CaddeNE BEKLEDiK, NE BULDUK?

NE BEKLEDiK, NE BULDUK?

04.07.2010 - 01:00 | Son Güncellenme:

İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olduğu 2010 yılını yarıladık. İstanbul Life dergisi, ilk altı ayda neler yapıldığını ve temmuz ayında düzenlenecek etkinlikleri mercek altına aldı

NE BEKLEDiK, NE BULDUK

İstanbul, bu yaza farklı bir telaşla başladı. Çünkü tüm yıl boyunca İstanbul Avrupa 2010 Kültür Başkenti unvanını taşıyacaktı. Ocak ayından bu yana, şehrin yıl boyunca sahne alacağı etkinliklere diktik gözümüzü. Bu konuda en başından farklı fikirler vardı. Kimi görüşe göre İstanbul, bu işin altından kalkamayacaktı, kimi görüşe göre her şey planlanmıştı. Ancak daha en başından pek çok aksilik yaşandı. İstanbul’un bu unvanını taşıması için çaba gösterenler projeyle bağlarını kopardı. Kabul edelim ki 2010’un başladığını müjdeleyen yedi tepeli şehrin yedi ayrı meydanında Tarkan, Kıraç, Mercan Dede, Zara, Nil Karaibrahimgil gibi isimlerin konserleri ve havai fişek gösterileri tüm yıla yayılacak etkinlikleri beklemek için oldukça umut vericiydi. Sonrası mı?

Haberin Devamı

Etkinlikler çok ses getiremedi
İstanbul 2010 AKB Ajansı bu yıl için sunulan 2 bin 344 projeden 537 tanesini kabul etti. Bu projeler şehrin dört bir yanında yer alıyor. Ancak “ Aklınızda hangisi kaldı?” sorusuna cevap bulmak zor. Oysa ki 2010’da İstanbul için hayalimiz tüm dünyada ses getirecek etkinliklere şahit olmaktı. İlk altı ayda maalesef bu hayalimiz gerçekleşemedi. Yine de akılda kalan etkinliklere bir göz atalım. Tophane’deki antepolardan beş numaralı bina yenilenerek ‘İstanbul 2010 AKB Sanat Limanı’ adıyla hizmete açıldı. Binanın 3 bin 600 metrekarelik iki katı sergiler için teknik ve estetik açıdan yenilendi.
Sanat Limanı’nın açılışı dört sergiyle birlikte yapıldı. Güneydoğu Avrupa Zirvesi’yle eşzamanlı olarak düzenlenen ‘Kredi Ötesi- Çağdaş Sanat ve Karşılıklı Güven’ sergisi, taşınabilir sanat projesi kapsamında hazırlanan ‘Uluorta’ ve ‘Küçük Kara Balığı’ sergileri ile ‘İstanbul Otherwise’ projesinin sergisi. Türkiye Eğitim Gönülleri Vakfı ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün işbirliğiyle hayata geçirilen ‘Evimiz İstanbul’ projesinin ‘Kültür Tırı’ modülü, 17 Haziran’da Taksim’den başladı. ‘Kültür Tırı’, Taksim’den sonra İstanbul’un farklı meydanlarında binlerce çocuğa ulaşmayı hedefliyor. Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan’ın ortak çalışmalarıyla gerçekleşen ‘Boylu Soylu Yelkenli Yarışları’nın Varna-İstanbul rotasındaki ikinci yarışı 27 Mayıs’ta sona erdi. 16 ülkeden gelen 23 tarihi yelkenliden oluşan filo 27-30 Mayıs tarihleri arasında Karaköy Limanı’na demirledi ve 30 Mayıs’a kadar İstanbullular’ın ziyaretine açıldı. Haydarpaşa Garı başta olmak üzere tarihi binalarda sergiler açıldı. Klasik Türk Musikisi’nin eserleri yine tarihi mekanlarda düzenlenen konserlerle halkla buluştu. İlk akla gelen etkinlikleri sıraladıktan sonra gelecek altı aya gözümüzü diktik.

Haberin Devamı

Adalar Müzesi, Opera Festivali...
Bu ay ilk göze çarpan etkinlik 1’inci Uluslararası İstanbul Opera Festivali. Büyükada’da açılacak Adalar Müzesi ve burada düzenlencek sergiler de ilk sıralarda yer alıyor. Yenikapı Mevlevihanesi’nde gerçekleşecek Mevlevi Kültürü Anlatımı ve Sema Kültürü gösterisi bir diğer önemli etkinlik. Kadın Eserleri Kütüphanesi’nde yapılacak İstanbul Kadın- Kadın İstanbul ‘İstanbul’un Görünmeyen Yüzü: Zürefa Sokak Sakinleri’ başlıklı panel merak uyandırıcı. 2’nci Uluslararası İstanbul Bale Yarışması bu ay gerçekleşecek bir diğer sanatsal etkinlik. Daha fazlasını İstanbul 2010 AKB Ajansı’nın sitesinden takip edebilirsiniz. Gelecek altı ayı hepimiz merakla takip edeceğiz. Umarız, İstanbul 2010 için bugüne kadar yapılan eleştirilere ve “2010’dan aklımızda ne kaldı?” sorusuna cevap verir.


2010’UN KATKILARI
Aklınıza takılan sorulanı cevabını bulmanız için, İstanbul’un 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olmasının sağladığı katkıları derleyen İstanbul 2010 ATB Ajansı’nın açıkladığı maddelere göz atmakta fayda var.
-İstanbul adı, 2006 yılından başlayarak dünya kültür sanat gündeminin merkezine oturacak.
-Tarihi boyunca farklı kültürleri bir arada yaşatan İstanbul, sahip olduğu dünya kültür mirasını tüm zenginliğiyle Avrupa’yla paylaşacak.
-İstanbullular farklı sanat disiplinleriyle kucaklaşacak, İstanbullu gençler sanatsal yaratıcılıkla daha yakın bir ilişki kurma olanağı bulacak.
-İstanbul, kültür varlıklarımızın korunacağı ve çağdai müzecilik anlayışıyla sergileneceği yeni müzeler kazanacak.
-İstanbullu sanatçılar, yaratıcılar uluslararası alana açılacak.