12.09.2014 - 02:30 | Son Güncellenme:
TÜRKER KARAPINAR Ankara
Yaklaşık 650 bin kişinin gözaltına alındığı, 50 kişinin idam edildiği, 171 kişinin işkenceden öldüğü 12 Eylül darbesinin 34. yıldönümünde, Amasya’da o dönem işkence gören bir mağdurun açtığı davada, işkenceyi “zamanaşımı” gerekçesiyle aklayan bir karara imza atıldı. Bu kararın Yargıtay tarafından da onanması durumunda, 12 Eylül döneminde işlenen tüm suçlar yönünden zamanaşımı söz konusu olacak. Karar, Kenan Evren’in yargılandığı ana davanın sonucunu bile bu yönüyle etkileyebilecek.
Heyete izleri gösterdi
Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Eylül döneminde tutuklanan Hasan Kaplan’a Amasya’da işkence yaptıkları iddiasıyla yüzbaşı Atasoy Filoz ve Başçavuş Burhan Yöntem hakkında dava açtı. Amasya Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dünkü duruşmasında yeni bir savcı görev yaptı. Bir önceki duruşmada savcı, evrensel hukuk kuralları ve Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerin emredici norm olması nedeniyle sanık avukatlarının zamanaşımı talebinin reddini talep etmişti. Mahkeme heyeti de ara kararında, bu talebi reddetmişti. Dünkü duruşmaya yeni çıkan savcı, sanıkların suçlandığı işkence suçuna öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddini istedi. İşkence mağduru Kaplan, duruşmada çoraplarını çıkararak gördüğü işkenceden dolayı ayak topuklarında meydana gelen oyukları heyete gösterdi ve “Daha nasıl bir delil istiyorsunuz?” diye sordu.
Kaplan’ın avukatı Mehmet Horuş da, dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya’nın 12 Eylül darbesinden dolayı mahkum olduğu mahkumiyet kararını içeren bir klasör belgeyi mahkemeye verdi.
Evren ve Şahinkaya hakkında zamanaşımının uygulanmadığını hatırlatan Horuş, müvekkilinin de aralarında olduğu 52 kişi hakkındaki işkence raporlarının Genelkurmay’dan istenmesini talep etti.
Mahkeme heyeti, raporların istenmeyeceğini ve kararın açıklanacağını söyledi. Bunun üzerine duruşmaya katılanlar, “darbeciler hesap verecek” sloganı atarak, salonunu terk etti. Mahkeme heyeti, lehe olan 765 sayılı eski TCK’da sanıkların suçlandığı işkence suçuna öngörülen 15 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddedildiğini açıkladı.
Ana davayı etkileyebilir
İşkence suçunda zamanaşımı olmayacağını belirten Avukat Horuş kararı temyiz edeceklerini söyledi. Bu kararın Yargıtay tarafından da onanması durumunda, 12 Eylül döneminde işlenen tüm suçlar yönünden zamanaşımı söz konusu olabilecek. Karar, bu yönüyle 12 Eylül ana davasını bile etkileyebilecek.
2025 yılının ilk üç ayında, birçok ünlü isim aramızdan ayrıldı. Kendi alanlarında büyük başarılara imza atmış usta sanatçılar, müzisyenler ve diğer ünlü figürler hayatını kaybetti. İşte, 2025 yılının ilk üç ayında aramızdan ayrılan o değerli isimler...