5 Temmuz 1999
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 BİZ BİZE
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
     OKUR TEMSİLCİSİ: Yavuz BAYDAR


Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir.
İnsan Hakları Evrensel bildirgesi
Madde 19


Özgürlük de sorumluluktur


İstanbul’dan Mehmet Hatıplar, Adapazarı’ndan Remzi Kaçmaz, Eskişehir’den Nadir Aydoğan, Maraş’tan Eyüp Pirinç, İzmit’ten Akif Kutlu, Adana’dan Reyhan Aytav, Ankara’dan Turgut Akat, Niğde’den Atakan Demir, Kocaeli’den Bedrettin Bican, Mustafa Çakıroğlu, Yalçın Demir, Ahmet Gündüz, Hasan Aydın, Elif Kocamaz, Dr Ali Bayram ve Ali Kara. Ayrıca isim bırakmayan 11 kişi. Tepki ve şikayetleri, 29 Haziran tarihli Milliyet’in birinci sayfasında yer alan karikatürle ilgili.
Şu görüşleri öne sürüyorlar: a) Bu karikatür Milliyet’in düzeyinde değil, b) Olgun, serinkanlı ve sağduyulu bir gazetenin bir kısım okurunu bu şekilde "itmesi", okur kaybetmesi ve toplumsal gerginliği artırması doğru değil, c) Hiç kimse hüküm kesinleşinceye kadar suçlu ilan edilemez.
Karikatürist, sanatçı olarak yorumunda elbette özgür. Bu tüm demokrasilerde böyle. Hiciv, tabiatı gereği, sınırları zorlar. Ancak, "kitle gazetesi" (mass circulation paper) açısından bakıldığında, sanatçının dikkate alması gereken iki nokta var: a) Gazetenin editoryal politikasını belirleyen "iç mutabakat", b) Hukuksal çerçeve.
Gazete, ön sayfasında yayınladığı karikatürle, tıpkı bir başyazı gibi, kimliğiyle özdeş bir yorum yapmış olmakta. Hicvin sınır ve düzeyi, yayın yönetiminin de düşünmesi gereken bir konu. Bir diğer konu ise, "kitle gazetesi" okurlarının, temel toplumsal sorunlarla ilgili yayınlarda daha "geniş" bir perspektifte görülmesi gerektiği. Okurun bir kesimi uğruna, küçük de olsa, öteki kesimini gözden çıkaran, küstüren bir gazete, okur ve tiraj kaybedebilir.
Söz konusu karikatürle ilgili asıl sorun ise hukuksal boyutta. Anayasamızın 38. maddesi, "Suçluluğu hükmet sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz" diyor. Basın Kanunu’nun 30. maddesinde "ceza kovuşturmasının başlamasıyla hükmün kesinleşmesine kadar hakim ve mahkemenin hüküm, karar ve işlemleri hakkında mütalaa yayımlamak yasaktır.." deniyor. TGC Hak ve Özgürlükler Bildirgesi de açık: "Gazeteci yargı sürecinde taraf olmamalı, yargı kararı kesinleşmedikçe bir sanık suçlu ilan edilmemeli, haber ve yorumda suçluymuş gibi değerlendirme yapılmamalı."

Özgür yorum, doğru karar
İzmir’den Mehmet Güreli, 28 Haziran tarihli gazetede emeklilik düzenlemesi ile ilgili "hükümet yanlısı yayını" için Fikret Bila’ya eleştiri yöneltirken, aynı konudaki görüşleri nedeniyle Atilla Özsever’i övüyor. "Asıl Özsever ön sayfada olmalıydı" diyor. Bu tepki Milliyet için çok olumlu. Yorumda özgürlük ve çok seslilik, geniş bir yelpazeye yayın yapan gazetenin en önemli özellikleri arasında. Pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da bireyler farklı düşünüyorlar. Gazetenin bir görevi de; dengeli, ayrıntılı ve doğru haber verirken, gelişmeleri değişik, çelişkili ve kimi zaman zıt açılardan yorumlayarak okurun zihnini açabilmek.

Asparagas zihniyeti
Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Yalçın Doğan, geçen hafta Magazin Servisi’nden bir muhabirin işine son verdi.
Doğan’ın okur temsilcisine aktardığı bilgiler şöyle: "Bu muhabir bir TV kanalında programa katılıyor. Hande Ataizi’nin yüzü ameliyatlı haliyle yakalanması haberinden söz ederken ‘biz bunu Hande ile asparagas haber yapalım diye konuştuk’ diyor. Böyle bir gazetecilik anlayışının Milliyet ile ilişkisi olamayacağı için, kendisinin işine son verme kararı aldım."




  • Özgürlük de sorumluluktur

  • "Okura zaman ayırmak gerek"

  • Sizden gelenler


    ETİK SÖZLÜĞÜ

  • Temel kaygı

    OKUR ARŞİV
    BİZE YAZIN
    okur@milliyet.com.tr
  • © 1999 Milliyet