11 Şubat 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Karınızı aldatmadan önce okuyun

     Sarıkız'ın Anıları

     Erkeklerin eşlerine ihanet etme nedenlerinin çoğunu biliyoruz. Bıkkınlık, eskimiş erkekliğini test etme arzusu, karşı cinsten gelen taarruza karşı koyamama, çok para kazanınca azma vs. Ama benim içime en dokunan, bunu andropoz paniğine kapılıp eşlerini aldatan beyler. Sokaklarda, gömlek ve pantolonun düğmelerini açıp, saç baş bir tarafta "Eyvah erkekliğim elden gidiyor!" diye bağırarak koşanlar. Canlarım durun, telaş etmeyin. Bir yere gittiği filan yok, sadece biraz "yavaşlamış" olabilir. Sonra kadını mutlu etmenin bin türlü yolu var, bir-ikisini öğrenin yeter.
     İlle de ihanet etmeyi kafaya koymuşsanız
     -aşk ihaneti veya cinsel fark etmez- ya da buna şiddetle ihtiyaç duyuyorsanız, bu arada kapıcıya bile "sevgilim" demeye başlamışsanız, ayrıca araba teybini sonuna kadar açıp siz de naralar atarak eşlik ediyorsanız; ne duruyorsunuz? Hemen yapınız. Bir kere hayatınıza renk gelecektir. Kanınız daha hızlı akacak, başarısızlık dahil hiçbir korkunuz kalmayacaktır. Ve çevrenizdeki papatyaları fark edip gün batımlarını hayretler içinde ilk defa izlemenin keyfini yaşayacaksınız.
     Yalnııız! Sizi çılgına çeviren bütün bu duygular, enselenip kapının önüne konulduğunuzda -muhtemelen paspasın üzerine- ne kadar işinize yarar, artık orasını ben bilemem. Seçim sizin, benden hatırlatması. Ya, iç-dış organlarınıza (en az ikisine) hakim olmayı öğrenip elinizin altındakiyle idare edeceksiniz ya da dediğim gibi aynen paspasın üzeri... Sonra size ne, bırakın "güneş mor harelerle, turkuaz sularda" kendi kendine batsın. "Aşık olunca insan doğayı bir başka algılıyor abi"yi de boş verin, gözünüzde oluşacak mor hareleri düşünün.
     
Şayet kadınsanız...
     Ve haddiniz olmadığı halde bu "haltı" yemiş iseniz, önce çoluk çocuğunuzun yüzlerini unutun. Ancak yıllar sonra, saçınız pudra beyazı, parklarda dolanırken, onları uzaktan görebilirsiniz, o da belki... Üstelik, size yıllarca "bacı" diyen mahalle bakkalı Kazım’ın da duygularını yabana atmamak lazım. Kocanızın ve Kazım’ın dışında bir erkekle ilişkiye girmeniz hiç hoş değil. Bu durumda affedilmeyi katiyen beklemeyin. Mastürbasyon yapan kadını, ihanet etti sanan ya da suni döllenmeyi bile "Bizim karıyı başkalarına şey ettirmem" şeklinde algılayan eniştenin sizi (Kazım’ın da yardımıyla) kesmediğine dua edin. Gerdek gecesi elbirliği ile kendisine teslim edilen "mal"a bir türlü sahip çıkamaması adamcağızı nasıl komplekse sokacak bir düşünün. Ayıp ayıp... Siz Allah bilir, bir de zavallının karşısına geçip "Sevgi stok mal gibi değildir, dağıttıkça eksilmez şekerim, hepinize yeter" diyorsunuzdur. Ne diyeyim Allah sizi ıslah etsin.
     Her iki gruba sesleniyorum, inadım inat illa yapacağım diyorsanız aşağıda sizler için derlenmiş tedbir paketinden bir örnek göreceksiniz. Siz de bundan yola çıkarak benzeri senaryolar üretebilirsiniz:
     "Sevgiliyle bir gece geçireceksiniz. ‘Ankara’ya gidiyorum karıcığım, yarın dönerim’ telefonundan hemen sonra Varan otobüsünün muavinini kafaya alacaksınız. Ankara-İstanbul istikametine giderken muavin, İzmit dolaylarından üzerinde o günün tarihi olan bir pişmaniye paketi temin edecek ve size ulaştıracak. Ertesi gün halvet dönüşü eve bu paketle girecek, ‘Al sana en sevdiğin tatlı, tatlım’ diyeceksiniz." (Sene 1978, Kadıköy, Yaşar...... arkadaşımın anılarından!)
     Bu haftaki yazımı Tanrıya şükürlerimle bitirmek istiyorum. Önce bana kıskançlıktan uzak, çevremdeki hırçınlıklara hoş görüyle bakan bu iyi yüreği verdiği için; hayatım boyunca beni insanlara sevdiren bu aydınlık yüzle yarattığı için; her sıkıştığımda faydalandığım el becerilerim ve diğer yeteneklerim için; hayatın
     -özellikle bu son dönemde- zorluklarına dayanma gücü verdiği için; maaşıma zam geldiği ve üstelik her ay muntazam alabildiğim için; patronumun işlerinin iyi gittiği için; Milliyet’in her gün artan tirajı için; ve beni, bütün bunları idrak edecek şuurda yarattığı için; Allah’a binlerce kere şükrediyorum.
     
     Yazara e-mail
     



 CUMARTESİ


Koç Tarık’ın gölgesi TV’de
‘Ticari başarı için kendimi satmam’
Sevgililer Günü rehberi
Müzikal takıntılar çöpe gidecek
"Ladyöyi canlı dinleyin
Buscemi Babylon’da...
Haftanın Buluşma Noktaları
Edebiyat eğitimi tartışılıyor
Tek ideal: Para kazanmak
Fuarda bir balina iskeleti
D&R’da Sevgililer Günü için indirim
Ne var, ne yok?
‘Caz müziği olmazsa resmimi yaptırmam’
Aranıyor
Karınızı aldatmadan önce okuyun
"Becerebilsek, hepimiz aylak olurduk"


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet