04.03.2020 - 07:00 | Son Güncellenme:
SENEM AYDIN
Yeşim Dalgıçer, uzun bir aradan sonra ‘Nasipse Olur’ filmiyle izleyiciyle buluştu. Oyuncu, başrolünü Algı Eke, Burak Sevinç ve Nur Sürer’le paylaştığı proje için “Sımsıcak bir romantik komedi oldu” diyor. Dalgıçer’le filmini, öpüşme sahnelerine bakışını ve özel hayatını konuştuk.
- Rol aldığınız ‘Nasipse Olur’ nasıl bir film oldu?
Sımsıcak bir romantik komedi filmi. Çok güzel bir coğrafyada çektik, yeşilin her tonunun olduğu Sinop, Boyabat ve Kastamonu’da, keyifli bir ekiple dört hafta geçirdim. Biz çekerken gerçekten çok eğlendik, ortaya da samimi bir iş çıktı. Bir aile hikayesi aslında...
- Filmde canlandırdığınız Gül karakterini nasıl anlatırsınız? Size benziyor mu?
Günfer’in (Algı Eke) ablası... Boşanmaya karar verip, Almanya’dan Sinop Boyabat’a geliyor. Annesinin “Elalem ne der?” tavrına rağmen kız kardeşinin hayallerine kavuşması için çabalayan biri. Deli dolu ve eğlenceli. Yeşim’e benzeyen tarafları da var... Herkesin istediği hayatı yaşamaya hakkı olduğunu düşünüyorum, kendi sınırları içinde tabii, başkalarının hayatına müdahale etmemek kaydıyla. Benim hayatımda imkansız diye bir şey yok, nasipse gerçekten oluyor.
- Canlandırdığınız karakterlerin genelde özgürlüğüne düşkün bir hali var... Bu tesadüf mü sizce?
Bugüne kadar canlandırdığım karakterlerin hepsi derinliği olan rollerdi, belki de en büyük şansım bu oldu...Askeri oynarken de özgür davranmayı seçtim, tek bir yerden ele almadım. Evet askerdi ama kadındı aynı zamanda. Belki benim bağımsız ve özgür olmamla ilgilidir diyebilirim. Hikayeyi okuduğumda ne hissediyorsam tüm derinliğiyle onu çıkarmaya çalışıyorum. O karakterden sonra çok dişi birini canlandırdım mesela, o da özgürlüğünün mücadelesini veriyordu...
- Geçmişte bir projedeki öpüşme sahnesi yüzünden erkek arkadaşınız tarafından terk edildiğiniz yazıldı. Bu ilişkilere bakışınızı nasıl etkiledi?
Aslında pek öyle olmadı. Bu kariyerimdeki ilk öpüşme sahnesiydi. Senaryoda gerçekten ihtiyaç olmadığı durumlarda da hep karşı çıkmıştım öpüşme sahnelerine. İlk defa gerekliydi gerçekten. Bu sahne yazılmadan önce bir ayrılık yaşamıştım, sahne biraz o ayrılığın üzerine oldu... Terk edilmedim yani.
- Şu an hayatınızda biri var mı?
Yok. Sanırım hayatıma çok kolay kimseyi alamıyorum. Çok fazla kriterim var galiba. Yalnız da kalabilen biriyim.
- Aşk sizin için ne ifade ediyor?
Aşk, değişen ve dönüşen bir duygu... Bugüne kadar milyonlarca tarifi yapılmış ama yaşarken tarifi olmuyor.
- Evlenmeyi ve anne olmayı istiyor musunuz?
Gözümde çok kutsal aile ve çocuk sahibi olmak... Büyük bir sorumluluk, o yüzden daha yeni hazır hissediyorum galiba...
‘Oyunculuğun zor tarafı, doğru rolü beklemek’
- ‘Nasipse Olur’da başrolü Algı Eke, Burak Sevinç ve Nur Sürer’le paylaşıyorsunuz. Her projede başrol takıntınız var mı?
Hiçbir zaman başrol takıntım olmadı, oynadığım rol önemliydi benim için. Başrol olmadığı halde ilerleyen bölümlerde çok daha aktif hale gelen karakterler de oluyor. Hikayenin bütünü, o bütünün içinde karakterin yeri ve tabii ki senaryo, yönetmen ve oyuncu kadrosu çok önemli. Bu konuda hep şanslıydım.
- Dizilere neden ara verdiniz?
Benim içinde olmak istediğim projelerde cast’ıma uygun karakter yoktu, diğer projelerde çeşitli sebeplerle ben olmak istemedim... Biraz ara verdim ama bazen en doğrusu da bu olabiliyor. Her yıl bir dizide rol almak değil de, doğru projede olmak kariyerde sıçramaya sebep oluyor. Benim bugüne kadar rol aldığım her iş uzun solukluydu ve bana yeni tecrübeler kazandırdı. Oyunculuğun en zor tarafı da bu belki, doğru ve hayatının rolünü beklemek...
- Şu sıra film dışında gündeminizde neler var?
Bu sene bir tiyatro oyunu çıkarmak ve dizi senaryolarını değerlendirmek istiyorum
Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım, ilk kez anne baba olmanın mutluluğunu yaşamıştı. Ünlü çiftin bebeklerine verdikleri isim belli oldu.