07.07.2002 - 00:00 | Son Güncellenme:
Eğitim mevcut kültürün gelecek nesillere aktarılması demek. Bu görevi sıra, tahta, harita, öğretmen ve müdürden oluşan bir manzaradan yani OKUL’dan beklemek saflıktır, yeterli değildir. Kültürel miras bir gönül alışverişidir. Büyükbabasını ve büyükannesini sevmeyen torunlar, torunlarına vaktinden ve cebinden fedakarlık yapmayan büyük ebeveynler mirası aktaramaz. Manasız bir çekirdek aile kültürü bütün dünyada kuşaklar arası uçurumu büyütüyor ve klasik kültür yeni kuşaklara aktarılamıyor. Ben doğrusu İran’ın siyasi rejimini pek dikkate almıyorum. O ülkelerde bir gelecek görüyorum, o da geçmişini her devirde, her rejimde, her istilada saklayabilmiş olmasından ileri geliyor. Bir İran kültür dünyası vardır. Ferdusi’nin (Firdevsi) türbesine (Persepolis esintili bir mozole) pabuç çıkarıp giren uzak Tacikistan’ın aydınlarını hatırladım.
Hâlâ Ferdusi (On beyit bilmeyen Tacik ümmi cahil sayılıyor), hâlâ Hayyam, Sadi ve Hafız ezbere öğreniliyor; Sazıman-ı Bastan-ı İran (İran Kültür İdaresi) İran kültürünü koruyan tek organ değil, onu her sınıf ve bölge halkı koruyor. Sade İran’dakiler değil, okuma-yazma bilmez Afgan Peştunları, uzaktaki Pamir Tacikleri de onu ezbere bilir.
Tus’ta Ferdusi’nin mezarındayız. Çoluk çocuk herkes İran’ın milli şairini ziyaret ediyorlar. 10. yüzyılın büyük şairi aliterasyonları ve sadeliğiyle, Fars dilinin müziğiyle mısralarını döktürürken; Batı Avrupa’nın henüz böyle bir düzeyden çok uzak olduğu belliydi. "Şehname"yi ısmarlayan Gazneli Mahmut’tur. "Şehname"de efsanevi hükümdar Feridun’un üç oğlundan en iyisi İrec’in soyundan gelen İranlılarla, kötü oğul Tur’un soyundan gelen Turanlıların (Türklerin) kavgaları destanın bitmez tükenmez malzemesi... Dahası var, Ferdusi (Firdevsi) Arapları da sevmiyor.
Ez şir-i şotur u hordeni sosmar
Arap ra becayi reside est kar
Ki tac-i kiyani konet arzu
Tufu ber tu ey ger dun-u felek tufu
(Deve sütü içip çekirge yiyen Arap işi o raddeye getirdi ki, kayzer tacı giymek istiyor. Tuh sana ey feleğin çarkı.)
Arapçayı mümkün olduğunca az kullanıyor. Destanını derleyip kaleme alırken, Acem diye küçümsediği, İran dilini dirilttiğini de fark etmez.
Biysi renc bordem der in sal-ı siy
Acem zinde kerdem bed in Parsi
(Otuz yılda çok zahmet çektim ve Fars dilinden Acemi dirilttim)
Ferdusi uzun zaman İran milliyetçilerine önder oldu. Onu diğer şairlerden daha çok sevenler var. Kolay ezberlenen şiiri, bazen bir hükümdarın, bir rahibin, bazen bir köylünün saf diliyle kaleme alınmış ve asırların zihnine kazınmış.
İnsanlar değişiklik istiyor. Kadınların kılığı değişiyor. Çatıları çanak antenler kaplıyor. Türkiye televizyonu izleniyor. İran üniversitelerini Üçüncü Dünya üniversiteleri ile karşılaştıramayız. Dersi hazırlamayan hocayı, talebe sınıfı boşaltarak protesto ediyor, kadın öğretim üyeleri de erkeklerden aşağı kalmıyor. Meşhed Üniversitesi’nde tarihçi meslektaşlarımızla oturup sohbet ediyoruz. Şikayet konusu iki ülke arasında akademik ilişkilerin olmaması. İran tarihi ve diliyle istesek de istemesek de, sevsek de sevmesek de vazgeçemeyeceğimiz bir ülke, bizim binamızda payı olan malzeme...
İran eski bir medeniyet; o eski medeniyetin hoş, görkemli çizgileri kadar barok ve frapan yanları da var. Türk resmi, kültürü ve hatta dini ritüeli, İran’a göre pek sade... Bunu görüyorsunuz. Ama bir tarihte Şiraz’da Hafız’ın kabrinde Yahya Kemal’in ünlü şiirini okuyanları İranlılar hayret ve şükranla alkışlamıştı. Haklı gerekçelere dayansa bile, kavimlerin arasında itişme değil, konuşma her zaman daha soylu bir davranış biçimidir. İranlılar, Türkiye’de yaşamaktan, İstanbul’da gezmekten ve eğlenmekten de memnundurlar. İran ülkesinde çok şeyler göreceğimiz ve seveceğimiz açık. Vizeye lüzum yok. Gidip görmeli, sınırın ötesine geçsek kat edeceğimiz her kilometrede tarihimizin ve coğrafyamızın derinliklerine nüfuz edeceğimiz açık.
Rejimler, idareler İran’ı fazla ilgilendirmemiş; gelene kendi dili ve şiiriyle karşı durmuş, bu silah etkin olmuş. Mağlup Yunanistan’ın galiplerini yenmesi misali, mağlup İran hep fatihlerini yenmiştir. Ortadoğu’da etrafı etkileyen iki kuvvet var. Dili, edebiyatı, felsefesiyle İran, askerlik ve bürokratik geleneği ile Türkiye. İran’da beynelmilel ölçülerde çok iyi yetişen, şu anda çoğu yurtdışında yaşayan bir aydın sınıfı da var. Bu iç içe yaşayan iki ülkenin birbirini tanıması, kültürel hafızasını tazelemesi gerekli.
Jennifer Lawrence'ın ikinci çocuğuna hamile olduğu ortaya çıkmıştı. Lawrence, gelen son haberlere göre doğum yaptı.