynamadı. Bunu söylemek lazım. Çok kolay bir maç oldu Beşiktaş adına. Önceden belirtitğim gibi 5 gömlek üstün Beşiktaş, Partizan'dan. Quaresma iyiydi. Negredo'nun olmayışı önemli etkendi. Larin fırsatları harcadı. Golde Quaresma'nın ortası mükemmeldi.3.5 yıl aradan sonra gol attı Tolgay Arslan...Oyunun genelinde Beşiktaş'ın galip geleceği bir maçtı. Beşiktaş etkili oynamadı ama bu oyun tarzıyla bile Partizan'dan çok daha iyi bir takım. Beşiktaş pozisyonları fazlasıyla buldu.BU FUTBOLA SKOR İYİBeşiktaş, İstanbul'da Partizan'ı çok rahat yener ve gruplara kalır... Sırp ekibinin ileriye gitmeye dermanı yoktu.Maçın ikinci yarısında Beşiktaş biraz vites artırınca pozisyonlar üst üste geldi. Partizan sanki 1-1'e razıydı.Saha ve seyirci avantajını kullanamadı.Maçla ilgili çok bahsedilecek birşey yoktu.Oğuzhan Özyakup'u kesmesi doğruydu Şenol hocanın...Siyah-Beyazlılar'da Şilili futbolcu Medel, Adriano ve Caner ön palana çıkan isimlerdi. Bunlara Ricardo Quaresma'yı da ekleyebiliriz.Kötü bir maç oldu ama Beşiktaş istediğini aldı.MAÇIN iYiSi QUARESMAGüzel orta yaptı. Genelde iyiydi.MAÇIN EN KÖTÜSÜ PARTIZANSırp takımı dün gece varlık gösteremedi.