Ali Canip Olgunlu

Ali Canip Olgunlu

alicanipolgunlu@gmail.com

Tüm Yazıları

İtalya’nın sular üstündeki şehrinde, şubat ayında rengârenk, ilgi çekici maskeler takan, eğlenceli, fantastik giysiler içinde eğlenen insanlar gördüğünüzde bilin ki Venedik Karnavalı başlamıştır.

Venedik Cumhuriyeti, 1162 yılında, Aquileia Patriği Ulrico’ya karşı zafer elde eder ve bu başarı zamanla karnavala dönüşür. Yüz ve başlara takılan maskelerle gelenekselleşen bu zafer kutlamaları, 1797 yılında yasaklanır. Avrupa halklarının tamamında olduğu gibi İtalyanlar da geçmiş kültürlerinin bu önemli karnavallarını veya geleneksel bayramlarını yok saymak yerine, tüm yönleriyle belirledikleri bir takvim aralığında yeniden hayata geçirmişlerdir. 1979 yılından itibaren Venedik şehri, maskeli karnavallarına büyük bir organizasyonla hazırlanıyor.

Haberin Devamı

Karnavalın sosyolojik ve kültürel tüm içerikleri şehrin bütün birimlerine yansıtılarak, yerli ve yabancı on binlerce turisti şehre çekiyor. Böylece kültürel bir gelenek, nitelikli bir turizme dönüştürülüyor.

Umarım günün birinde Anadolu’muzda yüzlerce gelenekten beslenen hikâyelerimiz, “şenlik” adı altında organize edilir ve nitelikli ziyaretçilere ev sahipliği yapabiliriz. Hem halkımız geçmişte kalan kültürel değerleriyle bağ kurar hem de kültürümüzü yabancı misafirlere görsel şölenlerle tanıtırız.

Maske tanınmamak, korunmak, gizlenmek gibi farklı amaçlarla yüze takılan başa geçirilen bir aksesuar olarak değil, aslında “yapay yüz” diyebileceğimiz bir anlam taşır. İlkin Neolitik dönem Anadolu ve Mezopotamya halkları arasında görülen maskeler, gerek Mısır gerekse İslam öncesi eski Türk boylarında da sık sık kullanılır. Maskeyi, “ritüel” ve “gömü” maskeleri olarak iki gruba ayırmak durumundayız. Ritüel maskeleri canlılar, gömü maskeleri ise ölüler için tasarlanır. Kırgız Türklerinde ölen birinin mezarının yanına mutlaka maskesi konulurdu ve bu sınıfsal bir göstergeydi. Fakir insanlar böyle bir maske koyamazlardı, bir zenginlik alametiydi. Maskesiz ölülere “yüzü yalın” denirdi.

Bir Venedik geleneği

Eski Mısır’da ise maske, kutsalın bir parçasıydı. Ölümle bedenden ayrılan ruhun, öteki dünyada bedenine geri döneceğine inanılır ve bedenini tanıyabilsin diye Mısır’da ölüler daima maskeleriyle mezara konulurdu. Firavun Tutankamon’un maskesi, bunun en çarpıcı örneklerindendir.

Haberin Devamı

Maske denilince akla elbette özbeöz bir Anadolu tanrısı Dionysos gelir. Romalıların Baküs dediği bu şarap ve eğlence tanrısı, aslında doğada ve insanda dönüşümü ifade eder. Üzümü şaraba, ayıklığı sarhoşluğa, insanı hayvana, düzeni kaosa dönüştürür.

Ruhun portreleri

Müritlerin ayinlerde cezbi ve vecdi hallere girmeleriyle elbette. Dionysos festivallerine katılan müritler, tanrıyı ifade eden maskeleri takarak ona öykünür ve maske taktıkları süre içinde tanrının hem çektiği acıları çeker hem de tattığı hazları yaşarlardı.  Bir anlamda tanrıyı bedenlerinde bedenleştirirlerdi. Hz. İsa’nın, Tanrı’nın beden bulmuş hali inancı, bu kültten gelir. Ruhun portreleri olan bu maskeler, Tanrı Dionysos’a adanmış tiyatrolar ve oralarda oynanan komedya ve tragedyalarda (keçi türküsü) oyuncular tarafından kullanılırdı.

Haberin Devamı

Roma İmparatorluğu, bu Anadolu kültünü -Kibele kültü gibi- Anadolu’da görüp benimsedi ve imparatorluğun bütün şehirlerine yayılmasına izin verdi. Ancak kısa bir süre sonra halkın her iki külte ait ve cinsel içerikli ritüellerinden rahatsız oldular ve yasakladılar.

17. yüzyılda doktor maskesi

Venedik Karnavalı’na katılanlar, kendilerini ifade etmek istedikleri maskeleri yüz ve başlarına geçirirlerdi. “Bauta”, “Arlecchino”, “Zanni” adı verilen maske tiplerinden söz edilebilir; ancak “Medico della petse”nin (veba doktoru maskesi) öyküsü ilgi çekicidir. 17’nci yüzyılda, Avrupa’da ve Venedik’te görülen salgında doktorların kullandığı bir maskedir. Uzun gagalı bir kuşun yüzünü andırır. Maskenin gagasının içine kokulu çiçekler konulurdu. Çünkü vebaya sebep olan bakterilerin kokusundan etkilenmeden hastalara yardımcı olmak için doktorlar bu uzun gagalı maskeleri kullanıyorlardı. Bir anlamda yaşadığımız pandemi döneminde doktorların kullandığı cerrahi maske diyebiliriz. Her yıl şubat ayında yapılan Venedik Karnavalı’nda bu maske şekli, tüm maskelerin en ilgi çekeni olma özelliğini muhafaza etmektedir.