Ali Canip Olgunlu

Ali Canip Olgunlu

alicanipolgunlu@gmail.com

Tüm Yazıları

Sanat, tarih, mimari, dinî bakımdan çok kültürlü yapısını her yönüyle muhafaza eden Mardin’de 5’incisi düzenlenen bienalin heyecanı yaşanıyor. Bu kadim şehri gezmek için bienalden başka daha pek çok güzel sebep var

Anadolu denilince aklımıza ilk gelen antik bölgelerdendir Mezopotamya. Burasının yarısı Fırat ise yarısı Dicle’dir. Bundan dolayı Antik Yunancada “iki nehrin arası” anlamına gelen Mezopotamya diye adlandırılan bu coğrafi yerin en kadim şehirlerinden biri de Mardin. Ve bu kadim şehir, 2010 yılından bu yana, sanatçılar, akademisyenler, öğrenciler ve farklı kültür topluluklarının katıldığı, yeni paylaşım ortamlarının yaratıldığı çeşitli sanat etkinliklerinin sergilendiği Mardin Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. İlki 2010’da, ardından 2012, 2015 ve 2018’de gerçekleşen ve salgının gazabına uğrayan Mardin Bienali’nin 5’incisi 20 Mayıs’ta başladı. 20 Haziran’a kadar sürecek bienalin düzenlendiği Güneydoğu Anadolu’nun tarihi ve çok kültürlü yapısıyla öne çıkan bu önemli turizm şehrini tanımak gerekir. 

Haberin Devamı

Subari, Hurri, Sümer, Akad, Mitani, Hitit, Asur, İskit, Babil, Pers, Makedonya, Abgar, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı döneminden birçok yapıyı bünyesinde barındıran âdeta bir açık hava müzesidir burası. Mardin, Süryani dostların inanç dünyalarının kadim şehridir. Arami kökenli Süryaniler, binlerce yıldır Mardin ve civarında yaşar. Mardin, Midyat ve Hasankeyf ile çevrili alana Turabdin adı verilmiştir ki, “bol ve yüksek inançlı insanların yurdu” anlamına gelir. Günümüzde de Arap, Kürt, Türk ve Süryaniler, bu yüksek şehrin içinde ve eteklerinde yaşar. Bu bir arada olma sayesinde Mardin’in dar sokaklarında, ruhlarımızın bahçeleri olan kiliseler, camiler yan yanadır. Kiliseler “gül”dür, camiler “gülistan.” Artuklu dönemine ait medreseler, Osmanlı dönemi hamam ve kışlaları da şehri süsleyen motifler. 

Tarihi dokusuyla kimliğini iyi muhafaza eden Mardin’de, Mor Gabriel Manastırı’na çok yakın olan Yezidi köyleri terk edilmelerine rağmen, köy gibi köy kalabilmiştir. Köylerin kutsal alanları olan mezarlıkların yapı biçimleri hem renkli hem de mimari üslup bakımından bir inancın kokularını yayar. Dara Antik Şehri’nde bulunan mezarlık, birçok mezar tipiyle ilgi çekici. Bunun yanında Romalılar tarafından askerî garnizon şehri olarak inşa edilen Dara, sarnıçlarıyla da dikkatimizi çeker. 

Haberin Devamı

Mardin’in “abbara” adı verilen geçitli sokaklarında kaybolmak, aslında pek çok saklı güzellikleri keşfetmenize imkan sağlar. Bu dar sokaklar sizi Marangozlar Kahvehanesi’ne götürmeli ve orada Ebu Burak adlı can ile buluşturmalı. Asıl adıyla Tacettin (Toparlı) Usta, camaltı resim ve baba mesleği bakırcılıkla da uğraşır. Namıdiğer Ebu Burak, çocukluğundan beri Arapça, Kürtçe, Süryanice dinlediği masalları anlatır. Şahmeran, Ebu Burak ile birliktedir her daim; elbette kulak sahibi olabilenler dinleyebilir, görebilir şahmeranı. 

Tüneli andıran dar sokaklarda yürürken zaman zaman gökyüzüne bakın ki uçurtma sevdalısı Zahit Mungan adlı can dostumuzun uçurtmalarını seyreyleyin. Mardin’i Ebu Burak’ın sesiyle dinleyin, Zahit’in uçurtmalarıyla seyredin. Elbette Reyhani adı verilen dansı, Televizyon Mehmet’ten izleyin. Yaşayan Müze’de ise Mardin’in el sanatlarıyla tanışın. Mardin’e gitmek için, bienalin yanı sıra pek çok sebebiniz var.